Özcan Saraçoğlu: 'Primlerin Düşürülmesi Lazım'

Haber Ankara ekibi olarak Türkiye Madeni Eşya Sanatkarları Federasyonu Başkanı Özcan Saraçoğlu'na konuk olduk. Saraçoğlu, kayıt dışı işçi çalıştırmaktan LPG'li araç kontrolüne kadar önemli açıklamalarda bulundu.


Özcan Saraçoğlu: 'Primlerin Düşürülmesi Lazım'

Haber Ankara ekibi olarak Türkiye Madeni Eşya Sanatkarları Federasyonu Başkanı Özcan Saraçoğlu'na konuk olduk. Saraçoğlu, kayıt dışı işçi çalıştırmaktan LPG'li araç kontrolüne kadar önemli açıklamalarda bulundu.   İşte Özcan Saraçoğlu ile gerçekleştirdiğimiz röportajın tamamı:   - Haber Ankara’ya konuk olduğunuz için teşekkür ediyorum. Özcan Saraçoğlu kimdir? Yaptığınız işlerden bahseder misiniz?   Lüleburgaz doğumluyum. İstanbul’da soğutma ve iklimlendirme piyasasında çalışan, yedek parça imalatı yapan bir sanatkarım. İstanbul Soğutmacılar ve Klimacılar Odası Başkanıyım. Oradaki arkadaşlarımızın teşfiği ile Türkiye Madeni Eşya Sanatkarları Federasyonu’na aday olduk ve genel kurul delegelerinin takdiriyle başkanlığı aldık. Türkiye genelinde 256 meslek odası olan, şoförler federasyonundan sonra oda sayısı olarak en fazla üyeye sahip olan bir federasyonuz. Bizim sanatkarımız üretim yapan Türkiye satında katma değer üreten bir toplumuz. Bizim imalatçı sanatkarlarımız var. Kendi safında, kendi çapında atölyesinde çalışan kimseyi muhtaç etmeden bu devlete, bu millete hizmet eder, devlete de yük olmadan artı birde kazandığı kadar vergi veren bir toplumun temsilcileriyiz.   - Oda Başkanlığınızın son zamanlardaki faaliyetleri ve işleri hakkında biraz bilgi verir misiniz?

Bizim sanatkarlarımızın son zamanlardaki işlerine gelince; bizim sanatkarımız biraz siyasi ortamdan etkileniyor. Sanatkarımız hem bir yerde üretici hem bir yerde tüketici. Kendi mesleğiyle ilgili işleri üretiyor. Hizmeti var ama evin ihtiyacını karşılamak için, o ihtiyaçtan dolayı tüketici durumda. Siyasetteki bir ortamda önü açık düzlüğü görürse o alacağı işi daha fazla alıyor ve o doğrultuda daha fazla iş gelmiş oluyor. Onun için bizim sanatkarımızın kazancı fena değildir ama bizim esnafımızın şöyle bir sıkıntısı var; İnşallah 1 Kasım seçimlerinden sonra -diğer bütün partilerde açıkladılar- esnaf sanatkarlar için işte asgari ücretin yükselmesi, vergi oranlarının incelenip düşürülmesi, sosyal güvenlik primlerinin aşağı indirilmesi gibi unsurların sanatkarımızı rahatlatacağını düşünüyoruz.     - Ankarada’ki esnaflardan aldığımız görüşler, yaptıklarının karşılıklarını alamadıkları üzerine. Bunun önünü açabilmek için ne gibi çalışmalarınız var?


2 gün önce, Çankaya Üniversitesi’nde Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’nda Odak Toplantıları oldu. Ankara’dan da bizim 30 sanatkar odası başkanımızda katıldı. Diğer illerden de katılanlar oldu. Orada da konuşulduğu gibi ilk başta; siyasi ortamın esnaf ve sanatkar açısından güvenli olması gerekiyor. Terör olayları sadece doğuda olmuyor, doğuda şehitlerimiz var, askerimiz polisimiz şehit oluyor ama onlar bu vatanın evlatları. Yalnız Diyarbakır’da ölen Diyarbakır’da kalmıyor ki. Buradaki illerimizden batıdaki, güneydeki, kuzeydeki illerimizden oraya gidiyor. Dolayısıyla o şehitlerimiz, o illerdeki esnaf sanatkarların kazançlarını etkiliyor, morallerini bozuyor. İlk başta biz istiyoruz ki; esnaf sanatkarımızın kazandığından fazlası olan vergilerin düşürülsün. Onun için çalışıyoruz. Resmi bir kurumda çalışan sigortalı bir ücretli onun bir bölümünü çalışandan kesiyor ama bizim çalışanlarımızdan biz hiç birşey kesmiyoruz. Çalışan çırak ve kalfanın ödemesi gereken sosyal güvenlik primini dahi biz ödüyoruz. Eğer biz ödemezsek, o adam Pazartesi işe gelmez. Ayrıca biz maaş olarak gösteririz ama haftalık veririz.    - Bu durum esnafı etkiliyor mu?

