Karakaş, yazısında şunları kaleme aldı:
"Yıl sonu yaklaşıyor, milyonlarca emekçinin gözü kulağı 12 Aralık'ta başlayacak asgari ücret görüşmelerinde. Ancak milyonlarca asgari ücretli için yeni yıl heyecanı değil, derin bir endişe hâkim. Hayat pahalılığı altında ay sonunu getirmeye çalışan işçiler, cebindeki son kuruşu sayıyor"
"Çalışanlar arasında fısıldanan gerçek: Minimum ücret belirleme komisyonu, yarım yüzyıldır sadece bir formalite!"
"Asgari ücret belirlenirken esasen işveren ve hükûmetin hassasiyetleri etkili olmaktadır. İşverenler, "Maliyetlerimizi destek olun!" diye bastırırken, hükûmet "Enflasyonu dizginleyelim, işsizliği önleyelim" diyor. Asgari ücret rakamı bu iki hassasiyet terazisinde ortaya çıkacaktır"
"Patronlardan klasik örnek: Mısır'da bir işçi, Türkiye'dekinin üçte biri maaşla çalışıyor. Rekabet gücümüz eriyor! Peki çözüm? Hükûmetin vereceği "destek primi". Şu an günlük 33,33 TL, aylık 1.000 TL olan bu destek, asgari ücreti belirleyecek kilit unsurlardan biri.
"Destek artarsa asgari ücret de bir nebze daha fazla artacak. Aksi takdirde, işverenler 'Hayır' der!"