İlkokul sıralarımıza bir yolculuk ’Cin Ali Müzesi’

İlkokul sıralarımıza bir yolculuk 'Cin Ali Müzesi'

7’den 70’e hepimizin gönlüne yer eden Cin Ali, artık Ankara’nın en değerli müzesinde herkesi kucaklıyor.  Toplumsal belleğimize kazınan ve unutulmasını istemediğimiz bir karakter, bir an, bir dokunuş, bir sevgi damlası Cin Ali, biz de çocukluğumuzun ilk kahramanını ablasından, Cin Ali’nin yaratıcısı Rasim Kaygusuz’un kızı Nevin Apaydın’dan sizin için dinledik.

03 Temmuz 2020 - 09:32 - Güncelleme: 03 Temmuz 2020 - 11:58

Biraz kendinizden bahseder misiniz?

Ben Nevin Apaydın. Rasim Kaygusuz’un kızı, Cin Ali’nin ablasıyım. Cin Ali bizim hiç büyümeyen kardeşimiz. Ben mimarım uzun yıllar mimarlık sektöründe çalıştım. 2013’de Cin Ali Müzesi’ni kurmaya karar verdiğimizde o zaman Ankara Üniversitesi’nin müzecilik eğitimine giderek orada yüksek lisansımı bitirdim. Şimdilerde müzeciyim diyorum.

 

Cin Ali’nin kahramanı Rasim Kaygusuz’dan bahseder misiniz biraz? Babanızı anlatır mısınız?

Babam ilk okul öğretmeniydi. İlkokul birinci sınıfları okutmaya çok severdi. Ankara’nın bir köyünde dünyaya geliyor ve Köy Enstitüleri’nde okuyarak öğretmen olabiliyor. Annem de aynı şekilde o da Karadeniz’in bir köyünde doğuyor Köy Enstitüsü’nde okuyor ve babamın köyüne öğretmen olarak geldiğinde tanışıyorlar. Babam birinci sınıf öğretmenliğini çok severdi demiştim. Birinci sınıf öğretmenliği yaparken bazı araç gereçlere ihtiyaç duyuyor. Çocukları okutmayı çok seviyor ve şöyle diyor ‘Çocuklar eğer oyunla okumayı öğrenirlerse hem kolay öğrenirler hem de zevk alırlar’ ve bunun için de çalışmalara başlıyor. Babam çok yaratıcı bir insandı. Başka alanlarda da birtakım icatlar yapmaya başlamış. Köyde çapa makinası yapmaya başlamış ayaklı işleyen, benzinsiz işleyen araba projesi varmış. Ama bunlara bilgisi yetmediği için, mühendislik bilgisi olmadığı için bunlar üzerinde devam edemiyor. En iyi yaptığım şey ne öğretmenlik, öğretmenlikte ne yapabilirim diyor ve birinci sınıflar için oyunlu okuma öğretimi yöntemini buluyor.

 

Peki Cin Ali’nin hikayesi nedir? Altında yatan duygular nelerdir sizce?

Babam ilk okul öğretmeniydi ve birinci sınıfları öğretmeyi çok severdi. Onlara okumayı öğretmeyi. Çünkü o zamanlarda anaokulu yok yuva yok. O zamanlarda anneden alınıp öğretmene veriliyor. Orada öğretmenin üstüne düşen görevler çok fazla. Sadece okumayı öğretmek değil. Sınıfta nasıl durulacak, arkadaşlarıyla nasıl ilişkiye geçecek, okula nasıl alışacak. Bütün bunları halletmek öğretmene düşüyordu. Genelde birinci sınıf öğretmenliği zor olduğu için öğretmenler pek birinci sınıfı okutmak istemezlermiş o zamanlar. Çünkü başarı ya da başarısızlık çok ortada. Babam birinci sınıfları 17 yıl okutmuş. Çok sevdiği için birinci sınıfları alırmış. Tabi birinci sınıfı okuttuğu için onların ihtiyaçlarını ve neler yapılması gerektiğini çok iyi biliyor. Onlara bir sistem geliştiriyor. Oyunlu okuma eğitimi yönteminde amaç çocuklara okumayı oyunla öğretmek. Hem kolay öğreniyorlar hem de okumayı seviyorlar. Oyunla okuma yönteminin 11 tane aracı var. Oyunlu okumayı öğrendikten sonra da çocukların ellerine alacakları bir kitap gerekiyor. Babam bunun ihtiyacını duyuyor. O ihtiyaçtan dolayı da Cin Ali serisini çıkarıyor. Bir tane çözümlü alfabemiz var, yuvarlak. Babam onun sınıf için olanını yaptırıyor büyük bir şekilde. Okullara onu götürüyor ve tanıtıyor. Çocuklar onu görünce ‘sinemacı öğretmen’ geldi demeye başlıyorlar. Ama Cin Ali çıktıktan sonra babamın adı Cin Ali’nin babası oluyor.

 

Müze fikri nasıl oluştu? Vakıf kurmaya nasıl karar verdiniz?

