Erdoğan’dan Erken Seçim İddialarına Cevap

Erdoğan'dan Erken Seçim İddialarına Cevap

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM’de partisinin grup toplantısından sonra kuliste gazetecilerin sorularına cevap verdi. Erken seçim iddialarına cevap veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İddiayı kim öne sürüyorsa ispatla mükelleftir. Yok öyle bir şey, bizden öyle bir şey duydunuz mu?” dedi.

25 Ekim 2017 - 10:29 - Güncelleme: 25 Ekim 2017 - 10:30

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, erken seçim iddialarını yalanladı. 


Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM’de partisinin grup toplantısından sonra kuliste gazetecilerin sorularına cevap verdi. Erken seçim iddialarına cevap veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İddiayı kim öne sürüyorsa ispatla mükelleftir. Yok öyle bir şey, bizden öyle bir şey duydunuz mu?” dedi.


“İstanbul’da yapıldığı gibi Ankara’da da Gökçek’in ardından bir istişare toplantısı söz konusu olacak mı yeni belediye başkanı için?” sorusuna cevap veren Erdoğan, “Her zamanki gibi” yanıtını verdi.


İstanbul’da referandumda “hayır” çıkan ilçelerde değişiklik olabileceği yönündeki iddiaya da cevap veren Erdoğan, “Bunların hepsi gelişmelere göre atılacak adımlardır. Şu anda öyle bir şey yok, ama olmaz diye bir şey de yok. Bütün mesele başarıya kilitlenmektir, başarı için ne gerekiyorsa yaparız” diye konuştu.

 

İDLİB’TEKİ OPERASYONA İLİŞKİN AÇIKLAMA

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan,"“İdlib’deki operasyon hamdolsun büyük ölçüde neticelendi. Şu anda Afrin konumuz var önümüzde. Biz ülkemiz için tehdit oluşturacak her alanda kararlıyız. Buralardan taviz veremeyiz. Daha önce de söyledik, bir gece ansızın gelebiliriz, bir gece ansızın vurabiliriz" dedi. 


Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Erdoğan, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda konuştu. Müftülere nikah kıyma yetkisi verilmesini eleştiren CHP’ye cevap veren Erdoğan, "CHP’lilerin bu konuda yürüttükleri muhalefet tavrı ve üslubu milletten, milletin değerlerinden, tarihinden, kültüründen ne kadar kopuk olduklarını bir kez daha ortaya sermiştir. Memleketin ve milletin hayrına her konuda olduğu gibi bu hususta da Anayasa Mahkemesi’ne gitmeleri bizi şaşırtmadı. Kimilerin uzmanlık alanı ülkeye hizmettir, kimilerin uzmanlık alanı da mahkeme kapılarını aşındırmaktır" diye konuştu.
Erdoğan, Anayasa Mahkemesi’ni olur olmaz sebeplerle meşgul etmenin CHP’nin ihtisası haline dönüştüğünü ifade ederek, "Haklarıdır, elbette saygı duyarız ama bu meseleyi tartışma biçimlerine asla saygı duymadık, duymayacağız. Böyle bir konuyu çocuk gelinlerden çok eşliliğe kadar akla, mantığa aykırı zemine çekenleri milletimize teşhir etmek boynumuzun borcudur. Türkiye’de laiklik kavramıyla ilgili olumsuz bir algı varsa bunun en büyük sebebi ana muhalefet partisinin tek parti döneminden beri kavramı yanlış yere oturma çabasıdır. Laikliği milletin değerlerine, tarihine, kültürüne karşı bir kalkan haline getirmeye çalışırsanız elbette hoşnutsuzluk ortaya çıkar. Halbuki devletin dini inançlar karşısındaki tarafsızlığı anlamına laiklik bizim de kabul ettiğimiz ve uygulanması gerektiğine inandığımız bir kavramdır. Devletin her inanç grubuna eşit mesafede olduğunu savunduğunuz anda ki laiklik budur orada zaten bir sorunda yok. Olur, olmaz her konuyu laiklik üzerinden eleştiren, kendisinden başka herkesi bu kavram üzerinden hizaya sokmaya çalışan CHP anlayışının miadı artık dolmuştur" şeklinde konuştu.



