Erdoğan: ’İster Doğuda İster Batıda Asgari Ücret...’

Erdoğan: 'İster Doğuda İster Batıda Asgari Ücret...'

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rusya’nın DAEŞ petrolünün Türkiye’nin satın aldığına dair iddialara tepki gösterdi.

04 Aralık 2015 - 16:01

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rusya’nın DAEŞ petrolünün Türkiye’nin satın aldığına dair iddialara tepki gösterdi. “Rusya, Suriye’de ne arıyor?” diye soran Erdoğan, söz konusu petrolün kimlerin satın aldığına dair ellerinde belgeler olduğunu ve bunu açıklayacaklarını söyledi. Ailesinin iddialara karıştırılmasının da ahlaki olmadığını ifade eden Cumhurbaşkanı, benzer bir süreci İran’la yaşadıklarını ve kendisinin uyarısı üzerine İran’ın tavrında değişiklik olduğunu anlattı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (TÜRK-İŞ) 22. Olağan Genel Kurulu’nda konuştu. Bölgede yaşanan gelişmelere de değinen Erdoğan, Suriye’nin küresel bir sorun haline geldiğini aktardı. Suriye krizinin nihayet her ülkenin kapısını çalmaya başladığını ifade eden Erdoğan, “Rusya, Suriye’de ne arıyor? Efendim, neymiş; Birleşmiş Milletler'in kendilerine verdiği böyle bir yetki varmış. Eğer o ülkenin yönetimi davet edilirse gidilirmiş. Oraya gitmek mecburiyetinde değilsiniz. 380 bin insanı öldüren katil Esed’in davetine icabet etmeye mecbur değilsiniz. O gayri meşru bir yönetimdir. Meşru değildir, bunu görmek durumundasınız. Bunu ben Putin’in kendisiyle konuştum. Onun için burada açık ve net söylüyorum.” dedi.  
"SURİYE MÜDAHALELERE AÇIK BİR YER HALİNE GELDİ"

Suriye’de Esed rejimin yüzde 14’lük bir hakimiyetinin kaldığını ifade eden Erdoğan, Suriye’deki meşru muhatabın Suriye halkı olduğunu ve onları temsil eden ılımlı muhalifler olduğunu ifade etti. Suriye’deki Türkmenlerin sadece Bayırbucak bölgesinden ibaret olmadığını kaydeden Cumhurbaşkanı, sözlerini şöyle sürdürdü: “Suriye’deki karmaşa dünyanın çok farklı bölgelerinden ülkelerin burada faaliyet göstermelerine sebep oluyor. DEAŞ terör örgütünün en önemli faaliyet alanı olan Suriye bu sebeple müdahalelere açık bir yer haline gelmiştir. Rejim de bu durumu kendi varlığını sürdürebilmek için bir fırsata çevirmenin çabası içindedir.”  
"İSPAT EDERSE CUMHURBAŞKANLIĞI MAKAMINDA DURMAM"

DAEŞ’ın rejimden beslendiğini ve karşılıklı bir etkileşim olduğunu kaydeden Erdoğan, Rusya’nın başını çektiği bir modanın ortaya çıktığını vurguladı. Recep Tayyip Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Rusya’nın kendisi de aslında buna inanmıyor. Önce inanıyor ondan sonra başkalarını inandırmaya gayret ediyor. Nedir o? ‘Türkiye, DAEŞ’tan petrol alıyor’. Bakın, Türkiye Cumhuriyeti’nin DAEŞ’tan petrol aldığını belgelerle Rusya ispat etmeye mecburdur. Aksi takdirde bu bir iftiradır. Eğer ispat ederse ben cumhurbaşkanlığı makamında durmam. Ama ispat edemezse kendisi de makamı bırakır mı, koltuğunu bırakır mı bu önemli.”  
"MEŞHUR RUS SATRANÇ USTASI PETROL TÜCCARLIĞI YAPIYOR"

Türkiye’nin petrol ve doğalgaz aldığı yerlerin belli olduğunu ifade eden Erdoğan, DAEŞ’ın petrolünü kimin aldığını ise şu sözlerle ifade etti: “Ha, kim alıyor? Onu da söyleyeyim. Hem Rus pasaportu sahibi hem de Suriyeli olan George Hashravi bu işin en büyük tüccarıdır. DAEŞ’ten petrolü alıyor hem rejime satıyor hem de uluslararası bu işi yapan camiaya satıyor. Bunu Amerikan Hazine Bakanlığı belgelerle açıkladı. Bir de Rusların meşhur satranç ustası var. O da bu yarışın içerisinde. O da bu petrol tüccarlığını yapıyor. Elimizde belgelerimiz var, bunları dünyaya açıklamaya başladık, başlayacağız.” diye konuştu.  
ERDOĞAN: İRAN DEVLET BAŞKANINA DEDİM Kİ ‘BEDELİNİ ÇOK AĞIR ÖDERSİNİZ’