Babam çok erken öldü. 1988’de babamı kaybettik. Bir süre ben o zaman çok gençtim. Birkaç yıl idare etmeye çalıştım ama bu bambaşka bir iş. Ben daha hayata yeni atılıyordum ve o an altından kalkamayacağım büyük bir işti. Biz bir süreliğine telif hakkını başka bir yayınevine verdik. Sonra telif hakkı bize döndüğünde biz ne yapabiliriz diye düşünmeye başladık. Aslında 2005’de ilk kıvılcımlar çıkmaya başladı. Çünkü o yıl ‘Cin Ali yasaklandı’ diye haberler çıkmaya başladı. Çünkü müfredat değişmişti ve bu değişikliği Cin Ali yasaklandı şeklinde duyurdular. Ama hemen arkasından haberden 2-3 gün sonra gazetelerde ‘Cin Ali bizimdir’ diye yazılar çıktı. Biz o zaman Cin Ali’nin ne kadar çok sevildiğini anladık. Evet Cin Ali bizim için önemli ama bizden başka pek çok kişi için de önemliymiş. O zamana kadar biz bunun farkında değilmişiz. Ne yapabiliriz diye düşünmeye başladık fakat işte ablamın da benim de iş hayatı, çocuklar küçük, okuyorlar vs. hemen ne yapacağımıza karar veremedik. Kuluçka dönemine yatırdığımız düşüncelerle 2010 yılında telif hakkı tekrar bize dönünce biz ne yapalım diye düşünmeye başladık ve 2013 yılında Cin Ali’nin çıkışının 45’inci yılıydı biz de tekrar basmaya karar verdik. O sırada sağda solda bahsetmeye başladık. Herkes Cin Ali’yle ilgili anısını anlatmaya başladı, ne kadar sevdiğini söyledi. Biz yavaş yavaş bu sevginin büyüklüğünün farkına varmaya başladık. Biz kitabı çıkardık, dağıtmaya başladık. Bu sefer de herkes Cin Ali’nin öyküsünü merak etmeye başladı. Biz de bu soruları herkese tek tek anlatmayalım bir müze kuralım ve burada anlatmaya çalışalım dedik. Burada önlük giymek için sıra oluyor mesela. Çünkü özellikle bir kuşağın hayatında çok önemli bir yeri var siyah önlüğün. Siyah önlüğünü giydiği an buradaki herkes 7 yaşına dönüyor. Müzeye giriş yaşınız kaç olursa olsun çıkış yaşınız 7 oluyor.

 

Vakfın diğer etkinlikleri neler? Nasıl projeler geliştiriyorsunuz?

Bizim müzeden başka bir de kütüphanemiz var. Onun dışında bizim etkinliklerimiz oluyor. Hafta içi ve hafta sonları. Kimi ücretsiz kimi ücretli. Her çarşamba film gösterimi oluyor. Bu film gösterimleri cumartesi günleri yaptığımız seminerlere paralel gidiyordu. Müzikle ilgili bir seminer yapıyorsak müzikle ilgili bir film gösterimi yapıyorduk.

 

Ankaralıların ilgisi nasıl müzeye peki?

Aslında biz çok yeni açılmıştık. 1 Kasım’da açılmıştık. Tabi Ankaralıların ya da Ankara’da yetişmiş insanlar müzeye geldiklerinde özellikle Ankara odasında eski Ankara’yı buluyorlar ve çok hoşlarına gidiyor. Aslında herkesin ilgilendiği bir yer çünkü burası herkesin çocukluğuna ilk okuldaki yıllarına gidiyor.

 

Pandemi döneminde alınacak önlemler neler olacak?

Bizim müzemiz küçük bir müze aslında. Bunun bir avantajı var aslında biz klimalara havalandırma sistemlerine mahkum değiliz. Pencerelerimizi açarak burayı havalandırabiliyoruz. Şöyle bir şey düşündük; ziyaretçi sayısını sınırlandırıyoruz. Daha çok gelebilecekken biz bunu daha aza indireceğiz. Maske takılacak, her yerde dezenfektanlarımız olacak. Çok sık temizlenecek. Saat başı ziyaretçi alacağız ve 45 dakika kalabilecek.

 

Müzenin bir Avrupa Birliği projesi var bundan bahseder misiniz?

Cin Ali Altı Noktada projemizin adı. Görme engelliler için yaptığımız bir proje. Benim annem Remziye Kaygusuz körler okulunun ilk öğretmenlerinden. Babamın köyünde çalışırken körler okulunun kurucusu Mithat Enç, anneme körler okulunda öğretmenlik yapmasını öneriyor. Bir yıl eğitim görüyor ve 9 yıl körler okulunda çalışıyor. Annemi öğrencileri o kadar çok seviyor ki. Biz onlarla hala görüşüyoruz. Bugün 70 yaşın üstündeler. Annemin sağlığında her zaman ararlardı, yemeklerine, toplantılarına davet ederlerdi. Annem uygun olduğunda birlikte annem rahatsızlandığında ablamla biz gitmeye başladık. Bu söyleşiler sırasında biz onların Cin Ali’yi okumadıklarını fark ettik. Onlar okulda okurken Cin Ali yoktu evet ama şimdi de görmeyen çocuklara Cin Ali okutmadıklarını fark edince bunu  bir görev olarak gördük ve onlara Cin Ali’yi nasıl ulaştırabiliriz diye düşündük. Hatta müzemizde Altı Noktada diye bir köşemiz var. Bu köşeyi hazırlıyorduk. Sonrasında bu Avrupa Birliği projesine katılmamız söz konusu olunca proje haline getirdik.


Haber Ankara izleyicilerine ne söylemek istersiniz?

Haber Ankara izleyicilerini müzemize bekliyoruz. Küçük, güzel bir bahçemiz de var. Ama gelmeden önce lütfen bizi arasınlar kalabalık olup olmaması açısından. Bu arada sosyal medya hesaplarımızdan ‘Cinalibizim’ adıyla takip edebilirler.

 

Teşekkür ederiz.

 

Röportaj: Gonca ÖZTÜRK

Kameraman: Caner ÖVEYİK 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Başkan Yavaş açıkladı, Ankara'da vaka sayıları arttı
Başkan Yavaş açıkladı, Ankara'da vaka sayıları arttı
Ankara'da serinlemek için gölete giren gencin cesedi bulundu
Ankara'da serinlemek için gölete giren gencin cesedi bulundu