banner50

banner51

Bakan Nebati'den eski Merkez Bankası Başkanı Yılmaz'a 'dolara müdahale' yanıtı: Hiçbir şekilde olmadı

Türkiye'nin sıcak ekonomik gündemini yorumlayan ve önemli açıklamalarda bulunan Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati, eski Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz'ın "Bu bir müdahale ile yapılmıştır" ifadelerine " Hiçbir şekilde müdahale olmadı" şeklinde yanıt verdi.

GÜNDEM 21.12.2021, 22:37 22.12.2021, 01:05 Ezgi Kılıç
Bakan Nebati'den eski Merkez Bankası Başkanı Yılmaz'a 'dolara müdahale' yanıtı: Hiçbir şekilde olmadı

Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati, Türkiye'nin sıcak ekonomik gündemini TRT 1 ve TRT Haber ortak yayınında değerlendirdi. Bakan Nebati, Merkez Bankası eski Başkanı ve İYİ Partili Durmuş Yılmaz'ın, "Piyasa Erdoğan'ın bu söylemlerini satın almadı, şu anda piyasaya kesin bir müdahale var. Gerçeği sabah göreceğiz. Bence kaldığımız yerden devam edeceğiz. Bu bir alım fırsatıdır. Başka bir şey değildir. Bence kaldığı yerden bu iş devam edecektir." yorumun da yanıt verdi.

Durmuş Yılmaz'ın hesap vereceğini söyleyen Bakan Nebati, "Cumhurbaşkanımız bir açıklama yapıyor ve bu açıklama piyasanın deyimiyle satın alınıyor. İnsanlar gece dövizlerini bozdurmaya başlıyor. Türkiye Cumhuriyeti'nde Merkez Bankası'nda başkanlık yapmış olan bu beyefendi diyor ki 'Bu bir müdahale ile yapılmıştır'. Hiçbir şekilde müdahale olmadı. Bu spekülatif değil de nedir? Bu beyefendi hesap verecek. Cumhurbaşkanımız kürsüden indiğinde düşmeye başlamıştı, çünkü bu köpüktü." ifadelerini kullandı.

Türkiye'nin ekonomide normale döndüğünü belirten Bakan Nebati, "Şimdi öncellikle hayırlı olsun. Hem bir model öne sürüyoruz hem de Sayın Cumhurbaşkanımız dün biliyorsunuz adeta bir manifesto yayınladı. Ve o andan itibaren de Türkiye'de her şey değişti. Aslında bu değişim, bir normalleşme. Son birkaç aydır yaşanan kur ataklarıyla ilgili yaşanan gelişmeler, ve buna ilişkin yapılan yorumlar aslında normal olmayan bir şeyin tartışmasıydı. Şimdi normale döndük. Gerek gerçek kişilerimiz gerek kurumlarımız gerek kamu yönetimi gerek siyasetimiz gerekse de sizler... Her şeyin normal çerçevesi içerisinde devam ettiği bir sürece giriyoruz." diye konuştu.

Bakan Nebati'nin konuşmasından satır başları şu şekilde:

Bu Türkiye için çok çok önemli. Aynı zamanda yöneticiler açısından önemli fakat reel sektörün önünü görmeye gayret eden her türlü ekonomik aktivite de bulunan aktörlerin, önünü görebileceği çok önemli bir sürece girmiş olduk.

Uzun süredir Türkiye modeli, Çin modeli, Güney Kore modeli gibi tartışmalar yapılıyor. Ben birkaç tespitte bulunarak niçin Türk modeli olduğunu, niçin özgün olduğunu, kendi iç dinamikleriyle uyumlu olduğunu ve diğer ülkelerden nasıl ayrıştığını ortaya koyan bir süre isterim. Küresel ekonomilerde gelişmekte olan ülkeler özellikle 2006 yılında eşitlenen payla bugün yüzde 58'lere varan bir pay alıyor. Yani gelişmiş olan ekonomiler, 1990'lı yıllarda yüzde 65'ler civarında bir payı alırken, gelişmekte olan ülkeler yüzde 35'ti. Ve 2007-2008'de bu bir çakışma noktasına geldi, yüzde 50'lik bir pay. Sonrasında ise gelişmekte olan ülkelerin aslında dünyadaki ticaretin büyük bir kısmını almaya başladıkları, dolaysıyla da bu imkanlar silsilesi içinde bazı ülkelerin öne çıktığını çok rahat görüyoruz.