"DİN İLE BAĞLANTILI OLAN BİR KONU OLDUĞU ZAMAN HOP OTURUP HOP KALKIYORLAR"


CHP’nin milleti laiklikle aldattığı, hatta böldüğü o karanlık dönemlerin sona erdiğini kaydeden Erdoğan, "Darbelerin, cuntaların, vesayet girişimlerinin kılıfı haline dönüştürülen bu kavramı AK Parti olarak yerli yerine oturttuğumuzu düşünüyorum. Türkiye’nin geleceğinde, özellikle de Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nde kimse bu tür istismarlar üzerinde kendisine alan açamayacaktır. Ben burada tekrar müftülerin nikah kıyma yetkisini anlatacak değilim. Zira akıl sahibi olan herkes bu işin ne kadar doğru olduğunu gayet iyi biliyor, anlıyor. Köy muhtarlarına varıncaya kadar herkes nikah kıyabiliyor değil mi? Eğer bu Meclis’e müftü olarak değil tapu kadastro müdürü olarak gelseydi bunların söyleyeceği bir şey yoktu. Ama böyle gelince, tapu kadastro müdürleri hakaret telaki etmesin, bunlar ne yazık ki din ile bağlantılı olan bir konu olduğu zaman hop oturup hop kalkıyorlar. Sıkıntı burada. İlkokul mezunu bir muhtar nikah kıyabilir. Ama üniversite mezunu, ilahiyat mezunu bir müftü efendi bu kafaya göre nikah kıyamaz. Bunu mukayesesi mümkün mü? Bu milletin kültür değerleri, bu milletin medeniyet mantığı bunlarla uyuşmuyor. Uyuşmadığı için de hiçbir zaman milletimizi bunlar yanlarına alamıyorlar. Varsın bunlar yine böyle devam etsinler, biz de yolumuza bu inançla devam edeceğiz. Belki de CHP’nin bambaşka gayelerle sürekli gündemde tuttuğu laiklik tartışmasının ülkemize en hayırlı neticesi işte bu olmuştur" ifadelerini kullandı.

 

"İDLİB’DEKİ OPERASYON HAMDOLSUN BÜYÜK ÖLÇÜDE NETİCELENDİ"


Erdoğan, Türkiye’nin terör örgütleriyle mücadelesinde ve bölgesel krizlerin çözümünde mesafe kat ettikçe Türkiye’ye yönelik hırsın, kinin, tepkinin dozunun arttığını gördüklerinin altını çizerek şunları kaydetti:


"İşte vize krizinden köpekle aramaya, örtülü ambargonun kapsamlarının genişletilmesinden teröristlere özel himaye sağlanmasına kadar pek çok örneğini gördüğümüz bu tavır bizim doğru yolda olduğumuzun ispatıdır. Örneğin stratejik ortağımız ABD, defaetle görüşmemize rağmen Suriye’de terör örgütü PKK’nın düşük çocuğu olan PYD ve YPG ile ne yapıyor, Rakka operasyonu yapıyor. PKK değil diyorlar. Peki, Rakka’daki bölücü terör örgütünün dev posterlerinin asılmasını ey Amerika sen neyle izah edeceksin? Biz söyledik inanmadın. Artık televizyon ekranlarında, kamera çekimlerinde bütün gerçekler ortada ne ile izah edeceksin? Biz gerçeklerle konuşuyoruz ve 3 bin 500’ü aşkın tır bölgeye silah taşıyor. Bu silahlar Rakka’da mı kullanıldı? DEAŞ’a karşı mı kullanıldı? Bunların nerede, nasıl stoklandığını biliyoruz, bunu da iyi bil. İdlib’deki operasyon hamdolsun büyük ölçüde neticelendi. Şu anda Afrin konumuz var önümüzde. Bunların hepsi bizim için birer tehdittir. Biz ülkemiz için tehdit oluşturacak her alanda kararlıyız. Bunu herkesin bilmesini istiyoruz. Buralardan taviz veremeyiz. Daha önce de söyledik, bir gece ansızın gelebiliriz, bir gece ansızın vurabiliriz. Eğer bütün bunlar olurken böyle bir ortamda sırtımız sıvazlansaydı, bizi yere göğe koyamaz hale gelseydiler asıl o zaman şapkayı önümüze koyup ‘ne yapıyoruz biz?’ diye düşünmemiz lazım. Demek ki isabetli bir güzergahta yürüyoruz."

