ATO İle Ankara Barosu Arasında ’’Bankamatik Avukat’’...

ATO İle Ankara Barosu Arasında ''Bankamatik Avukat'' Tartışması

Anonim Şirketlerine getirilen avukat istihdam etme zorunluluğuna Ankara Ticaret Odası Başkanı Gürsel Baran itiraz etmişti. Düzenlemenin ek yük getirdiğini belirten ve iptalini isteyen Baran'ı, Ankara Barosu Başkanlığı yaptığı açıklama ile eleştirdi.

10 Mart 2017 - 15:16

Anonim Şirketlerine getirilen avukat istihdam etme zorunluluğuna Ankara Ticaret Odası Başkanı Gürsel Baran itiraz etmişti. Düzenlemenin ek yük getirdiğini belirten ve iptalini isteyen Baran'ı, Ankara Barosu Başkanlığı yaptığı açıklama ile eleştirdi.

 

ATO Yönetim Kurulu Başkanı Baran dün yaptığı açıklamada, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 35’inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre esas sermaye miktarı 250 bin TL ve üzerinde olan anonim şirketler ile üye sayısı 100 veya daha fazla olan yapı kooperatiflerinin sözleşmeli avukat bulundurma zorunluluğu bulunduğunu hatırlattı. Söz konusu hükmün anonim şirketler ve yapı kooperatiflerine ek bir maliyet getirdiğini vurgulayan Baran, şunları kaydetti:


“Anonim şirketler açısından minimum sermayenin 50 bin TL olduğu bir ortamda 250 bin TL sermaye güçlü bir sermaye yapısı olarak kabul edilemez. Güçlü bir sermaye yapısına sahip olmayan şirketler açısından avukat bulundurma zorunluluğu da ciddi bir maliyet oluşturmaktadır. Öte yandan yapı kooperatifleri kar amacı olmayan ve genellikle dar gelirli insanların dişinden tırnağından artırarak biriktirdiği tasarrufları ile uzun vadede de olsa ev sahibi olma arzusuyla oluşturdukları ortaklıklardır. Küçük meblağların bir araya gelmesi ile kurulan, sermaye yapısı çok zayıf, hatta hiç olmayan kooperatiflerin avukat bulundurmak zorunda kalmaları, dar gelirli insanlara ilave bir yük olarak geri dönecektir.”

 

"BANKAMATİK AVUKATLAR DÖNEMİ BAŞLADI"
Anonim şirketler ve yapı kooperatifleri açısından birtakım hukuki uyuşmazlıkların kaynağında doğmadan çözülmesi amacıyla getirilen bu zorunluluğun uygulamada sadece şekil şartı haline gelerek amacından uzaklaştığını vurgulayan Baran, “Bu düzenleme ile bankamatik avukatlar dönemi başladı. Mevzuat dayatması, ceza korkutması ile zorlama bankamatik avukatlar şirketlerimize sadece ek yük getiriyor” dedi.


Ankara Barosu tarafından ATO üyelerine sözleşmeli avukat bulundurma yükümlülüğünü hatırlatan yazılar gönderildiğini belirten Baran, “Üyelerimiz bu durumdan son derece rahatsız. Bizler sanal istihdam değil, gerçek istihdam yaratma derdindeyken bize bu tür yükleri getirmenin bankamatik avukatlar dışında kimseye bir faydası yok” ifadelerini kullandı.

 

ANKARA BAROSUN'DAN AÇIKLAMA GELDİ

ATO Başkanı Gürsel Baran'ın açıklamalarına Ankara Barosu Başkanlığı tepki gösterdi. Baro'dan yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

 

"Ankara Ticaret Odası Başkanı Sayın Gürsel Baran’ın avukat bulundurma zorunluluğuna yönelik olarak kullandığı “bankamatik avukat” tanımlaması, talihsiz açıklamadır. Unutulmamalıdır ki avukatlık, öncelikle bir kamu hizmetidir. Avukatlar, yargının kurucu unsurlarından olan bağımsız savunmayı serbestçe temsil ederler. Avukatlık mesleği, bu tür ucuz tanımlamalarla rencide edilemeyecek kadar kutsal bir meslektir.