Bir başkası çıkmış diyor ki "Bir kamu bankası yöneticisi sistemin nasıl çalışacağını açıklamış. Sistem çalışması ocakta tamamlanacak." Bugün başladı sistem. Bu beyefendi hesap verecek. Türk Lirası'na karşı yapılmış haince bir saldırıdır. Döviz alım satım işlemleri kambiyo işlemidir, yüzde 18 KDV nasıl gelir? Bizim dövizle, alım satan yapanlarla işimiz yok. Bugüne kadar sermaye kontrolüne gidilmedi Türkiye'de. Türkiye'de can, mal, ırz, inanç güvenliği sağlanmıştır. Kambiyo kısıtlaması veya serbest piyasaya ilişkin söylenmiş her bir laf spekülasyon, manipülasyon değil, ihanettir. Türkiye modeli güçlü şekilde geliyor. Dünyanın en büyük havalimanlarından birini yaptık. Daha havalimanı yapmayacağız. Eksikleri gidereceğiz, onaracağız. Türkiye sağlık alanında dünyanın en güçlü ülkelerinden biri oldu ve bu salgında dünyaya örnek teşkil etti. Sosyal medyadaki her türlü yalan dolanla, trol/bot hesaplarla 'Yandık, bittik' demekle olmaz. Türkiye şu anda altyapısını bitirdi. Bir köprümüz var: Çanakkale Köprüsü. Bitirdik.

Türkiye alternatif tedarik merkezlerinin en merkezinde. Ticaret haritasında kaymalar oldu salgında. Krizden fırsat yarattık. Doğrudan yabancı yatırım çeken ülkelerin başında Türkiye. Türkiye bu tarihi fırsatı değerlendirecek. Makroekonomik istikrarı sağlayarak ve yüksek katma değerleri ürünleri teşvik ederek ihracatı teşvik edeceğiz, orta gelir tuzağını aşacağız. Modelimiz: Yüksek büyüme, düşük cari açık. 90'lı yıllarda hem düşük büyüme hem düşük cari açık. 2002-2020 döneminde yüksek cari açık, yüksek büyüme var, risk var. Niye Güney Kore değiliz? 1960 yılında G. Kore'de kişi başına düşen gelir 158 Dolar. Uzun süre sonra 31 bin dolara çıkmış Ama G. Kore bazı egemen güçlerin desteğiyle seçilmiş bir ülke. Çin 1960'ta 89.5 dolardan başlamış. Türkiye'de 509 dolardan başlamış, şu anda 9 bin dolar civarında. Türkiye'nin bir demokratik geleneği var, serbest piyasa deneyimi yadsınamaz, çok dinamik bir ekonomi var. Güçlü bir iş dünyamız var. Bu model ihracat eksenli bir kalkınma ve dikey büyümeyi getiriyor. Ana politikası ihracat teşvikleri, AR-GE'ye destek, çevre dostu yeni yatırımlara destek. Temel bilimler, mesleki eğitime destek vergi politikası ve sosyal politikalar. Sürdürebilir dengeli maliye politikası. Maliye politikamızdan asla taviz vermeyeceğiz. Yenilenmiş altyapı, dinamik reel sektör, siyasi istikrarla Türkiye serbest kambiyo rejimine tam bağımlılıktan vazgeçmeden piyasalardaki oynaklığı azaltamaya yönelik tedbirlerle bir model.

