banner34

banner35

Adalet Bakanı Gül: Ayrımcılık ve nefret suçuna ilişkin Türk Ceza Kanunu'nda yeni düzenleme yapacağız

Adalet Bakanı Gül, "Hangi görüşten, inançtan, yaşam tarzından olursa olsun insanımızı haklarıyla yaşatmak devletin en temel görevidir, vazifesidir." dedi.

GÜNDEM 27.10.2021, 16:07
Adalet Bakanı Gül: Ayrımcılık ve nefret suçuna ilişkin Türk Ceza Kanunu'nda yeni düzenleme yapacağız

Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, ayrımcılık ve nefret suçlarına ilişkin Türk Ceza Kanunu'nda yeni bir düzenleme yapılacağını bildirdi.

Bakan Gül, Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumunca (TİHEK) Dikmen Hakimevi'nde düzenlenen "Nefret Söylemi ve Nefret Suçları" sempozyumunun açılışında yaptığı konuşmada, insanın doğumuyla beraber kazandığı fikirlere ve yaşam tarzına saygı gösterilmesi gerektiğini söyledi.

Hukukun temel görevinin, insan onurunu korumak ve geliştirmek olduğunu belirten Gül, şöyle devam etti:

"Maalesef çağımızda hoşgörüsüzlük ikliminin, tahammülsüzlük ikliminin farklı düşünceler ve kimlikler üzerinde artan bir baskıya dönüştüğünü de görmekteyiz. Küresel adalet, giderek daha da zarar görmekte, insanların ortak değerleri korunmaya her zamankinden daha da muhtaç hale gelmektedir. Birçok batı ülkesinde İslam karşıtlığı, göçmen karşıtlığı, yabancı düşmanlığı nefret söylemi olarak karşımıza çıkmaktadır. Özellikle uluslararası medya kuruluşlarında siyasetçilerinde bu dil adeta sıradanlaşmış ve günlük bir dile adeta yansımış, kanıksanmış durumda."

Gül, küresel bir adalete ivedi bir şekilde insanlığın ihtiyaç duyduğunun herkesin ortak tespiti olduğunu, vicdan ve adaletin bir yerden çekildiğinde, oraya zulüm, ayrımcılık ve nefretin yerleştiğini, Türkiye'de bunun örneklerinin geçmiş zamanlar da yaşandığını dile getirdi.

Adalet Bakanı Gül, şunları kaydetti:

"Bir insanın kılık kıyafetinden, düşüncesinden yaşam tarzından, inancından dolayı eğitim ve çalışma hayatına yönelik nasıl ayrımcılığa tabi tutulduğunu kötü örnekleriyle hafızamızda tazedir. Bu kimliklerine kültürlerine yönelik ret inkar ve asimilasyon politikalarının da insanımızın onurunu nasıl rencide ettiğini yine hepimiz yaşadık. Ötekileştiren ayıran makbul vatandaş ayrımı yapan bu tipolojiyi dayatan devlet hukuk devleti olamaz. Hukuk devleti herkesin devletidir. Hukukun üstün olduğu farklılıkların zenginlik olduğu bir devlettir. Hukuk devletinde şablon insan yoktur. Her insan eşittir ve biriciktir. İşte bu anlayışta Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ortaya koyduğumuz vizyon da bu anlayışın eski Türkiye anlayışında kalması ve artık bu konudaki ayrımcılıkların ve bu konudaki nefret yaklaşımlarının tamamıyla ortadan kalkmasına yönelik çoğulculuğu hakim kılma, hukukun tam anlamıyla üstün kılınmasına yönelik reformlarımızı adım adım hep uyguladık uygulamaya devam ediyoruz."

Nefret söyleminin insan onuruna yapılmış bir saldırı olduğunu vurgulayan Gül, "Nefret söylemi, daha ciddi ve telafisi zor diğer suçların ve diğer sıkıntıların da ayrıca bir ön sebebidir, ayak sesidir. Hangi görüşten, inançtan, yaşam tarzından olursa olsun insanımızı haklarıyla yaşatmak devletin en temel görevidir, vazifesidir." dedi.

Bakan Gül, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "daha adil bir dünya mümkün" çağrısının da küresel adaletsizliğe karşı söylenen çok önemli bir ifade olduğuna işaret etti.

11 Eylül saldırısından sonra başta Müslümanlara karşı yapılan nefret söyleminin kurumsal bir hale geldiğine ve artış gözlendiğine dikkati çeken Gül, birçok ülkede Müslümanların sırf kimliklerinden, yaşam tarzlarından dolayı zulme ve nefret söylemine maruz kaldığını vurguladı.

