Bahçeli’den ’’Laiklik’’ Yorumu: ’’Hatasından...

Bahçeli'den ''Laiklik'' Yorumu: ''Hatasından Dönmelidir''

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki grup toplantısında konuştu. Bahçeli, toplantı çıkışında basın mensuplarının sorularını cevapladı.

27 Nisan 2016 - 14:29

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı İsmail Kahraman’ın ‘Yeni anayasada laiklik yer almasın’ sözlerini değerlendirdi. Bahçeli, “Bir yandan anayasa değişiklikleri üzerinde düşüncelerinizi ortaya koyacaksınız, ama bu düşüncelerinizin gerçekleştirilmesinde milletimizin ön şart ve kabulü olan 4 maddenin içerisindeki laikliği ayrıca tartışmaya açacaksınız. Doğru bir düşünce olmamıştır. Sayın Meclis Başkanı bu hatasından dönmelidir.” diye konuştu.

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki grup toplantısında konuştu. Bahçeli, toplantı çıkışında basın mensuplarının sorularını cevapladı.

Bir gazetecinin, “Meclis Başkanı İsmail Kahraman’ın İstanbul’da yaptığı ‘Yeni anayasada laiklik yer almasın’ şeklinde ifadeleri var. Nasıl değerlendiriyorsunuz?” sorusuna Bahçeli, şu cevabı verdi: “Anayasamıza göre seçilmiş bir meclis başkanımızın anayasanın ilk 4 maddesini tartışmaya açması doğru bir yaklaşım değildir. Bir yandan anayasa değişiklikleri üzerinde düşüncelerinizi ortaya koyacaksınız, ama bu düşüncelerinizin gerçekleştirilmesinde milletimizin ön şart ve kabulü olan 4 maddenin içerisindeki laikliği ayrıca tartışmaya açacaksınız. Doğru bir düşünce olmamıştır. Sayın Meclis Başkanı bu hatasından dönmelidir. Türkiye’yi bir başka yere sürükleyebilecek istismarlara vesile olabilecek bir karanlık kuyuya sürüklenmesine vesile olmamalıdır."

Başka bir gazetecinin, “Hatasından dönmelidir derken sözünü geri mi almalıdır, istifa mı etmelidir?” sorusuna Bahçeli, “Ne söylemişsem onu anlayın.” dedi.  MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, müessif olayların Trabzonspor’a ve Trabzon'a tümden mal edilmesinin tarihi bir yanlış olacağını söyledi. Hakem hataları olsa da, hiçbir sporseverin Trabzon’daki şiddet tablosunu meşru ve masum görmesinin düşünülemeyeceğini anlatan Bahçeli, “Gerekçesi ne olursa olsun, hiçbir vatan evladının Ankaragücü ile Diyarbakırspor karşılaşmasından sonra çıkan arbede ve asayişsizliklere sıcak bakması da mümkün olamayacaktır.” dedi.

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki grup toplantısında konuştu.

Stadyumlardan taşan öfke selinin görüldüğünü beliren Bahçeli, “Türk sporunun nasıl bir yozlaşma seline kapıldığına eminim ki endişeyle tanık oluyorsunuz.Geride kalan hafta sonu, iki güzide futbol kulübümüz olan Fenerbahçe ile Trabzonspor arasındaki müsabakada yaşananlar hepimiz adına üzüntü vericidir.” dedi.

Bir holiganın hakeme saldırması ve hatta darp etmesinin ‘nereye gidiyoruz’ sorusunu sordurduğunu anlatan Bahçeli, “Elbette müessif olayların Trabzonspor’a ve Trabzon ilimize tümden mal edilmesi tarihi bir yanlış olacaktır. Hakem hataları olsa da, hiçbir sporseverin Trabzon’daki şiddet tablosunu meşru ve masum görmesi düşünülemeyecektir. Gerekçesi ne olursa olsun, hiçbir vatan evladının Ankaragücü ile Diyarbakırspor karşılaşmasından sonra çıkan arbede ve asayişsizliklere sıcak bakması da mümkün olamayacaktır. Bize ne olmuştur? Türk milleti bu hiddet ve dehşet türbülansına nasıl gerilemiştir? Türkiye nereye gitmektedir? Husumetin yaygınlaşması, nefret ve kızgınlıkların egemen hale gelmesi karşısında milli birlik ve kardeşliğimizi nasıl koruyacağız, nasıl geleceğe taşıyacağız? Yıllardan beri söyledik, yine söylüyoruz; ülkemiz cepheleşmenin koyu sisi altındadır.” diye konuştu.