Bu modelin sonu finansal piyasalarda güven, beklentilerde iyileşme, risk priminde düşüş, kurda istikrar, daha fazla yatırım, üretim, istihdam, ihracatın artmasına sebep olan dış finansman ihtiyacın azaltılması, doğrudan yatırımların daha fazla alındığı ve toplam talepte içeride ve dışarıda artışın sağlanmasıdır.

1960'lardaki Çin, Güney Kore değiliz. Biz 2021 yılındaki Türkiye'yiz. Tüm altyapı yatırımları gerçekleştirmiş, kişi başına düşen milli gelir itibariyle belli noktaya ulaşmış, dünya pazarının göbeğinde olan, sağlık sektöründe mucizeler ortaya koyan bir ülkenin bu yeni modelinin gerçekleştiği süre ne bir Güney Kore ne Çin süresidir. Süre Türkiye'yi en az 40 kat üst ivmeyle gerçekleştireceği süreç demektir. Paket açıklandı, hızlı bir şekilde uygulandı. Güvenilen, umut duyulan bir insan tarafından açıklandı. Şu andaki duruma bakın.

Hem de nasıl bir çözülme. Bireyseller yarışıyor. Bu daha da devam edecek. Bireysellerdeki likitide talebi dörtte bire düştü geçen Cuma'ya göre. Yarın talep edilen likitide miktarı dörtte bire düştü. Parasını çekmeye gidenler kapıdan geri döndü. Bunlar net bilgiler. Neden? Güven geldi. Bireyler akılcıdır, her insan kendi geleceğini düşünür, ayıp bir şey yapmazlar. Türkiye'de birileri bu ülke içerisindeki kaosla, iktidar değişimini hedeflediği için bazen bir yalpalanma ve bireylerin etkilenmesi söz konusu olabiliyor. Bir karşılığı yoktur.

Hiçbir şekilde doları dün gündüz noktalarına getirecek karşılığı yoktu. Sonuçta bireyler şunu gördü, güvenli açıklama, akılcı tedbirler silsilesi, artık bunu ülkeye zarar verecek noktaya geldiği için hızlı bir dönüşüm gerçekleştirdi. Biz tüm bireylerin ihtiyaçlarını karşılayacak, kurumsal yapıların her türlü ihtiyaçlarını giderecek önemli bir tedbirler silsilesini açıkladık. İyi bir yerde dengeye gelecektir. Gerçek fiyatlamanın oluştuğu noktaya doğru gidiyoruz. İhracat rekorlarla gidiyor. Gerçeklerden ve piyasadan uzak değiliz. Son 1 aydır muhalefetin, sosyal medyanın destekleri ve birtakım STK'ların ortaya koyduğu davranışla istikrarı zedeleyecek açıklamalarla bu noktaya gelindi.

Benim piyasada her şeyden haberim olur. Dostlarım, arkadaşlarım var. Sabahtan akşama kadar dinlerim. Ayda yaşamıyoruz biz. Piyasada öngörülebilirliğin kaybolduğu, tedarikte, fiyatlamada sıkıntıların olduğu, vadeli olan satışların geriye çekildiğini gördük. Döviz oynamalardan kaynaklanan fiyatlamada bir üst seviyede yapıldı. 15 liraya geldiğinde 16 liraya yapıldı. Niye? Göremiyor. Biz yok diyoruz, problem var diye üretenler oldu.

Bakan yardımcılığım döneminde her ay bir şehirde iş dünyasıyla toplantı yaptım. Her alanda turizm, tarım, hizmet sektörü, sanayide. Bana ulaşamayan hiç kimse yoktu. İlk toplantımızı bakan olur olmaz iş dünyasıyla yaptık. O gelsin, o gelmesin demedik. Türkiye'de en üst seviyede hizmet yapan, onlar başımızın tacı, hangi ideolojiden olursa olsun. Bankacılar da dahil olmak üzere 67 kişiyle 6,5 saat süren toplantı yaptık. Modelimizi anlattık. Her söz almak isteyen kişiye söz verdik. 42 kişi söz istedi. Sınırlama yoktu. Her şey açıktı. Bende kural budur. Eleştiri nezaket ve saygı kuralları içinde yapılırsa her şey söylenir.