Bakan Gül, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Peygamber Efendimizin karikatürlerinin sözde yayımlanması, kutsal kitabımız Kuran-ı Kerim'in yakılması, İslam'ı aşağılayan filmlerin çekilmesi, camilerin, minarelerin yasaklanması, bazı Avrupa ülkelerinde Müslüman kadınların giyim kuşamlarına yönelik kısıtlamalar, cami ve Müslüman mezarlarına yönelik saldırılar, cami derneklerine tüm Türk toplumuna yönelik baskılar, son süreçlerde yaşadığımız örneklerdir. Üstelik bu eylemlere karşı hukuk sistemi ya sessiz kalmış ya da gereken konudaki atılımı ve gayreti göstermemiştir. Özellikle İslam, Türk, yabancı düşmanlığına karşı birçok vakanın da rapor edilmediği, kayıtlara girilmediği de çok açık bir şekilde bilinen bir gerçektir. Bunun da Batı tarafından özellikle örtülmeye çalışıldığı çok açık bir realitedir. Bir defa hangi dinin mensubuna yapılırsa yapılsın, bu bir nefret suçudur. Yani Hristiyan inancına mensup, Yahudilere karşı da yapılan her türlü saldırıyı biz, bir nefret suçu olarak tanımlarız ve bununla sonuna kadar mücadele ederiz."

Gül, insanların neye inanmak isterlerse ne şekilde yaşamak isterlerse hukuk devletinin görevinin bu konuda her türlü desteği sağlamak, engelleri kaldırmak ve bu inanca karşı yönelen her türlü saldırıyla da etkin bir şekilde mücadele etmek olduğunu belirtti.

Göçmenlere yönelik nefret söyleminin de asla kabul edilemeyeceğine işaret eden Gül, vatandaşlardan zorla göç ettirilmiş, gidecek yeri olmayan insanların daha kırılgan, daha hassas olduğunu kimsenin aklından çıkarmaması gerektiğini ifade etti.

Bakan Gül, İnsan Hakları Eylem Planı'nın, Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından açıklandığını anımsatarak, eylem planı kapsamında dil, din, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, mezhep gibi nedenlerle yapılan nefret söylemi ve ayrımcılıkla etkili bir şekilde mücadele edeceklerini söyledi.

Bu konudaki tüm reformları kesintisiz bir şekilde sürdürmenin, hukuki ve anayasal düzlemde bu hakların teminat altına alınmasının, Türkiye için çok önemli bir gereklilik olduğunu vurgulayan Gül, nefret suçları ile mücadele etmek amacıyla soruşturma kılavuzlarının oluşturulmasını amaçladıklarını aktardı.

"Türk Ceza Kanunu'nda yeni bir düzenleme yapacağız"

İslam, yabancı, Türk düşmanlığına yönelik nefret söylemi ve suçu teşkil eden ulusal ve uluslararası düzeyde gelişmelerin, periyodik raporlar olarak hazırlanmasını amaçladıklarını anlatan Gül, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ayrımcılık ve nefret suçuna ilişkin Türk Ceza Kanunu'nda yeni bir düzenleme yapacağız. İşte bu toplantılar, bu eylem planındaki hedefin içeriğini doldurmak açısından çok önemli veriler ortaya konacaktır. Meclisimizin İnsan Hakları Komisyonu başta olmak üzere, buralarda olgunlaşarak yasal düzenlemenin bu yasama döneminde gelmesini hedefliyoruz. Ayrımcılık ve nefret suçlarından daha fazla etkilendiği değerlendirilen mağdurlara psikososyal ve hukuki destek adımlarını güçlendireceğiz. Bu konuda bir veri tabanı oluşturacağız. İstatistikleri sağlıklı bir şekilde toplanması için düzenli eğitim programları yapacağız. Adli anlamda ve vaka anlamında bir eksikliğimiz var. İstatistiklerin sağlıklı toplanması için eğitimler yapacağız. Medya çalışanlarına yönelik eğitim el kitapçıkları hazırlayarak, nefret söylemi ve ayrımcılıkla ilgili farkındalığı artıracağız."

"Nefret söylemi ve nefret suçları, demokrasiler için bir tuzak"

Nefret söyleminin insanlığa yönelen en büyük tehdit ve tahammülsüzlüğün dışa vurumu olduğunu belirten Gül, ifade özgürlüğünün demokratik toplumun vazgeçilmez unsurlarından biri ve çoğulculuğun ortak zemini olduğunu vurguladı.

"Nefret söylemi ve nefret suçları, demokrasiler ve bir arada yaşam birlikteliğimiz için bir tuzak, ayrışmanın yine önemli göstergelerinden, sebeplerinden biridir. Bu nedenle temel hak ve özgürlüklerimizi kullanırken, bu sınıra dikkat edilmesi de yine ayrı bir önem arz etmektedir" diyen Gül, bu kadim ve bereketli coğrafya asla nefretin ve ayrımcılığın değil, her zaman sevginin ve hoşgörünün, bir arada farklılıklarla birlikte yaşamanın adresi, merkezi olduğunu ve bundan sonra da böyle olmaya devam edeceğini dile getirdi.

"Nefret söylemiyle etkin mücadele, tek başına mevzuatla sağlanacak bir husus değildir"

Ayrımcılık suçunun 2005'de Türk Ceza Kanunu'nun 122. maddesi ile ayrı bir suç olarak düzenlendiğini anımsatan Gül, devlet idaresinin kanun önünde eşitlik ilkesi temelinde görevini yürüttüğünü, bağımsız ve tarafsız Türk yargısının da Türk Ceza Kanunu hükümlerine göre hareket ettiğini kaydetti.