Teslimiyetçi bir yönetimin elinde adım adım ülkeyi içine çekmeye başlayan bir anaforun tesir alanında olunduğunu vurgulayan Bahçeli, şunları kaydetti: “Bir yanda siyasetçi ve idareci elitler, diğer yanda aklı ve tercihi karıştırılmaya çalışılan millet varlığıyla bu çekime kapılmaktan kurtulamamış kurum ve kuruluşlar vardır. Özelikle sanayi, ticaret ve finans aktörleri yanlış kurgulanan bağımlı ekonomik sürecin yörüngesine yerleşmişlerdir. Ve milli konuları göz ardı edecek kadar menfaat bağı ile kilitlenmişlerdir. Bu çaresizlik ortamı, geçim derdindeki vatandaşlarımızın ne üzücüdür ki seçeneksiz ve sessiz kalmasına neden olmaktadır. Var olan tahribat ve tehlikeleri aziz milletimizin gözünden ve gönlünden kaçırmak amacıyla sinsice kurgulanan örtme, gizleme ve yönlendirme mekanizmaları çoktandır devrededir. Kamuoyunun dikkati yapay gündemlerin neden olduğu sanal tartışmalarla alabildiğine meşguldür. Esasen karşımızdaki oyun bellidir. Küresel güçler, kurguladıkları gelecek projelerinin önündeki milli devlet engelini zayıflatmak, kontrol altında tutmak veya ortadan kaldırmak peşindedirler. Buna ulaşmanın sözde çağdaş yorumu ise milli devletlerin; alt kimliklere ve kültürlere ayrılarak sosyal ve siyasal yapısının çözülmesi ve milli direncin kırılması için küresel üst birliklerle yakınlaşarak egemenliğini paylaşmasıdır.”

Suriyeli mültecilerin sadece Avrupa için değil, Türkiye için de öncelikle ele alınması ve üstesinden gelinmesi gereken çok boyutlu bir külfet olduğunu hatırlatan Bahçeli şöyle devam etti: “Türkiye; mülteci deposu, mülteci yuvası, AB’nin sınır kapılarında bekleyen kiralık bekçisi olamayacaktır. Milli onurumuz, egemenlik haklarımız asla hafife alınamayacaktır. Tersi bir duruma Milliyetçi Hareket Partisi’nin göz yumması da mümkün değildir. Meselenin bir başka garip ve çelişkili tarafı ise AB’nin Suriyelilerin yanı sıra, başka ülkelerden gelen mültecileri de Türkiye’ye iade etmesidir. Bizim nazarımızda Türk vatanına yerleşmenin bedeli asla ölçülemeyecektir. Bu aziz vatan bin yıldır Türk milletinindir. Bu topraklarda yaşamanın bedeli şehit kanıyla ödenmiş, savaş meydanlarındaki fedakârlıklarla ibra edilmiştir. Farkındayız, komşu komşunun külüne muhtaçtır. Zorda kalmışlara, çaresizlik içinde kıvrananlara, vatanından ayrı düşmüş kardeşlerimize Türk milleti alicenaplığını gösterecek, yardım elini uzatacaktır. Ancak mülteci yığılmasının, Suriye’deki kaosun Türkiye’nin geleceğine ne şekilde etki edeceğini kestirmek, bilhassa sınır il ve ilçelerimize nasıl fatura çıkaracağını tahmin etmek bugünden çok zor değildir.”
  MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, son terörist silahıyla birlikte ele geçirilip etkisiz hale getirilesiye kadar terörle mücadelenin istismar edilmemesi için azami sorumluluklarını yerine getireceklerini söyledi. Artık demokratik açılımın olmadığını, milli birlik ve kardeşlik sürecinin kadavra olduğunu ifade eden Bahçeli, “Çözüm süreci ise çoktan gömülmüştür. Teröristlerin Türk adaletinin haklarında vereceği hükme boyun eğmelerinden başka seçeneklerinin olmadığını biliyor ve bunu söylüyoruz. Terör örgütüyle pazarlık uçurumdur ve bu yol kapalıdır. Çözüm, barış, helalleşme sözlerinin iskeleti çıkmıştır, bu seçenekler de çoktan tedavülden kalkmıştır. Şimdi gün, terörün belini kırma, yılanın başını koparma günüdür. Şimdi gün, Türk devletinin çelikten bileğini hainlerin başına indirme günüdür.” diye konuştu.