 

Talihsiz tanımlama, Avukatlık Kanunu’nun 35. maddesinin 3. fıkrasında yer alan, belli şartları haiz anonim şirketler ile yapı kooperatiflerine getirilen avukat bulundurma zorunluluğuna dayanmaktadır. Bu hüküm, TBMM’de ender görülecek biçimde, bütün grupların üzerinde hemfikir olarak tamamen uzlaştıkları bir metin haline dönüşerek kanunlaşmıştır.

 

Kanunun gerekçesinde, maddenin getiriliş amacı, “…yargının üzerindeki yükün azalmasına, mahkemelerin iş yükünün azaltılmasında sürati sağlamaya yöneliktir. Yargının üç unsurundan biri olan savunmanın çağdaş bir hale getiriliyor olmasının temelini teşkil eden bir adım…” olarak Meclis tutanaklarına geçmiştir.

 

Avukatlık Kanunu’nun ilgili hükmünün iptali istemiyle açılan davayı Anayasa Mahkemesi, 30.06.2011 tarih ve 2010/10 E. 2011/110 K. sayılı kararı ile reddetmiştir. Kararın gerekçe bölümünü, Ankara Ticaret Odası Sayın Başkanı’nın ve kamuoyunun dikkatine sunuyoruz:

 

“…Küçük sermaye birikimlerini büyük mali, ticari ve sanayi kuruluşlar durumunda toplayan anonim şirketler, günümüzde en önemli iktisadi ve sosyal müesseseler arasında yer almışlardır. Bünyelerinde pay sahiplerine, şirket çalışanlarına, şirket alacaklılarına ve topluma ait birbiriyle çatışan farklı çıkarları barındıran anonim şirketler, sağladıkları büyük sermayelerle sınırlı sorumluluğun ve tüzelkişi olmanın verdiği olanaklardan da yararlanarak önemli girişimler gerçekleştirmişler ve ülkelerinin kalkınmalarında yararlı olmuşlardır. Bu bakımdan özelikle esas sermayesi büyük olan anonim şirketlerin, bünyelerinde barındırdıkları farklı çıkarlar arasında denge kurulabilmesi ve halkın bu şirket türüne olan güveninin sarsılmaması için kârlılık ve çağdaş işletmecilik esaslarına uygun olarak verimli biçimde çalıştırılmaları büyük önem taşımaktadır. Anonim şirketlerin çok sayıda ortağı ilgilendiren faaliyetleri, bu kuruluşların toplumda pay sahibi ve yatırımcı kitlesini, çalışanları ve üretilen mal ve hizmetlerin pazarlandığı piyasayı aşan sosyal ve ekonomik etkiler oluşturmalarına yol açmıştır...

 

…. Türk Ticaret Kanunu’nun 272. maddesinde öngörülen esas sermaye miktarının beş katı veya daha fazla esas sermayesi bulunan anonim şirketlerin sözleşmeli bir avukat bulundurmak zorunda oldukları belirtilerek esas sermayesi belli büyüklüğe ulaşmış anonim şirketlerin, kurumsal varlıklarını bünyelerinde barındırdıkları farklı çıkarlar arasında adil bir denge kurarak devam ettirebilmeleri için başlangıçtan itibaren yaptıkları her türlü işlemin daha sonra hukuki uyuşmazlığa yol açmayacak şekilde sağlam bir hukuk temelinde yapılması ve bu şekilde kârlılık ve çağdaş işletmecilik esaslarına uygun olarak verimli biçimde çalıştırılabilmeleri amaçlanmıştır.

 

Başvuru kararında itiraz konusu kural ile getirilen avukat bulundurma zorunluluğunun kapsamının açık ve net olarak belirlenmediği ileri sürülmekte ise de itiraz konusu kuralın gerekçesinde yargı önüne giden uyuşmazlıkların büyük bir kısmının hukuki ilişki kurulurken gerekli özenin gösterilmemesinden kaynaklandığı belirtildiğinden, yapılan düzenleme ile anonim şirketlerin sadece taraf oldukları davalarda değil, hukuki uyuşmazlık doğmadan önce de avukat bulundurarak, avukatın hukuki yardımından yararlanmalarının amaçlandığı anlaşılmaktadır…”

Kaynak: HABER ANKARA ÖZEL

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x