Ankara’nın Son Çömlekçileri Zamana Direniyor

Ankara'nın Son Çömlekçileri Zamana Direniyor

Gölbaşı'ndaki Mogan Çömlek Atölyesi'nde ata mesleği çömlekçiliği sanata dönüştüren  Önen kardeşler, toprak, su ve ateşle harmanlanan çömlekçilik mesleğini zor şartlara rağmen sürdürmeye devam ediyor.

15 Şubat 2019 - 11:53

Gölbaşı'nda çömlek ustası Önen kardeşler, geçmiş yıllara nazaran kullanımı azalan çanak, çömlek, su testisi, güveç gibi üretimlerle alın terini toprakla buluşturmaya devam ediyor.

Çömlekçilik Gölbaşı'nın en eski ve önemli değerlerinden. Gölbaşı'nda çömlekçilik, hünerli ustalar Önen kardeşlerin ellerinde toprağın hazırlanışı, çarkla şekillendirilmesi ve fırınlama yöntemlerine kadar eski yöntemlerini koruyarak, ayakta durmaya çalışıyor.

Gölbaşı Veli Himmetli Mahallesinde dede mesleği olan çömlekçiliği zor şartlarda yarım asırdır devam ettirmeye çalışan İbrahim, Ahmet ve Mustafa Önen adlı 3 kardeş, Gölbaşı'nın, hatta Ankara'nın son çömlekçileri. Gölbaşı'nda yarım asırdır sanatlarını icra ettirerek ekmek paralarını çıkarmaya çalışan en büyüğü 63, ortancası 60, küçüğü ise 56 yaşında olan 3 çömlek ustası kardeş, dedelerinden gelen bu mesleğe yaşatıyor.

 

GÖLBAŞI’NIN İLK TİCARİ MESLEĞİ

Kardeşlerin en küçüğü 56 yaşındaki Mustafa Önen, "Baba mesleği olan çömlekçilik, Gölbaşı'nın ilk ticari mesleğidir. Çocukluğumuzda Gölbaşı'nda irili ufaklı çömlek atölyeleri vardı. O zaman plastik olayı olmadığı için köylere, şehirlere su testileri, su küpleri yapılırdı. Şimdi ise sadece biz bu mesleğin son temsilcileri olarak kaldık. Biz de daha ne kadar devam ederiz bilemiyorum." dedi. Çömlekçilikte toprağın önemli olduğuna dikkat çeken Mustafa Önen, şunları aktardı: "Farklı farklı toprak çeşitleri var. Çömleğin ana maddesi, Gölbaşı'nın esas toprağı balçık dediğimiz topraktır. Toprak sıkıntımız var. Çubuk ve Avanos'tan ve diğer bölgelerden de toprak tedarikinde buluyoruz. Bunları havuzlarda karıştırıyoruz. Gölbaşı toprağı 800-900 derecede fırında pişer, diğer bölgelerden gelen toprak ise ateşi az yer;  600-700 derecede pişer. Karıştırmamızdaki maksat biraz daha kuvvetli olması. Diğer toprak çeşitlerini de katkı yapsın, ateşe dayanıklı olsun, renk versin diye kullanıyoruz. Avanos, Çubuk gibi nereden bulursak renklendirmek için kullanıyoruz. Katkı toprak kullanmasak da Gölbaşı'nın balçığı ile işimizi halledebiliyoruz. Ama yokluktan sıkıntılıyız. Gölbaşı balçığını bulmakta  zorlanıyoruz. Bulamadığımız takdirde bir gün bu işi bırakmak zorunda kalacağız."

 

GELİN TESTİSİ REVAÇTA

Önen Kardeşlerin en büyüğü 1956 doğumlu İbrahim Önen de 1968'de çömlekçilik mesleğine başladığını belirterek, "Baba, dede mesleği çömlekçiliği 3 kardeş sürdürmeye çalışıyoruz. 10 santimden 1 metreye kadar çeşitli ebatlarda ürünler yapıyoruz. Gölbaşı'ndaki çömlek atölyemizde değişen ebatlarda vazo, küp, testi, çömlek, saksı, güveç gibi işlevsel mutfak gereçleri üretiyoruz. İki senedir de düğünlerde kırılan gelin testisi çok revaçta. Anadolu’nun eski, geleneksel formlarından da esinlenerek hediyelik eşyalar da üretiyoruz. Biraz da pazara, talebe  göre hareket ediyoruz. Ayaş, Beypazarı ve Kızılcahamam'a, buralarda etle yapılan kapama yemeği meşhur olduğu için kapama çömleği gönderiyoruz. Eskiden her evde olan su küpü artık kullanılmadığı için biz de üretimini çok sınırlı tutuyor, talep gelirse yapıyoruz. Bir toptancılık yapan müşterimiz, Türkiye'nin her tarafına ürünlerimizin dağıtımını yapıyor. Sağlık açısından çömlek kullanmak faydalıdır. Toprak, su ve ateşle harmanlanan çömlek sağlıktır." diye konuştu.

Eskiden çok geçerli olan çömlekçiliğin bugün kaybolmaya yüz tuttuğunu anlatan kardeşlerin ortancası 60 yaşındaki Ahmet Önen, "Günümüzde bu işi yapan bir tek kendi atölyemiz kaldı. İlk başladığımız yıllarda bu meslek çok değerliydi. Bizler bu mesleğin son temsilcileriyiz. Mesleğimize bir an önce sahip çıkılmazsa, yaşadığımız belli sıkıntılar altında kaybolup gidecek." ifadelerini kullandı.

 

ÖNEN KARDEŞLER SON ŞANS

Gölbaşı Karma Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Yıldırım İsa Albut da Önen kardeşlerin baba mesleği olan çömlekçiliği zor şartlarda sürdürdüklerini, Gölbaşı'nda gece gündüz çalışıp, çömlekçiliği sanata dönüştürerek ekmeklerini kazanmaya çalıştıklarını dile getirdi. Oda Başkanı Albut, geçmişte onlarca ailenin Gölbaşı'nda çömlekçilikle geçimini sağladığını, ancak günümüzde bu işi yapan sadece Önen kardeşlerin kaldığını belirterek, şöyle devam etti: "Aile büyüklerinden öğrendiği çömlekçilik sanatını  devam ettiren Önen kardeşler Gölbaşı'nda son ustalarımız. Geçmişten günümüze Önen kardeşlerle yaşatılan çömlekçiliğin Gölbaşı'nda daha etkin hale getirilmesi, mevcut atölyeye yenilikler katarak yeni bir girişim alanı yaratılması, hatta eğitim, rehabilitasyon amaçlı kullanılması Gölbaşı turizmine, ticaretine önemli katkılar sağlayacaktır. Geleneksel, kültürel ve sanatsal değeri olan kaybolmaya yüz tutmuş çömlekçiliği geliştirerek, gelecek nesillere aktarılmasını sağlamalıyız. İşleyiş anlamında sanatkarlarımızın, esnaf odamızın, yerel yönetimimizin hatta kamu kurum ve kuruluşlarının bir araya gelip bir şeyler üretmesi lazım. Biz şu ana kadar maalesef bunu başarabildiğimizi söyleyemem. Çömlekçiliğin son temsilcileri Önen kardeşler bizim için burada son şans. Bu şansı çok iyi değerlendirmeliyiz. Böyle giderse onlardan sonra bu mesleği yapan olmayacak." 

Reklam

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x