"Nefret söylemiyle etkin mücadele, tek başına mevzuatla sağlanacak bir husus değildir. Bir kişinin veya kurumun tek başına başarabileceği elde edilebilecek bir sonuç değildir. Bunun için ortak akılla hareket edilmesi, özellikle toplumsal farkındalığın artırılması da oldukça önemlidir" ifadesini kullanan Gül, karşılıklı sevgi ve saygı anlayışı içerisinde hiç kimseyi ötekileştirmemenin ve farklılıkların bir zenginlik olduğu bilinciyle hareket etmenin önemine dikkati çekti.

"AB ülkelerinde her 10 nefret suçundan 9'u rapor edilmiyor"

TİHEK Başkanı Prof. Dr. Muharrem Kılıç da nefret söyleminin küresel ölçekte bir insan hakları sorunu olduğunu vurgulayarak, bunun modern çağın salgını olarak değerlendirildiğini kaydetti.

Kılıç, BM Nefret Söylemi Stratejisi ve Eylem Planı'nda nefret söyleminin, "Nefret söylemi, konuşma, yazma veya davranışla kişi veya grupların dinlerine, etnik kökenlerine, ulusal kimliklerine, ırklarına, renklerine, soylarına, cinsiyetlerine veya diğer kimlik faktörlerine dayanarak aşağılayıcı veya ayrımcı bir dille saldıran her türlü iletişimdir" şeklinde ifade edildiğini aktardı.

"AB Temel Haklar Ajansı'nın 2021 yılında yayımladığı raporda, AB ülkelerinde, her 10 nefret suçundan 9'u rapor edilmiyor. Bu suçların, rapor edilmesi çok önemli. Bu suçun arkasındaki sosyoloji, psikolojik ve felsefi temele bakılması gerekiyor. Nefret söylemlerinde anketlerin yapılması ve mağdurlarla görüşülmesi sorunun çözümü noktasında büyük önem arz ediyor" diyen Kılıç, sempozyumdaki sunumların kitap haline getirileceğini sözlerine ekledi.

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner3
banner4
1
az bulutlu
Günün Anketi Tümü
Ankara'da en sık kullandığınız toplu taşıma aracı hangisi?
Ankara'da en sık kullandığınız toplu taşıma aracı hangisi?
Namaz Vakti 03 Aralık 2021
İmsak 06:16
Güneş 07:46
Öğle 12:43
İkindi 15:09
Akşam 17:31
Yatsı 18:55
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 14 36
2. Konyaspor 14 26
3. Hatayspor 14 26
4. Fenerbahçe 14 24
5. Alanyaspor 14 24
6. Başakşehir 14 22
7. Karagümrük 14 22
8. Galatasaray 14 22
9. Adana Demirspor 14 20
10. Beşiktaş 14 20
11. Antalyaspor 14 18
12. Gaziantep FK 14 18
13. Altay 14 17
14. Sivasspor 14 16
15. Giresunspor 14 16
16. Kayserispor 14 16
17. Öznur Kablo Yeni Malatya 14 13
18. Göztepe 14 11
19. Kasımpaşa 14 10
20. Rizespor 14 10
Takımlar O P
1. Ümraniye 13 27
2. Ankaragücü 14 27
3. Eyüpspor 14 27
4. Bandırmaspor 13 25
5. Erzurumspor 12 25
6. İstanbulspor 13 20
7. Tuzlaspor 12 20
8. Kocaelispor 13 20
9. Samsunspor 13 19
10. Adanaspor 14 18
11. Menemenspor 13 17
12. Gençlerbirliği 13 17
13. Boluspor 13 16
14. Denizlispor 13 15
15. Bursaspor 13 14
16. Manisa FK 14 14
17. Ankara Keçiörengücü 13 13
18. Altınordu 14 13
19. Balıkesirspor 13 7
Takımlar O P
1. Chelsea 14 33
2. Man City 14 32
3. Liverpool 14 31
4. West Ham 14 24
5. Arsenal 14 23
6. Tottenham 13 22
7. M. United 14 21
8. Wolverhampton 14 21
9. Brighton 14 19
10. Leicester City 14 19
11. Crystal Palace 14 16
12. Brentford 14 16
13. Aston Villa 14 16
14. Everton 14 15
15. Leeds United 14 15
16. Southampton 14 15
17. Watford 14 13
18. Burnley 13 10
19. Norwich City 14 10
20. Newcastle 14 7
Takımlar O P
1. Real Madrid 15 36
2. Atletico Madrid 14 29
3. Real Sociedad 15 29
4. Sevilla 14 28
5. Real Betis 15 27
6. Rayo Vallecano 15 24
7. Barcelona 14 23
8. Athletic Bilbao 15 20
9. Espanyol 15 20
10. Osasuna 15 20
11. Valencia 15 19
12. Villarreal 14 16
13. Celta de Vigo 15 16
14. Mallorca 15 16
15. Deportivo Alaves 14 14
16. Granada 14 12
17. Elche 15 12
18. Cádiz 15 12
19. Getafe 15 10
20. Levante 15 7