Bahçeli’den SERT Çıkış

Bahçeli'den SERT Çıkış

MHP Genel Başkanı Bahçeli, “Biz gelmezsek beyaz Toroslar gelir diyen şuursuzlar nerededir" sözleriyle Başbakan Ahmet Davutoğlu’na yüklendi.

16 Aralık 2015 - 00:06

MHP Genel Başkanı Bahçeli, “Biz gelmezsek beyaz Toroslar gelir diyen şuursuzlar nerededir" sözleriyle Başbakan Ahmet Davutoğlu’na yüklendi.

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında konuştu. AKP'nin 1 Kasım'dan sonra huzurun geleceğini, siyasi belirsizliğin biteceğini söylediğini hatırlatan Bahçeli, "Maalesef hazin ve vahim sonuç ortadadır. 1 Kasım'dan bu yana 14 polisimiz, 15 Mehmedimiz şehit edilmiştir. 20 Temmuz'dan bu tarafa kabaran bilanço ise korkunç boyutlara ulaşmıştır. Suruç'ta canlı bomba ile başlayan terör eylemlerinde toplam 94 polisimiz, 119 Mehmedimiz, 5 korucumuz şehit düşmüştür. Yani 218 aile yanmış, yıkılmıştır." diye konuştu.

“1 Kasım seçimlerinin üstünden 45 gün geçmiştir. Seçimlerden sonra istikararın geleceğini söyleyen hükümet nerededir” sözleriyle hükümete yüklenen Bahçeli, "1 Kasım'dan sonra şehit gelmeyecek diyen soytarılar nereye sinmiş, biz gelmezsek beyaz Toroslar gelir diyen şuursuzlar nereye kaçmıştır?" diye konuştu.  MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Şanlıurfa Suruç’taki canlı bomba saldırısıyla başlayan terör eylemlerinde toplam 94 polis, 115 Mehmetçik ve 5 korucunun şehit düştüğünü, yani 218 ailenin yandığını, yıkıldığını söyledi. Dilinin ayarı kaçmış bazı AKP’lilerin ise şehit gelmeyeceğini ileri sürdüğünü kaydeden Bahçeli, “Dökülen şehit kanlarının vebali kimlerin omuzlarındadır? Küçücük yaşta babasız kalan yavruların sorumluluğunu kimler, nasıl üstlenecektir? Sayın Erdoğan, evladının İstanbul’da 5 restoran açmasıyla ilgili itiraflarını ‘Gıda sektöründe küçük çaplı işler’ diyerek savunmayı biliyorsun da, bu milletin tertemiz çocuklarının yarınsız kalmasını ne hakla mesele etmiyorsun? Bir yandan haram limanlarında demirleyen gemicik filosu sahipliğinden karlı restoran zincirine uzanan talihli mahdumlar, diğer yanda yetim ve zorda kalan körpecik çocuklar, işte Türkiye’nin çelişkisi bu kadar gün yüzünde, Türk milletinin dramı bu kadar meydandadır.” diye konuştu.

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde partisinin grup toplantısında konuştu.

1 Kasım’da yapılan 26. Dönem Milletvekilliği genel seçimleri üzerinden 45 güne yakın bir sürenin geçtiğini beliren Bahçeli, “Başbakan, AKP’li yöneticiler ve havuz medyası ağız birliği etmiş gibi 1 Kasım’dan sonra huzurun geleceği, siyasi belirsizliğin biteceğini söylüyorlardı. İstikrar ve güvenin yerleşeceğini iddia ediyorlardı.” dedi. Dilinin ayarı kaçmış bazı AKP’lilerin ise şehit gelmeyeceğini ileri sürdüğünü kaydeden Bahçeli, “Maalesef hazin ve vahim sonuç ortadadır. 1 Kasım’dan bu yana 14 polisimiz, 15 Mehmetimiz şehit edilmiştir. 20 Temmuz’dan bu tarafa kabaran bilanço ise korkunç boyutlara ulaşmıştır. Suruç’taki canlı bomba saldırısıyla başlayan terör eylemlerinde toplam 94 polisimiz, 115 Mehmetçiğimiz ve 5 korucumuz şehit düşmüştür. Yani 218 aile yanmış, yıkılmıştır.” diye konuştu.