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Şu gerçeği kabul etmeliyiz; geçtiğimiz 15 yılda yaptığımız tüm reformlara rağmen hala obez bir devlet yönetimine sahibiz. Devletin büyük olması, güçlü olması farklıdır. Obez olması, hantal olması, verimsiz olması daha farklıdır. Bizim devletimiz elbette büyük, güçlü olacaktır ama hantallığın kaynak ve zaman israfının daha pek çok hastalığın sebebi olan obezlikten devletimizi kurtarmamızın şart olduğu da bir gerçektir. Ancak bu şekilde devlet yönetimini daha sağlıklı daha etkin, daha hızlı, daha verimli hale getirebiliriz" dedi.


Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Erdoğan, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, "Ülkemiz ve milletimiz için her günümüzü her saatimizi her dakikamızı en güzel en verimli şekilde değerlendirmeye çalışıyoruz. Türkiye’nin içeride ve dışarıda terör örgütleriyle onları gizli açık destekleyen güçlerle mücadele ettiği bir dönemde asıl hedeflerimizden, vizyonumuzdan taviz vermememiz gerekiyor. Ekonomi bunların başında geliyor. Yılın ilk 6 ayında elde ettiğimiz yüzde 5,1 oranında büyüme hem bize moral vermiş hem de uluslararası alanda ülkemize olan bakışı olumlu yönde değiştirmiştir. Şu anda toplam milli gelirimiz bakımından dünyanın 17'nci ekonomisiyiz. Şöyle küçük bir sıçrayışla, hamleyle kısa sürede 15’inciliğe yükselmememiz için hiçbir sebep yoktur. Ardından da asıl hedefimiz olan ilk 10’a doğru çalışmaya devam edeceğiz. İhracatımızdaki artış düzenli olarak sürüyor. Geçtiğimiz yıl 142,5 milyar dolarda kalan ihracatımız bu yıl en son Eylül ayı itibariyle yıllık bazda 153 milyar doları aştı. İstihdamda geçtiğimiz yıla göre 1 milyon 120 bin kişilik artışla tarihimizin en yüksek istihdam sayısı olan 29 milyona yaklaştık. Gençlerimiz ve kadınlarımız arasında çok daha hızlı şekilde gözlenen istihdama katılım düzeyinin yüksekliği sebebiyle henüz tek haneli oranlara ulaşamadık. İnşallah en kısa sürede bu hedefi de hayata geçirecek ve yakalayacağız" ifadelerini kaydetti.

 

"GETİRDİĞİMİZ YENİ SİSTEMLE REEL SEKTÖRÜN KREDİ KULLANMA ŞARTLARINI KOLAYLAŞTIRDIK VE KREDİ HACMİNİ GENİŞLETTİK"


"Turizmde geçtiğimiz yıldaki kayıplarımızı önemli ölçüde telafi etmeye başladığımız bir sezon geçiriyoruz" ifadesini kullanan Erdoğan, "Hedefleri turizmde de yakalayacağımıza inanıyorum. Aynı şekilde inşaat sektörü, beyaz eşya satışları, açılıp kapanan şirket sayısı gibi tüm veriler ekonomide olumlu yönde bir seyre işaret ediyor. Bankaların tüm direnişine rağmen ki bugün inşallah bunlarla ilgili çalışmalarımızı da olgunlaştıracağız. Getirdiğimiz yeni sistemle reel sektörün kredi kullanma şartlarını kolaylaştırdık ve kredi hacmini genişlettik. Her kesime yönelik geniş bir teşvik paketiyle bu rahatlamayı destekledik. Böylece piyasanın en büyük şikayeti olan nakit sıkışıklığının giderilmesi yönünde önemli bir adım atmış bulunuyoruz. Bu arada Merkez Bankası’ndaki döviz ve altın varlıklarından oluşan rezervimizde uzun bir aradan sonra 117 milyar dolar seviyesine çıkmış bulunuyor. Rezervlerimizi inşallah en kısa sürede daha önce ulaştığımız 135 milyar doların üzerine çıkaracağız. Kamu maliyesi politikasından elbette taviz vermeyeceğiz. Ama bunu büyümemizi engelleyecek milletimizi huzursuz edecek bir şekilde de asla yapmayacağız. Ekonominin her alanında yerli ve milli bir anlayışla daha fazla üretim, daha fazla istihdam, daha fazla ihracat, daha ileri teknoloji için çalışmayı sürdüreceğiz. Ülkemizi hedeflerine ulaştırana kadar bize durmak, dinlenmek yok" açıklamasında bulundu.

