Bahçeli: ’Bundan Sonra Yargıtay Safhası...’

Bahçeli: 'Bundan Sonra Yargıtay Safhası...'

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, doğru, adil, tarafsız, bağımsız olması kaydıyla hukuka hürmet edeceklerini belirterek, “Bundan sonra sırayı bizim müracaatımızla Yargıtay safhası alacak, temyiz işlemi yapılacaktır.” dedi.

14 Nisan 2016 - 00:41

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, doğru, adil, tarafsız, bağımsız olması kaydıyla hukuka hürmet edeceklerini belirterek, “Bundan sonra sırayı bizim müracaatımızla Yargıtay safhası alacak, temyiz işlemi yapılacaktır.” dedi.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde partisinin grup toplantısında konuştu. Bahçeli, olağanüstü kongre yapılması için çağrı heyeti atanmasını değerlendirdi. Bahçeli, ayak oyunlarına, sinsi operasyonlara, ahlaksız tuzaklara hazırlıklı ve 47 yıllık birikimiyle her musibeti def edecek cesarette olduğunu söyledi. Bahçeli, şunları kaydetti: “1 Kasım’dan sonra fırsatı ganimete çevirmeye kalkışan bazı isimler MHP’yi içten kemirmenin, içten çökertmenin arayış ve sevdasına kapıldılar. Neymiş, 'her şeye hayır' demişiz, iktidarı elimizin tersiyle itmişiz. Neymiş, milletvekili sayımız 80’den 40’a inmiş. Neymiş, paradigma değişmeli, büyük kurultay toplanmalıymış. Neymiş, MHP’de yönetim değişirse iktidar yakınmış. Milletvekili adayı olmayan veya olsa bile seçilemeyen ya da milletvekili olup da sorumluluktan kaçan kim varsa birden bire aynı mevzide toplanmışlardır. Kimisi okyanus ötesine umut bağlamış, kimisi de müzmin ve malum muhaliflerle ve MHP hasmı kalemşörlerle söz ve ağız birliği etmişlerdir.”  
'OLAĞANÜSTÜ KURULTAY YOKTUR, YAPILMAYACAKTIR'

Bahçeli, konuşmasına şöyle devam etti: “Ankara 12. Sulh Hukuk Mahkemesi 8 Nisan’da kararını açıklamış, 3 kişiden oluşan kayyum heyetini atamış, sözde kurultayın önünü açmıştır. Öncelikle doğru, adil, tarafsız, bağımsız olması kaydıyla hukuka hürmet ve her zaman da riayet ederiz. Bundan sonra sırayı bizim müracaatımızla Yargıtay safhası alacak, temyiz işlemi yapılacaktır. Bize AKP’nin stepnesi, yedek lastiği, bastonu, kurtarıcı meleği diyen müfteriler şimdi ne diyecek, hangi bahaneyi üreteceklerdir? Hani iktidar bizim menfaatimize olmak üzere yargıya müdahale edecekti? Hani mahkemenin lehimizde karar vermesi için gerekli girişim ve teşebbüslerde bulunulmuştu? Bu ucubeler, MHP’yi defalarca sırttan hançerleyen, başka başka kapılarda gezip de hak iddia edenler nereye gitmiştir? Saraya 25 bin kişiyle yürüme iddiasında bulunanlar, düne kadar partimizin başarısı için kılını dahi kıpırdatmayanlar dilini mi yutmuştur? Bizim paralele teslim edecek bir partimiz yoktur.