Tüm talepler dile getirildi. Şunu gördüler; şeffafız ve açık sözlüyüz. Gözlerindeki ışıltıyı görerek ayrıldım. Birçok arkadaşım teşekkür ederek ayrıldı. STK'ların temsilcileri, iş dünyasından hanımefendi ve beyefendiler vardı. İstişareye devam edeceğiz, iletişimi koparmayacağız, elimizden gelen her türlü gayreti göstereceğiz dedik. Ana muhalefet partisi oy oranını yüzde 25'ten yüzde 25,3'e çıkardığı için kendisini iktidarda görmeye başladı. Her gün erken seçim teranesiyle iş dünyasının önünü kapattı. Yurtdışından gelmeyin dedi.

Gittiği TÜSİAD'a açıklamada bulundu. Yahu TÜSİAD sen toplantıdaydın, gayet iyi iletişim kurmuştuk. Ne oldu da şiddetli açıklama yapıyorsun! Sevgili TÜSİAD, sakın ha muhalefet partisinin gazına gelmeyin. Onlar zannettiler ki bu iş bitiyor. Siz bize tavır takınırsanız, bu millet size tavır takınır. Siz bizim gideceğimizi zannediyorsanız, son seçimlere bakın, hepsinde sizi her seçimin ertesi günü yalnız bıraktı, biz yine birlikte çalışacağız. Biz bir gemideyiz. Bu geminin en üst katında oturuyorsunuz. Havuzlu villalarınız var, kameralarınız çok lüks. Dövizden en fazla etkilenen sizlersiniz. Öyle bir bağırıyorsunuz ki, aşağıdaki kişiler döviz alıyorlar, sonra da ellerinde patlatıyorsunuz.

En başta kaybeden TÜSİAD olmak üzere en büyük oyuncularımız. Türkiye'de döviz borcu olanların yüzde 75'i bin tane firmaya ait. Asıl borçlu sizsiniz. Makroekonomik göstergelerle bağı olmayan nasıl oluyor da, size bir telefonla, bir gelişme iktidara çeki düzen vermeye çalışıyorsunuz. Bakın söylüyorum Haziran 2023'te onlar sizi yine yarı yolda bırakacaklar. Bu millet cevabını verir. Sen orada zararı göreceksiniz, aşağıda paylaştıracaksın.

Asgari ücrette yüzde 50'in üzerinde, enflasyonun çok çok üstünde artış yaptık. Enflasyondan en çok sabit gelirliler etkilenir. Biz ezdirir miyiz?. Bir işçinin evine giderken yüzünün asılarak gitmesine biz katlanamayız, sayın Cumhurbaşkanımız hiç katlanamaz. 'Çocuğumuzu kurtarın' denilen bir ülkeden geldim ben. 1990'lı yıllarda insanlar hastaneye gidemiyordu, doktor bulamıyordu, ilaç alamıyordu. Asgari ücretliyi biz ezdirir miyiz? Dün sadece asgari ücretlilere değil tüm ücretlilerden hem damga vergisini kaldırdık. Bu ne demek? Seni ezdirmeyeceğim demek.

Enflasyonun üstesinden geliriz. Vücudumuz alışık buna. ABD'de 6.8'e gelmiş, 68 kat, şok yaşıyor. Almanya şok yaşıyor. Biz nasıl tedbir alacağımızı, psikolojisini, hangi adımı atacağımızı biliyoruz. Vatandaşımız enflasyonun nasıl bela olduğunu bilir ve bize yardımcı olur. Şimdi fiyatlamalar yapıldı. Fiyatlar toparlanırken fiyatları çekmeyenler, çok net söylüyorum, fırsatçılık yaparsan, ülkeye zarar verecek adımlar atarsan Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın nasıl bir bakanlık olduğunu anlayacaksın!