İddialara ailesinin de karıştırılmasına sert tepki gösteren Erdoğan, sözlerini şöyle tamamladı: “Hele hele ailemi bu işe karıştırmak işin çok daha ahlaki olmayan yanıdır. Ki bunu daha önce İran televizyonları yaptı. İran devlet başkanı ile bunu konuştum. Dedim ki ‘bak siz çok büyük bir yanlışın içindesiniz. Eğer bu böyle devam ederse bunun karşılığı çok ağır olur, bedelini siz İran olarak çok ağır ödersiniz’. 10 gün filan sürdü, daha sonra sitelerinden bunu kaldırdılar. Niye? Çünkü iftira ve yalan, takiye üzerine kurulu sistemler bu işi daha çok kullanıyor. Biz ilişkilerimizi kin ve nefret üzerine değil, insani ve diplomatik zemin üzerine kuruyoruz.”    Cumhurbaşkanı Erdoğan, 7 Haziran ile 1 Kasım seçimleri arasında geçen 5 aya işaret ederek, “Türkiye, 2003 yılı başından beri sahip olduğu istikrar ve güven dediğimiz hazinenin kıymetini 5 ay gibi kısa bir sürede yeniden anladı, yeniden idrak etti” dedi. Erdoğan, asgari ücretin ise Türkiye’nin her bölgesinde 1.300 TL olacağını ifade etti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (TÜRK-İŞ) 22. Olağan Genel Kurulu’nda konuştu. Erdoğan, TÜRK-İŞ’in ideolojik yaklaşım yerine işçilerin hakkı ve hukukunu koruduğu sürece çok daha güçlü bir yapı olacağını söyledi. Türkiye’de uzun süre 1 Mayıs’ın kriz olarak yaşandığını ifade eden Erdoğan, 1 Mayıs bahanesi ile ülke ve milletin huzurunu kaçırmak için uğraşıldığını aktardı. İşçi bayramı yerine kaos çıkartmak ve terör estirmenin amaçlandığını kaydeden Erdoğan, medyanın bu tür gelişmeleri görmemesi gerektiği üzerinde durdu.  
‘İSTER BATIDA İSTER DOĞUDA ASGARİ ÜCRET 1300 LİRA’

Türkiye’nin bugününün dünden daha iyi olduğunu, yarının da bugünden daha iyi olacağına olan inancını ifade eden Erdoğan, asgari ücret konusunda ise “Şimdi Ocak 2016'dan itibaren 1300 liralık asgari ücreti konuşuyoruz. Bir şeyi özellikle ifade etmem lazım. Asgari ücreti ne olarak tanımlıyoruz; 1.300 liranın altında hiçbir işveren yanında çalıştırdığına ücret ödeyemez. En az vermesi gereken rakam 1.300 lira. Bu ister batıda olsun, ister doğuda olsun. Her yerde. Bunu vermek durumunda. Efendim ‘Güneydoğu’da, Doğu’da geçim şartları daha kolay. 600 lira, 700 liraya da burada çalışan var’ diyemezsin. 1.300 lira vereceksin” diye konuştu.  
‘TÜRKİYE, 5 AYDA İSTİKRAR VE GÜVEN HAZİNESİNİN KIYMETİNİ YENİDEN ANLADI’

Herkesin aynı gemide olduğunun bilinmesi gerektiğini belirten Erdoğan, “Türkiye, hepimizin. Hep birlikte Türkiye olacağız. Bunu başarmaya mecburuz” dedi. Erdoğan, “Türkiye, 7 Haziran seçimlerinin sonuçları ile başlayan ve 1 Kasım’a kadar devam eden önemli bir süreç yaşadı. Bu dönemde yaşananlar ülkemiz ve milletimiz için gerçekten çok büyük bir tecrübe oldu. Türkiye, 2003 yılı başından beri sahip olduğu istikrar ve güven dediğimiz hazinenin kıymetini 5 ay gibi kısa bir sürede yeniden anladı, yeniden idrak etti. İstikrar ve güven ortamındaki en küçük bir zafiyetin, en küçük bir sarsıntının ne sonuçlar doğurabileceğini farklı alanlarda aynı anda hissettik ve gördük.” dedi.  
‘SENKRONİZE ADIM ATMAYA MECBURUZ’

Türkiye’nin kısa sürede 3 seçimle yorgun düştüğünü kaydeden Erdoğan, hükümet ve başbakanın sonuna kadar yanında olduğunu ifade ederek söz konusu uyumun çok önemli olduğunu vurguladı. Erdoğan, “Senkronize adım atmaya mecburuz.” diye konuştu.          

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Kanye West, ABD başkan adayı oldu
Kanye West, ABD başkan adayı oldu
Pandemi ruhsat talebini de azalttı
Pandemi ruhsat talebini de azalttı