Bilge Hakan Açıl İle Kentsel Dönüşümü Konuştuk

Bilge Hakan Açıl İle Kentsel Dönüşümü Konuştuk

Son yıllarda konut arsalarının azalması ve deprem riski gibi konuların ön plana çıktığı bir gerçek. Ekibimiz, bu konuyu Ankara'nın önemli Şehir Plancısı Bilge Hakan Açıl ile özel bir röportajla ele aldı. Açıl, ''Türkiye’de kentsel dönüşümün çözülmesi, hayata geçirilmesi için etik olarak siyasi malzeme olmaktan çıkarılması gerekiyor.'' ifadelerini kullandı.

25 Nisan 2016 - 15:33 - Güncelleme: 02 Eylül 2016 - 16:08

Son yıllarda konut arsalarının azalması ve deprem riski gibi konuların ön plana çıktığı bir gerçek. Ekibimiz, bu konuyu Ankara'nın önemli Şehir Plancısı Bilge Hakan Açıl ile özel bir röportajla ele aldı. Açıl, ''Türkiye’de kentsel dönüşümün çözülmesi, hayata geçirilmesi için etik olarak siyasi malzeme olmaktan çıkarılması gerekiyor.'' ifadelerini kullandı.   İşte Şehir Plancısı Bilge Hakan Açıl ile ''Kentsel Dönüşüm'' üzerine gerçekleştirdiğimiz röportajın tamamı:  

 

- Hakan Bey, günümüzde kentsel dönüşüm çok revaçta. Yeni kanunlar çıktı, bölgelerde kentsel dönüşüm uygulamaları başladı. İstanbul ve Ankara’da ön planda olan kentsel dönüşüm konularıyla ilgili bilgi alabilir miyiz? Süreç nasıl işliyor?


Kentsel dönüşüm konusu bundan 50 yıl önce düşünülmeye başlaması gereken konu iken son 15 yıldır konuşulan konu haline geldi. Bu işe kafa yormaya geç kaldık, maalesef geleceği göremedik. Bu konuda da fikir üretmek, proje üretmek konusunda özellikle üniversitelerin aktif rol almasını beklerdim. Geldiğimiz bu dönemde, kentsel dönüşüm tabii binalar eskidir, mahalleler eskidir ya da yıprandı. Eskimekle beraber kullanılamaz hale gelen birçok kent dokusu oluştu. Bu eskiyen dokuların bir yandan da mülkiyetlerinde el değiştirmeler, verasetlerle beraber konu tamamen bir mülkiyetin çözümlenmesi konusu malume gelmeye başladı. Bunu yine bir siyasi fikir ayrılığı aline getiren insanlar da oldu. ‘’Vatandaşların evlerini alacaklar’’ diye kentsel dönüşüme niyetlenen kim varsa, ön kesmek adına pek çok hamle yapılmaya başlandı. Bir grup kentsel dönüşümün şu nedenlerle yapılması gerektiğini savunurken, diğer bir grup yapılmasın diye uğraştılar. Şu anda kamuoyunda kavga unsuru haline gelen bir konu kentsel dönüşüm. Türkiye’de bir deprem gereği var. Bu deprem gerçeği yüz, bin yıllardır var. Olan, biten, yaşanan çok deprem vakası var. Fakat biz biraz balık hafızalı bir toplum olduğumuz için maalesef bu depremin olduğu günlerde, çok eskide kalıyoruz. O günlerde yapılan hamlelere itibar ediyoruz. Bir zaman sonra hamleleri görmezden gelmeye başlıyoruz, önemsemez hale geliyoruz. Bu durumda siyasi olarak kullanılıyor. Bu konunun siyaset malzemesi olmaktan çıkarılması lazım. Türkiye’de kentsel dönüşümün çözülmesi, hayata geçirilmesi için etik olarak siyasi malzeme olmaktan çıkarılması gerekiyor.  

 

- Kentsel dönüşüm gibi büyük çaplı bir organizasyonu kamu kendi kaynaklarıyla yapabilir mi?