“Dökülen şehit kanlarının vebali kimlerin omuzlarındadır?” diyen Bahçeli, “küçücük yaşta babasız kalan yavruların sorumluluğunu kimler, nasıl üstlenecektir. Sayın Erdoğan evladının İstanbul’da 5 restoran açmasıyla ilgili itiraflarını ‘Gıda sektöründe küçük çaplı işler’ diyerek savunmayı biliyorsun da, bu milletin tertemiz çocuklarının yarınsız kalmasını ne hakla mesele etmiyorsun? Bir yandan haram limanlarında demirleyen gemicik filosu sahipliğinden karlı restoran zincirine uzanan talihli mahdumlar, diğer yanda yetim ve zorda kalan körpecik çocuklar, işte Türkiye’nin çelişkisi bu kadar gün yüzünde, Türk milletinin dramı bu kadar meydandadır.” şeklinde konuştu.  MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, AK Parti hükümetinin vaatlerini açıkladığı Eylem Planı’nı an be an izleyecekleri ‘AK Vaatleri Takip Merkezi’ kurduklarını açıkladı. Millet adına ve menfaatine yapılacak her reform ve gelişmenin yanında duracaklarını söyleyen Bahçeli, “AKP’nin, partimizden esinlenerek bire bir alıp hayata geçirme sözü verdiği her vaadin titizlikle takipçisi olacağız. Nitekim partimizde ‘Ak Vaatleri Takip Merkezi’ kurduğumuzu, takvime bağlanmış eylem planını an be an izleyeceğimizi buradan duyurmak istiyorum. Asgari ücretin 1.300 liraya çıkmasından tutun da, kadınlara, gençlere, emeklilere, çiftçilere, esnaflara, çalışanlara varıncaya kadar atılacak her olumlu adımın bizzat peşinde olacak, AKP’nin yakasını bırakmayacağız.” diye konuştu.

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde partisinin grup toplantısında konuştu.

MHP’nin sürekli olarak vurguladıkları 20 ili kapsamına alan hakimiyeti HDP-PKK ve gizli ortağı AKP tarafından hayata geçirilmek istendiğini ifade eden Bahçeli, “Şırnak, Hakkâri, Ağrı, Van, Muş, Bingöl, Tunceli, Şanlıurfa, Batman, Bitlis, Mardin, Kilis, Malatya, Elazığ, Gaziantep, Adıyaman, Iğdır ve Kars illerinin toplam nüfusu 8 milyon 644 bin 92’dir. Bu illerin kapsadığı coğrafi alan Türkiye yüzölçümünün yüzde 14,50’si civarındadır. Planlanan dört parçalı Kürdistan’ın Türkiye ayağında bu 20 il bulunmaktadır. Ve Türkiye süratle uçuruma yuvarlanmakta, oldubittiye getirilerek parçalanması, yeniden masaya çıkarılan Şark Meselesi çerçevesinde insan ve toprak temelinde bölünmesi dayatılmaktadır. Tehlike çok büyüktür.” açıklamasında bulundu.

Küresel güçlerin esas ve gizli gündeminin Suriye’nin bölünüp bölünmemesinden, Irak’ın ne olup olmamasından ziyade Türkiye’nin hangi doz, süre ve hızda parçalanacağı olduğunu ifade eden Bahçeli, şöyle konuştu: “Bize göre düğmeye basılmış, kanlı görev taksimi yapılmıştır. TBMM’de Kürdistan ve Kürt illeri lafları olağanlaşmış, sık sık duyulur hale gelmiştir. Tam bir karanlığa mahkum olan Diyarbakır’da bir kadının, Türk polisine, ‘Burası Kürdistan, ne istiyorsunuz?’ sataşmasına, şerefli polisimizin; ‘Ne Kürdistan’ı, burası Türkiye’, şeklinde cevabı, özlem duyduğumuz bir iradenin belirtisidir. Evet, bu ülkenin ismi Türkiye Cumhuriyeti, üzerinde yaşayan beşeri zenginlik Türk milletidir. Ve Anadolu coğrafyası ebedi Türk vatanıdır. Kurgu, sinsi ve kurnazdır. HDP halkı tahrik edecek, PKK saldırarak milleti yıldıracak, AKP ne yapalım durum kötü, federasyon ve başkanlık sisteminden kaçış yok mazeretine sığınarak son darbeyi indirecektir.”  
'BAĞDAT’TA YAKILAN TÜRK BAYRAĞI’NI KANDİL’DE DALGALANDIRSINLAR DA KENDİLERİNİ HARARETLE ALKIŞLAYALIM'