Tabii ki etkiliyor. Biz onu aşağı indirmeye çalışıyoruz. Şu andaki sosyal güvenlik primleri çok yüksek. artı birde şu var; yeşil kart. Ben yeşil karta karşıyım. Adamın malı var, arabası var, tarlası var, bağı var, bahçesi var veya dükkanı var ama doğuda yeşil kart sahibi. Kayıt dışı çalışıyor. Eğer kayıtlı olsa yeşil karttan mahrum olacak. Hükümet zaten herkesi sosyal güvenlik biriminin altına aldı. Yeşil kart olup olmaması önemli değil. Bugün acil bir durumda gidin bir hastaneye, zaten sizden para almıyor. Yeşil karta ne gerek var? Yeşil kart bu devlette çifte standart yaratıyor. Ben ödüyorum, o ödemeden benden pay almış oluyor, hâlbuki oda ödesin yeşil kartta kaldırılsın.
    - Kimi yerlerde az ücret ödeyerek yabancı uyruklu elemanlar çalıştırıldığını öğrendik. Bu da tabii bazı sorunlara yol açıyor. Bu durum ile ilgili iyileştirme çalışmalarınız var mı?

Beniz az önce kayıt dışı dediğim durumda budur. Eğer sosyal güvenlik birimleri asgari ücrette ödenecek olan aylık primleri düşürse, o kayıt dışı çalıştırdığı elemanı bizim esnaf sanatkarlarımız çalıştırmayacak. Onunda riski var ama primler yüksek olduğu için esnafımız o riske katlanıyor. Sebebine gelince; bizim işimiz ağır iş. Ya bir parça alıp bir yere götürüyor ya elektrikte çalışıyor ya tornada çalışıyor ya bir arabada çalışıyor. Elini kolunu kaptırdığı zaman sorumluluk iş verene kalıyor. Halbuki prim düşük olsa ben neden riskli kayıt dışı eleman çalıştırayım ki? Devlet biliyor, söyledik. Devletin bir an önce primleri düşürmesi lazım.
Bundan seneler önce, oto tamirci sanatkarımıza yazarkasa kullanımı mecburiyeti getirildi. O yıllarda rahmetli Adnan Kahveci Maliye Bakanı iken bunu biz kaldırdık. Oto sanatkarımızın atölyesinde oturacağı sandalye yoktu. Bizim birazda kendimizde de hata bulmamız lazım. Öncelikle atölyelerimizi düzeltmemiz lazım. O zamanlar Kahveci; yedek parçayı dışarıya satmamak koşulu ile çıkaracağını söyledi. Daha sonra da yazar kasa kullanma muafiyeti getirildi. Sıhhi tesisatçı sanatkarlarımızın bir çoğu inşaatlarda kayıt dışı çalışıyor. Kayıt dışı çalışmak, prim ücreti ödemediğinden dolayı müteahhidin işine geliyor. Ama bir tanıdığını çalışıyor gösterip, onun primini ödüyor.
Bunun için çalışmalarımız var. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile hatta Belediyeler ile de görüşüyoruz. Ankara Sıhhi Tesisat, Büyükşehir Belediyesi ve ASKİ ile de görüşüp, kursu tamamlayanların sertifika almasını sağlayıp, kayıt dışı çalışmasını engellemiş olacağız. Bunu Antalya’da başardık, Ankara içinde uğraşıyoruz.    - Esnaf arkadaşlara eğitim verme şansınız oluyor mu?


İnternet sayfamızdan ve yazı göndererek bilgilendiriyoruz. Bundan sonra 1 ay içinde yapmak istediğimiz; makine mühendislerinin yaptığı LPG’li araçlardaki sızdırmazlık kontrolünün bizim üzerimize geçmesi. Çünkü monte edende, tamir edende bizi. Sadece kontrol etmek amaçlı mühendislere başvuruluyor. Biz bu yetkiyi onlardan almak istiyoruz. Bu işin esas mercisi Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ve o yetkiyi aldık. İzmir’de de ilk yerimizi yaptık. Şuanda onay bekliyoruz. Onay aldıktan sonra faaliyete geçeceğiz. O gelirlerle de her meslekte üniversitede eğitimler vereceğiz.  

- İzmir’de yaptığınız çalışmayı Ankara’da da yapma şansınız olacak mı?


Yalnız Ankara’da değil her ilde yapacağız. Tahmin ediyorum ki biz o işe başladığımız zaman makine mühendisleri işi bırakacak. Bizim sanatkarımız eskiden ustadan gördüğüyle iş yapıyordu, birde bir atasözü vardır boynuz kulağı geçer diye. Benim yanımda çalışan çırak kalfa kabiliyetliyse beni geçer. Yalnız şimdi o kabiliyet para etmiyor. Teori kısmı da olması lazım. Hocalarla eğitimle çözebiliriz. İnşallah sizin sayenizde bizim okuyan gören gözümüz siz olursunuz.   - Son olarak eklemek istedikleriniz nelerdir?

Eksikliklerin giderilmesi için bir çok oda arkadaşımızın, yöneticilerimizin, başkanlarımızın buraya sık sık gelmeleri gitmeleri lazım. Hem memnuniyetlerini hem de şikayetlerini belirtmeleri bizim için önemli.   - Sayın Başkan, verdiğiniz bilgiler için teşekkür ediyoruz. Çalışmalarınızda başarılar diliyoruz.
Röportaj imkanı verdiğiniz için çok teşekkür ediyorum. Tarafsız ve güzel haberciliğinizin devamını diliyorum.