Fiyatlamadaki psikolojiyi tahmin edebiliyorum. Şimdi bu artışı, her şeyi dövizle satmıyorsunuz ki. Dünyanın en ucuz akaryakıtını kullanıyorsunuz. Maliyet artışı döviz kurundaki artış kadar mı olması lazım. Döviz yüzde 100 arttı, bazıları bütün fiyatları yüzde 100 arttırdılar. Bazıları 'artış yapmıyoruz' diye o ihaneti yapmadılar. Elbette bir fiyatlama davranışı vardır, elbette kâr etmek istersiniz, bir şey demiyoruz. Ama kârınızı elde ettiniz. Bu konuda hiçbir tavizimiz yok. Allah'ın izni, milletimizin desteği ve sayın Cumhurbaşkanına duyulan güvenle bu işi bitirdik.

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner3
banner4
-4
parçalı bulutlu
Günün Anketi Tümü
Ankara'da en sık kullandığınız toplu taşıma aracı hangisi?
Ankara'da en sık kullandığınız toplu taşıma aracı hangisi?
Namaz Vakti 28 Ocak 2022
İmsak 06:27
Güneş 07:54
Öğle 13:06
İkindi 15:45
Akşam 18:09
Yatsı 19:30
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 23 54
2. Konyaspor 22 45
3. Alanyaspor 23 38
4. Adana Demirspor 23 37
5. Fenerbahçe 23 37
6. Beşiktaş 23 36
7. Hatayspor 23 36
8. Başakşehir 22 34
9. Gaziantep FK 22 32
10. Sivasspor 23 31
11. Kayserispor 23 31
12. Karagümrük 23 30
13. Kasımpaşa 23 27
14. Göztepe 23 27
15. Galatasaray 23 27
16. Giresunspor 23 26
17. Antalyaspor 23 24
18. Rizespor 23 22
19. Altay 23 18
20. Ö.K Yeni Malatya 22 16
Takımlar O P
1. Ümraniye 21 45
2. Ankaragücü 21 45
3. Erzurumspor 21 38
4. Bandırmaspor 21 36
5. İstanbulspor 21 36
6. Eyüpspor 20 36
7. Samsunspor 20 33
8. Adanaspor 21 32
9. Manisa Futbol Kulübü 21 28
10. Tuzlaspor 20 27
11. Keçiörengücü 21 26
12. Gençlerbirliği 21 26
13. Boluspor 19 24
14. Kocaelispor 21 24
15. Menemen Belediyespor 21 23
16. Altınordu 21 22
17. Bursaspor 20 20
18. Denizlispor 21 19
19. Balıkesirspor 20 8
Takımlar O P
1. Manchester City 23 57
2. Liverpool 22 48
3. Chelsea 24 47
4. M. United 22 38
5. West Ham United 23 37
6. Arsenal 21 36
7. Tottenham 20 36
8. Wolverhampton Wanderers 21 34
9. Brighton 22 30
10. Leicester City 20 26
11. Aston Villa 21 26
12. Southampton 22 25
13. Crystal Palace 22 24
14. Brentford 23 23
15. Leeds United 21 22
16. Everton 20 19
17. Norwich City 22 16
18. Newcastle 21 15
19. Watford 20 14
20. Burnley 18 12
Takımlar O P
1. Real Madrid 22 50
2. Sevilla 22 46
3. Real Betis 22 40
4. Atletico Madrid 21 36
5. Barcelona 21 35
6. Real Sociedad 21 34
7. Villarreal 22 32
8. Rayo Vallecano 21 31
9. Athletic Bilbao 22 31
10. Valencia 22 29
11. Osasuna 22 28
12. Celta Vigo 22 27
13. Espanyol 22 27
14. Granada 22 24
15. Elche 22 23
16. Getafe 22 22
17. Mallorca 21 20
18. Cadiz 22 18
19. Deportivo Alaves 22 17
20. Levante 21 11