Türkiye’nin Irak’ta 1. Körfez Savaşı’ndan bu yana bir askeri gözlem gücünün bulunduğunu anlatan Bahçeli, şunları anlattı: “Bu gücümüz, Uludere ve Çukurca arasında sınır oluşturan dağların Irak tarafındaki eteklerinde kalan bölgede konuşlanmıştır. Bizim beklentimiz ve talebimiz peşmergenin eğitilmesi değil, Türkmenlerin hak ve hukukuna ne pahasına olursa olsun arka çıkılmasıdır. Zira Türkmenler hem IŞİD’in, hem peşmergenin tehdidi altındadır. Erdoğan’ın Türkmenistan seyahatine çıkmadan evvel, ‘Terör örgütleri Türkiye için her an bir tehdit unsurudur. Irak Merkezi Yönetimi oradan ülkemize yapılacak herhangi bir terör saldırısına gerekli tedbiri alamıyorsa biz alırız’ dediğine göre, Kandil Dağı’nın dümdüz edilmesi de bir an evvel temin edilmelidir. Kandil Dağı Irak’ın sınırları içerisindedir. Terörizmin asıl kaynaklarından birisi de burasıdır. Erdoğan tedbir alacaksa ve Davutoğlu’nun yüreği yetiyorsa, hodri meydan, Kandil’den işe başlasınlar da görelim. Bağdat’ta yakılan Türk Bayrağı’nı Kandil’de dalgalandırsınlar da kendilerini hararetle alkışlayalım.”

Irak'la kopma noktasına gelen ilişkilerin gölgesinde Barzani’nin Ankara’da en üst düzeyde ağırlanması, Erdoğan ve Davutoğlu tarafından kucaklanmasının MHP’ye göre kara mizah olduğunu ifade eden Bahçeli, şöyle devam etti: “Peşmerge başı devletin mahrem sayılan kuruluşlarına evine girer gibi, elini kolunu sallayarak girmiştir. MİT Müsteşarlığı ve Gölbaşı’ndaki Özel Kuvvetler Komutanlığı bir numaralı PKK himayecisi Barzani’yi konuk etmiştir. Hükümet de buna izin vermiş, kanal açmıştır. Barzani öyle taltif edilmiştir ki, sarayda karşılanmış, Kürdistan bayrağı altında Başbakanla buluşmuştur. Erdoğan, 2007’de Barzani muhatabımız olamaz, teröre örgütüne yataklık yapıyor derken sanıyorum bugünleri hiç hesaba katmamıştır. Şimdilerde en has dostu ve müttefiki olan da yine Barzani olmuştur. Bu ne kepazeliktir? Erdoğan Türkmenistan’dan dönerken, Barzani’nin PKK konusunda bazı rahatsızlıkları olduğunu söylemiştir. Erdoğan, peşmergenin rahatsızlığına çare olmuş mudur? Ona petrol ve bazı özel ticari ilişkiler karşılığında açık çek vermiş midir? Kaçak saraydan ise, Erdoğan’ın Barzani’yle IŞİD ve PKK başta olmak üzere, tüm terör örgütleriyle mücadele konularını ele aldıkları bilgisi sızdırılmıştır. Demek ki, binlerce Türkmen’in katiliyle terörle mücadele konuşulmuştur. Diyorum ki, Barzani’den gelecek hayır, Allah’tan gelsin. Barzani kimdir de, terörle mücadelede işbirliği yapılacaktır? Ha Öcalan, ha Barzani, sorarım sizlere, aralarında ne fark vardır? Şehitlerimizin kanlılarından birisi de bu peşmerge kalıntısı değil midir? Erdoğan ve Davutoğlu kimden medet beklemektedir?”

Başbakan Davutoğlu’nun 64. Hükümetin 2016 Yılı Eylem Planını milletin talepleri doğrultusunda hazırladıklarını, vaatlerini 3 ay, 6 ay ve 1 yıllık periyot içinde hayata geçireceklerini peşinen ilan ettiğini vurgulayan Bahçeli, “Biz millet adına ve menfaatine yapılacak her reform ve gelişmenin yanında duracağız.AKP’nin, partimizden esinlenerek bire bir alıp hayata geçirme sözü verdiği her vaadin titizlikle takipçisi olacağız. Nitekim partimizde ‘Ak Vaatleri Takip Merkezi’ kurduğumuzu, takvime bağlanmış eylem planını an be an izleyeceğimizi buradan duyurmak istiyorum. Asgari ücretin 1300 liraya çıkmasından tutun da, kadınlara, gençlere, emeklilere, çiftçilere, esnaflara, çalışanlara varıncaya kadar atılacak her olumlu adımın bizzat peşinde olacak, AKP’nin yakasını bırakmayacağız.” dedi.  MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Doğu ve Güneydoğu’da Türk devletinin adeta geri çekildiğini söyledi. Şu anda ülkemizde tam bir kaosun hakim olduğunu ifade eden Bahçeli, “7 farklı kentin 17 ilçesinde 52 kez sokağa çıkma yasağı ilan edilmiştir. Diyarbakır’ın Sur ve Silvan, Mardin’in Nusaybin, Şırnak’ın Cizre gibi çatışmaların yoğun olarak yaşandığı yerleşim yerlerinden 200 binin üzerinde insan göç etmiştir. Bu adı konulmamış ve örtülü etnik bir tasfiyedir. Öğretmenini koruyamayan, okulunu açık tutamayan, asayişi temin edemeyen bir iktidara Türk milleti daha ne zamana kadara tahammül ve sabır gösterecektir?” diye konuştu.