 

"GEÇTİĞİMİZ 15 YILDA YAPTIĞIMIZ TÜM REFORMLARA RAĞMEN HALA OBEZ BİR DEVLET YÖNETİMİNE SAHİBİZ"


2019 hazırlıkları çerçevesinde üzerinde dikkatle durulması gereken hususlardan birisinin de reform sürecinin kesintisiz devam etmesi olduğunu vurgulayan Erdoğan, şöyle konuştu:


"Bu konuda önümüzde önemli fırsat vardır. Bilindiği gibi 2019 Kasımında yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçimi öncesinde yeni sisteme geçişi sağlayacak uyum yasalarının çıkartılması gerekiyor. 16 Nisan’da başardığımız yönetim sistemi değişikliğini önümüzdeki dönemde yönetim reformuyla taçlandırmalıyız. Uyum yasalarını aynı zamanda köklü bir yönetim reformu haline dönüştürerek ülkemize tarihi bir katkı daha yapabileceğimize inanıyorum. Şu gerçeği kabul etmeliyiz; geçtiğimiz 15 yılda yaptığımız tüm reformlara rağmen hala obez bir devlet yönetimine sahibiz. Devletin büyük olması, güçlü olması farklıdır. Obez olması, hantal olması, verimsiz olması daha farklıdır. Bizim devletimiz elbette büyük, güçlü olacaktır ama hantallığın kaynak ve zaman israfının daha pek çok hastalığın sebebi olan obezlikten devletimizi kurtarmamızın şart olduğu da bir gerçektir. Ancak bu şekilde devlet yönetimini daha sağlıklı daha etkin, daha hızlı, daha verimli hale getirebiliriz. Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçiş için gereken uyum yasalarını hazırlarken işte bu bakış açısıyla hareket etmeliyiz. Yoksa sadece Başbakanlığın ve Bakanlar Kurulu’nun adını Cumhurbaşkanlığı şu veya bu mevzuatın adını Cumhurbaşkanlığı kararnamesi olarak değiştirilmesi tek başına bizi bir yere götürmez. Bu rutin bir işlemdir. Bize lazım olan ise reform mahiyetindeki düzenlemelerdir. AK Parti’nin 15 yılda Türkiye’de böylesine köklü bir değişime imza atmasının gerisinde hiçbir zaman kaybetmediği o reformcu ruhu vardır. Yapısal dönüşümlere imza atma amacı taşımayan sadece günü kurtarmaya yönelik hiçbir adım bizim yol haritamız olamaz. Artık üzerine ciddiyetle eğilmemiz gerektiğine inandığım uyum yasalarıyla ilgili çalışmalarımızı bu yaklaşımla yürütmeli ve hayata geçirmeliyiz. Unutmayınız fırsatın kazası olmaz. Onun için önümüzdeki bu yönetim reformu fırsatını çok iyi kullanmalıyız."

 

"BU REFORM ÇABALARINDA BİZİ EN ÇOK UĞRAŞTIRACAK ENGEL YİNE ANA MUHALEFET PARTİSİ OLACAKTIR"


"Bu reform çabalarında bizi en çok uğraştıracak engel yine ana muhalefet partisi olacaktır" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "AK Parti olarak iktidara geldiğimiz günden beri ana muhalefet diye karşımıza çıkan anlayışın çapsızlığından, tembelliğinden, sığlığından şikayet ettik, hala da ediyoruz. Ana muhalefet partisinin bu hali bizim için ne kadar büyük bir şanssa, ülkemiz için o kadar büyük bir şanssızlıktır. Seçimlerden projelere kadar her konuda biz ana muhalefetle değil, kendi kendimizle yarışıyoruz. Öyle ki rehavete kapılmamak için başarı çıtasını sürekli yükseltiyoruz. En son Cumhurbaşkanlığı seçiminde bu çıtayı yüzde 50’nin kadar çıkardık. Biz çalışmalarımızı önümüzdeki seçimleri değil, ülkemizin yarım asırlık bir asırlık geleceğini düşünerek yürütüyoruz. Bunun için de gerekirse gece gündüz çalışma pahasına ülkemize ve milletimize karşı sorumluluklarımızı yerine getirmek mecburiyetindeyiz. Ancak öyle hadiselerle karşılaşıyoruz ki ne kadar üzerinde konuşmak istemesek ne kadar karşımızdakilerin cehaletine veya art niyetine bağlasak da milletimizle paylaşmadan olmuyor" ifadelerini kullandı.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x