Vurulacak
Reklam
  • Reklam
Yunus Dümen

Yunus Dümen

Vurulacak

28 Mart 2017 - 11:02

Bir Kutlu Ülküye gönül vermiştik. Hayallerimiz çok büyüktü. Mekânlar, alanlar, sınırlar gönlümüze dar geliyordu. Mırıldandığımız türküler, söylediğimiz marşlar, sloganlarımız uçsuz bucaksız bir Turan Coğrafyasına, Kızıl Elmaya götürüyordu bizi…

 

 “… Yiğitler kan döker, bayrak solmaya,

Anadolu başlar, vatan olmaya...                                                                                          

Kızılelma'ya hey... Kızılelma'ya…                                                                                                             

 En güzel marşını vurmada mehter:                                                                                                     

Ya Allah... Bismillah... Allahuekber!..”

 

O muhteşem gök kubbe de bir tatlı tebessümle anılmak, tarihimize hâkim olmak ve arkamızdan tarihin yeniden yazılmasını istiyorduk.

 Parolamız:

“Mefkûremiz Göklerde bir sancak

Allah’ın huzurunda eğiliriz biz ancak”

Yüce Türk ülküsü bize heyecan veriyordu. Mefkûrelerimiz, heyecanlarımız Hazar gibi coşkulu, Tuna gibi sevdalıydı. Fırat ve Dicle gibi kardeş, kara deniz gibi dalgalı, Anadolu gibi taptazeydi. Tanrı dağları kadar yüce, Ural – Altay dağları gibi Turan’a sevdalıydı…

“Gövden bir yerde, başın bir yerde
Senin halin attı beni bu derde...
Söyle Turan sen nerdesin ben nerde?
Nerde benim, yaslı Tanrı dağlarım?
Akşam olur, sabah olur ağlarım.”

Karamsarlık, yılgınlık, yorgunluk ve yenilmişlik lügatimizde yoktu. Şafak vaktı doğan güneş gibi her tarafı aydınlatır, zifiri karanlıkları bile görünür hale getirirdi düşlerimiz. Hz. Peygamberin hadisine mazhar olmak için İstanbul’u fethetmek isteyen genç Fatih’in heyecanını yaşar gibiydik. Olanla yetinmedik…                                                                           

“Bu hududu kimler çizmiş gönlüme                                                                                                   

Dar geliyor dar geliyor gardaşım”                                                                                             

Şairin mısralarını Tuna’dan - Volga’ya, demir perdeyi eritircesine haykırdık. Gölgesinde huzur bulmak isteyene kökü Orta Asya’da, yaprakları Viyana önlerinde bir ulu çınardık biz…

Biz niye sustuk! Kim susturdu bizi? Bize ne oldu?

Ey Türk uyan!..                                                                                                                                       

Sana yıldızlar selam verir, aylar ışık tutar, güneşler baş eğerdi. Çünkü sen ulu bir ırkın evladısın. Titre ve kendine gel! Bugün vatanları ellerinden alınanlar senin ecdadın. Senin kardeşlerin.  Şu içli içli ağlayan senin türkülerin… Yanık yanık söyleyen senin şarkıların...  “Türk yurtları derd içinde boğulmuş
Sevenleri diyar diyar kovulmuş
Ağla şair, ağla yurdun dağılmış
Nerde kopuz, nerde kırık keman hey!
Nerde büyük vatan, nerde Turan hey!..”

Ey ehli vatan uyan!...                                                                                                                                  

Ey Asyalı cihangirlerin torunları! Malazgirt’in, Kosova’nın, Niğbolu’nun, Mohaç’ın ve Çanakkale’nin çocukları! Üç kıtayı asırlarca kılıncınla büyüleyen o asil kudretin, o ilahi kuvvetin söyle şimdi ne oldu? Susma ayağa kalk! Titre ve kendine gel…                                     

Sen susarsan! Güvercinler vurulacak! Türküler vurulacak! Ağıtlar vurulacak! Köyler, Şehirler vurulacak. Kardeşler vurulacak. Biz vurulacağız. Anadolu V U R U L A C A K…

Sen susarsan! Turan coğrafyası susacak…

Sen susarsan! Dünya Türklüğü V U R U L AC A K…                                                                          

Ayağa kalk Ey ehli V A T A N…

Yunus DÜMEN 

 

YORUMLAR

  • 1 Yorum

Son Yazılar