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde partisinin grup toplantısında konuştu.

Türkiye’de kazananın, servetine servet ekleyenin bir avuç sonradan görme olduğunu anlatan Bahçeli, “Türkiye’de hali ve vakti imrenilecek seviyede iyi olan küçük bir saray azınlığı, iktidardan nemalanan ufak bir zümre dışında hiç kimsenin memnuniyetinden bahsetmek söz konusu değildir. Devletin hazinesine hortum bağlayanlar için şehit gelmiş, teröristler saldırmış, Türkiye yönetilemez duruma düşmüş, önemli değildir. Onlar saltanatlarını sürdürmekle meşgullerdir.” dedi.

Doğu ve Güneydoğu’da Türk devletinin adeta geri çekildiğini ifade eden Bahçeli, “Şu anda ülkemizde tam bir kaos hakimdir. Davutoğlu’nun kamu düzenini sağlama söz ve kararlılığı defalarca boşa çıkmıştır. Son altı ayda, Diyarbakır, Mardin, Şırnak, Hakkâri ve Muş’un ilçeleri başta olmak üzere sokağa çıkma yasağı uygulanan gün sayısı 170’i bulmuştur. Yapılan açıklamalara itibar edersek, 16 Ağustos ile 11 Aralık tarihleri arasında 7 farklı kentin 17 ilçesinde 52 kez sokağa çıkma yasağı ilan edilmiştir. Diyarbakır’ın Sur ve Silvan, Mardin’in Nusaybin, Şırnak’ın Cizre gibi çatışmaların yoğun olarak yaşandığı yerleşim yerlerinden 200 binin üzerinde insan göç etmiştir. Bu adı konulmamış ve örtülü etnik bir tasfiyedir.” diye konuştu.  
DOĞU VE GÜNEYDOĞU’DA AÇILAN ÇUKURLAR İHANETİN, NİFAKIN, KANIN VE ÖLÜMÜN ÇUKURLARIDIR

“Öğretmenini koruyamayan, okulunu açık tutamayan, asayişi temin edemeyen bir iktidara Türk milleti daha ne zamana kadara tahammül ve sabır gösterecektir?” diyen Bahçeli, şöyle konuştu: “AKP’ye oy veren kardeşlerim, lütfen şu sorunun cevabı üzerinde tefekkür ediniz; bugüne kadar cami yakıldığını, kutsallarımıza el uzatıldığını hiç duydunuz mu? Devletin aczini ve köhnemişliğini hiç bu kadar gördünüz mü? Bugüne kadar hiç bu kadar korkak ve tabansız bir iktidara şahit oldunuz mu? Savaş sırasında bile dokunulmayacak yerler olan okullar, camiler PKK’lı caniler tarafından yakılmakta; maskeli eşkıyalar yollara, sokak aralarına hendekler kazmaktadır. Bu aziz topraklarda düşmanlığı cami yakmaya kadar vardıran şerefsizlere, iblis elçilerine çoktandır ilk kez rastlanmaktadır. Ve bunlar AKP’nin çözüm ve barış ortaklarıdır. Yalnızca yollar değil, birlik ve dirliğimiz de kazılmaktadır. Yalnızca şehirlerimiz değil, huzur ve iç barışımız da harabeye çevrilmektedir. Doğu ve Güneydoğu’da açılan çukurlar ihanetin, nifakın, kanın ve ölümün çukurlarıdır. Bu çukurlarda isyan ve başkaldırının zehirli emelleri barınmaktadır.Bu çukurların içine hainlerin niyet ve talepleri gömülmezse sonumuz hüsran, sonramız felakettir. Sayın Erdoğan, sana soruyorum, kaçak sarayda muhtarlarla toplanıp ona buna sataşmayı biliyorsun da, elimizden kayıp giden vatan coğrafyasını nasıl görmüyorsun? Durduk yere iki referandumdan bahsedip başkanlık çetelesi tutarak, yeni anayasa ezberini havada karada dillendiriyorsun da, Türkiye’nin milli çıkar ve güvenliği için niçin gerekli müdahaleleri yapmıyorsun? Sayın Davutoğlu, peki sana ne demeli, seni nasıl izah etmeli?”         

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x