Bizim, Milliyetçi-Ülkücü Hareket’in ülkü ve hissiyatını yürekten sahiplenmeyenlere teslim edeceğimiz bir bayrak da yoktur. Eğer istenen büyük kurultay ise bu yılın ocak ayında Merkez Yönetim Kurulumuzun kararıyla belirlenen 18 Mart 2018 tarihini herkes sabırla beklemelidir. Bir iddiası olan, ben daha iyi yaparım diyen, kendine güvenen ve inanan kim varsa 18 Mart 2018’de demokrasinin imkanlarından istifade ederek iradenin sahibi Milliyetçi-Ülkücü Hareket’in karşısına çıkabilecektir. Bu süreçte şartları taşıyan her ülkücü aday olma hakkına sahiptir. Buna diyeceğim bir şey yoktur. Bunun dışında olağanüstü kurultay yoktur, yapılmayacaktır. Olağan büyük kurultay takviminin işlemesini beklemek yerine telaşla olağanüstü kurultay talep edilmesinde samimiyet ve iyi niyet arayamayız. Şimdiden sevinç çığlıkları atanları görüyorum. Şimdiden bayat zafer turlarına, yapay bayram havalarına tevessül edenleri tek tek fark ediyorum. Hele hele MHP’ye nüfuz etmek, yuvalanmak ve operasyon partisi olarak kullanmak isteyen okyanus ötesi kaçgınlarının, paralel artıklarının mutluluğunu da ibretle izliyorum.

Kendi kurum ve kuruluşlarına kayyum atandığında kıyameti kopartan, kayyumun gölgesi MHP’ye değince güvercin taklaları atan zevat ve zümreye diyorum ki bugüne kadar ne yaşamışsanız müstahaktır. Bunlar ikiyüzlü ve Türkiye’nin karşısındaki husumet kutbudur. Bunlar dini paraya dönüştüren, imamlığı şirkete çeviren, ABD’nin kuklası, İslamiyet’in yüz karalarıdır. Kimse boşuna heveslenmesin. Hiç kimse boş yere el ovuşturmasın, bulanık suda balık avlamasın. Bizde inecek sancak, devredecek miras, üzeri çizilecek hatıra yoktur. Biz de tertiplere tamam diyecek acziyet görülemeyecek, kalemizi içten düşürecek adımlara geçit de verilmeyecektir.”   Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, kimlik bilgilerinin internete sızmasını değerlendirdi. Bahçeli, “Bu sonuç tam bir skandal, tam bir iflas halidir. Hükümetin eften püften açıklamalarla konuyu basite indirgemesi bir defa sorumsuzluk örneğidir. Türkiye’nin kozmik şifrelerinin çözülmesi neyse, vatandaşlarımızın kimlik bilgilerinin karanlık çevrelerin kontrolüne geçmesi aynı şeydir.” dedi.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde partisinin grup toplantısında konuştu. Bahçeli, iktidar partisi ile ana muhalefet partisi arasındaki hakaret yarışına Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın da eklenmesinin Türkiye adına üzüntü verici olduğunu söyledi. Bahçeli, “Hâlbuki insanımız gerilimden yorulmuştur. Cepheleşmenin acı faturası her seferinde vatandaşlarımıza çıkmıştır. Kaldı ki Türkiye’nin beka düzeyinde iç ve dış sorunları gittikçe karmaşıklaşmakta, kronikleşmektedir. Meşrutiyet yıllarını aratmayan ucuz söz düelloları, ahlak ve edep yoksunu karşılıklı atışma ve tariz dolu ifadeler aleyhimize olacak şekilde tırmanmaktadır.” diye konuştu.