Türkiye’de 6 milyon kentsel dönüşüm bekleyen konut ve ticaret birimleri var. Kamunun kendi kaynaklarıyla yapması mümkün değil. Kamu kimi yerde düzenleyici, kimi yerde yüreklendirici, kimi yerde destekleyici, kimi yerde bunu projelendiren pozisyonda da olması gerekiyor. Ama kamunun bu nokta da vatandaşlardan gelen talepleri ve yatırımcılardan gelen talepleri de kucaklaması, bu süreci hızlanması için en önemli etken diye düşünüyorum. Çünkü 6 milyon konutun ortalama neredeyse 600 milyarları bulan bir toplam bütçesi olması gerekiyor. Bu da tabii 7 yıllık bir vadede kentsel dönüşüm ibaresi konulacağı düşünülürse eğer; yıllık 30 milyar civarında yatırım gerekir. Böyle bir şeyi devletin tek başına yapma şansı yok. Özel sektörle beraber yürümesi lazım. Özel sektörün de bu noktada hem vatandaşların dönüşüm ihtiyacını sağlaması hem de tabii ki kendisin de belli bir miktar para kazanmasını bekliyorlar. Burada düzenleyici yol devlettir. Bizim firma olarak görevimiz; vatandaşlarla yatırımcılar ve kamu arasında gerekli koordinasyonu sağlamak, danışmanlık hizmetlerini yürütmek, toplantı süreçlerini, anlaşma süreçlerini yürütmektir. Biz elimizden geldiği kadar en iyi şekilde bu rolü yerine getirmeye çalışıyoruz.      

 

 

"YAKIN ZAMANDA İVME ARTACAK"


- Kentsel dönüşümle ilgili son yıllarda çıkan yasalar süreci kolaylaştırdı mı?


Oldukça kolaylaştırdı ama yine de bu yasalar uygulamaya kondukça hayatın içinde yeni sorunlar, bu yasaların eksik olan tarafları çıkmaya başlıyor. Bunların da tekrar ele alınmasına ihtiyaç var. Bunlar için gerekli çalışmalar Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından bünyesinde. Yeni İmar Kanunu’na ilişkin çalışmalar ve gerekli düzenlemeler yapılıyor. İnşallah yakın zamanda bunlarında hayata geçtiğini ve sorunların daha da azaldığını, kentsel dönüşüm ivmesinin artığını göreceğiz.

 


- Kentsel dönüşümün önündeki en büyük engel nedir? Hak veya arsa sahibinin uğraştırması veya koruma alanı mıdır?


Kentsel dönüşümde engel, sorun eşittir tarafların talepleri. Engeli oluşturan en önemli neden tarafların talepleridir. Vatandaş diyor ki: ‘’Benim 100 metrekare bir dairem var. Bana 150 metrekare bir daire verilirse, ben binamın yıkılmasını kabul ederim’’. Talebi biraz fazla. Müteahhit diyor ki: ‘’Ben buradan şu kadar karın altında alırsam, bu işin içinde olmam’’. Kamu diyor ki: ‘’Kanunlar ve yönetmelikler var, sizin taleplerinizi karşılamak için çok zorlayamayız’’. Bir sorun yumağı haline geliyor. Bunun çözülmesinde bizim rolümüz; vatandaşın taleplerinin mantıklı bir noktaya gelmesi için toplantılar yapmak. Bununla beraber yatırımcının taleplerinin makul düzeylerde olmasını sağlamak ve bunun kamu tarafından teknik anlamda doğru kabul edilmesi için gerekli çalışmayı yapmak. Biz şuan sektörün lider firmalarından bir tanesiyiz. Bu kurguyu yaptığımız zaman kentsel dönüşüm süreci daha da hızlanacaktır.   

 

- Verdiğiniz bilgiler için teşekkür ediyoruz. Ben teşekkür ederim. Haber Ankara'ya yayın hayatında başarılar diliyorum.  

              

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x