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki grup toplantısında konuştu.

KCK’nın eşbaşkanlarından bir fitne başının, devletin operasyonları sürdürmesi halinde sözde savaşı geliştireceklerini ve tüm Türkiye’ye yayacaklarını söylediğini belirten Bahçeli, “Bununla da sınırlı kalmamakta, Türkiye’nin silah bırakması gerektiğini haince dillendirmekte, ABD ile direkt temas halinde olduklarını iddia etmektedir.” dedi.

Bunun sonucunda Başbakan ve hükümeti ne yaptığını soran Bahçeli, “Türkiye’den intikam almak için uygun şartların tezahürünü bekleyen müstevliler koalisyonuna karşı Türk milletinin tarihsel hak ve miraslarını savunmak için hükümet neyi beklemektedir? Bir HDP’li, 23 Nisan günü TBMM’de, Türkiye’nin iç savaşta olduğunu söyleyecek kadar pervasızlaşıp haddini aşarken, hala bunların provokasyonları alttan mı alınacaktır?” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı’nın 24 Nisan günü Adana’da, bu hadsizi yerinde bir şekilde eleştirdiğini vurgulayan Bahçeli, “Demiştir ki: ‘İki de bir Dolmabahçe mutabakatından bahsediyor. Ne Dolmabahçe mutabakatı? Nereden çıkmış böyle bir şey? Böyle bir mutabakat falan söz konusu değil.’ Sayın Cumhurbaşkanı’nın takdir edeceği gibi, biz de yıllarca ‘ne Dolmabahçe mutabakatı’ dedik. Nereden çıktığını sorduk, rezalet olduğunu ifade ettik. Dolmabahçe’de Türk milletinin gözü önünde cereyan eden AKP-PKK görüşmesini, caninin okunan sözde 10 maddelik metinini yerin dibine soktuk. Ayaklarımızla da çiğnedik.” şeklinde konuştu.

Bu itibarla Cumhurbaşkanı’nın söz ve değerlendirmelerinin ümit verici olduğunu ifade eden Bahçeli, şöyle devam etti: “Madem Cumhurbaşkanı Dolmabahçe mutabakatını elinin tersiyle itmektedir; o zaman PKK’nın Meclis’teki uzantılarıyla yanak yanağa oturan, hazırlanmış ihanet metinlerini okuyan AKP’li siyasetçilere de Sayın Erdoğan’ın söyleyecek bir çift sözünün olması şarttır, vaciptir. AKP hükümeti terörle samimiyet içinde mücadele ettiği sürece diğer eleştirilerimiz baki kalmak kaydıyla, yanındayız, desteğimizi esirgemeyeceğiz. Son terörist silahıyla birlikte ele geçirilip etkisiz hale getirilesiye kadar terörle mücadelenin istismar edilmemesi için azami sorumluluğumuzu yerine getireceğiz. Artık demokratik açılım yoktur. Artık milli birlik ve kardeşlik süreci kadavradır. Çözüm süreci ise çoktan gömülmüştür. Denenmedik, müracaat edilmedik hiçbir sakat ve mahsurlu yol kalmamıştır. Biz, terör örgütünün silah bırakması veya silahlarını gömmesini değil, devletin güvenlik birimlerine derhal teslimini istiyoruz. Yani kanlı silahlar devletin envanterine mutlaka alınsın diyoruz. Can almış, kurşun atmış, bölücülük yapmış kim varsa adaletin karşısına çıkarılmasını bekliyoruz. Teröristlerin Türk adaletinin haklarında vereceği hükme boyun eğmelerinden başka seçeneklerini olmadığını biliyor ve bunu söylüyoruz. Terör örgütüyle pazarlık uçurumdur ve bu yol kapalıdır. Çözüm, barış, helalleşme sözlerinin iskeleti çıkmıştır, bu seçenekler de çoktan tedavülden kalkmıştır. Şimdi gün, terörün belini kırma, yılanın başını koparma günüdür. Şimdi gün, Türk devletinin çelikten bileğini hainlerin başına indirme günüdür.”      

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Cumhuriyet'in Kalbinde Coşkulu Kutlama
Cumhuriyet'in Kalbinde Coşkulu Kutlama
Tüm Keçiören Cumhuriyet Coşkusunda Buluştu
Tüm Keçiören Cumhuriyet Coşkusunda Buluştu