Suç ve suçluları caydıracak adalet mekanizmalarının çalışmadığını ifade eden Bahçeli, şunları kaydetti: “Kırıkkale Silah Fabrikası Müdürü’nün, TSK’nın temel saldırı silahı olarak tasarlanan milli piyade silahlarının çizim ve tüm üretim planlarını yabancı bir firmaya satarken suçüstü yakalanması aslında her şeyin özetidir. Bu vatan haini, milli sırları kişisel menfaate dönüştürmeye cüret ve cesaret edecek kadar gözünü karartmıştır. Kırıkkale Silah Fabrikası’nı şaibe altında bırakan söz konusu hainliğin başka ayak ve işbirlikçilerinin olup olmadığını, Türkiye’nin milli güvenliğine zarar verecek benzeri ihanetlerin gerçekleşip gerçekleşmediğini hükümet mutlaka açıklığa kavuşturmalıdır.”  
'BU SONUÇ TAM BİR SKANDAL, TAM BİR İFLAS HALİDİR'  
Vatandaşların kimlik bilgilerinin internet ortamına sızmasıyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü: “Yaklaşık 50 milyon vatandaşımıza ait temel kimlik ve adres bilgilerini içeren bir veri tabanı Romanya kökenli bir siteye yüklenmiş ve buradan da dünyanın dört bir yanına dağıtılmıştır. Bu sonuç tam bir skandal, tam bir iflas halidir. Hükümetin eften püften açıklamalarla konuyu basite indirgemesi bir defa sorumsuzluk örneğidir. Türkiye’nin kozmik şifrelerinin çözülmesi neyse, vatandaşlarımızın kimlik bilgilerinin karanlık çevrelerin kontrolüne geçmesi aynı şeydir. Sızdırılan veri tabanında 2011 Milletvekilliği Genel Seçimi öncesinde seçmen sıfatı kazanmış 46 milyon 611 bin 709 vatandaşımızın TC kimlik numaraları, kişisel bilgileri ve Mernis’e kayıtlı adresleri vardır. Geçtiğimiz yıllarda bu hırsızlığı inkar eden, fakat şimdilerde kabullenmek zorunda kalan hükümetin yıllarca hiçbir tedbir geliştirmemesi ayrıca değerlendirilmesi gereken bir aymazlıktır. Bize göre bu aymazlığın affı ve bahanesi de yoktur. AKP hükümeti iddiaları yavaştan almış ve hatta kulağının üstüne yatmıştır. Konu milli güvenliğimizi birçok cepheden ilgilendirmektedir. Türkiye çadır devleti, yeni yetme bir ülke değildir. Türkiye bir grup bilgisayar korsanının, üç beş suç örgütünün eline avucuna düşmeyecek kadar onurlu ve güçlü bir devlettir. Şayet kişisel verilerin çalınmasında yabancı ülke ve istihbarat teşkilatlarının parmağı varsa bu da süratle aydınlatılmalı, gerçekler milletimizle paylaşılmalıdır.”  
'ABD NE YAPMAYA, NEYİN ALTYAPISINI KURMAYA ÇALIŞMAKTADIR?'

ABD’nin Ankara Büyükelçiliği’nin bazı tehditler nedeniyle vatandaşlarını uyarmasına tepki gösteren Bahçeli, “ABD ne yapmaya, neyin altyapısını kurmaya çalışmaktadır? PKK’yla, eski müzakere ortağı AKP’yi görüştürmek için arabuluculuk teklifinde bulunmaya ne hakkı vardır? Bu cüreti nereden almaktadır? ABD, PKK’nın çöpçatanı olacak kadar Türk ve Türkiye düşmanı mıdır? ABD Büyükelçiliği, Washington’un yönlendirmesiyle ikide bir terör uyarısı yapıp kafasında bölünmüş bir coğrafyanın temellerini mi atmaktadır?” diye sordu.

Başbakan Davutoğlu’nun Finlandiya ziyaretindeki açıklamaları hakkında konuşan Bahçeli, şu değerlendirmede bulundu: “Başbakan’a aldanan birileri çıkarsa, PKK’nın Türkiye’yi tehdit etmediğini sanacaklardır. Başbakan’a inanan olursa, Türkiye’nin terör gibi bir sorunu olmadığını, 20 Temmuz 2015’den bu tarafa 400’ü aşkın şehit haberinin gerçek dışı olduğunu düşünecektir. Sayın Davutoğlu, 'Serok oldun, hadi bunu anladık' diyelim. 'Milliyetçilikle hesaplaşma vakti geldi' dedin, bundan da şimdilik yakayı kurtardın sayalım. Diyarbakır’a gittin Kobani’yi selamladın, bunu da yedirdin, yutturdun görelim. Ama Mehmetçik katili Barzani’ye siper olduğunu, böylelikle Serokluktan çürüklüğe, buradan da peşmerge zabitliğine geçişini nasıl yok sayacak, nasıl görmezden geleceğiz?”
       
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Ankara Zabıtası İş Başında
Ankara Zabıtası İş Başında
Ankara Kalesi ve Çevresine Estetik Dokunuşlar
Ankara Kalesi ve Çevresine Estetik Dokunuşlar