İllere Göre Tek Bir Hanede Yaşayan Kişi Sayısı Açıklandı!...

İllere Göre Tek Bir Hanede Yaşayan Kişi Sayısı Açıklandı! İşte Sıralamada Ankara'nın Yeri...

TÜİK, Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) sonuçlarına göre, tek bir hanede kaç insanın yaşadığına dair verileri açıkladı.

13 Mayıs 2017 - 11:36 - Güncelleme: 13 Mayıs 2017 - 11:36

TÜİK, Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) sonuçlarına göre, tek bir hanede kaç insanın yaşadığına dair verileri açıkladı. 

İşte illere göre tek bir hanede yaşayan kişi sayısı...

Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) sonuçlarına göre; Türkiye’de 2012 yılında 3,7 olan ortalama hanehalkı büyüklüğünün azalma eğilimi göstererek 2016 yılında 3,5 kişi olduğu görüldü. İllere göre incelendiğinde; 2016 yılında ortalama hanehalkı büyüklüğünün en yüksek olduğu il, 6,7 kişi ile Şırnak oldu. Şırnak ilini 5,9 kişi ile Hakkari, 5,8 kişi ile Şanlıurfa illeri izledi. Ortalama hanehalkı büyüklüğünün en düşük olduğu il ise 2,7 kişi ile Çanakkale oldu. Çanakkale ilini 2,8 kişi ile Eskişehir, Balıkesir ve Tunceli illeri izledi.

Kadınlar en çok ailelerinin izin vermemesi sebebiyle eğitimini yarıda bıraktı

 

Aile yapısı araştırması, 2016 sonuçlarına göre; eğitime devam etmek istemesine rağmen eğitimini yarıda bırakan 15 ve üzeri yaştaki bireylerin oranı %18,3 oldu. Eğitimini yarıda bırakan bireylerin yarıda bırakma nedenleri incelendiğinde; birinci sırada %45,5 ile ekonomik nedenlerin, ikinci sırada %22,7 ile ailenin izin vermemesinin, üçüncü sırada ise %12,3 ile eğitimde başarısızlığın yer aldığı görüldü. 


Eğitimini yarıda bırakan bireylerin eğitimini bırakma nedenleri cinsiyete göre incelendiğinde; erkeklerin en fazla %58,7 ile ekonomik nedenler, %16,6 ile eğitimde başarısızlık ve %7,5 ile ailenin izin vermemesi sebebiyle, kadınların ise en fazla %38,1 ile ailenin izin vermemesi, %32,3 ile ekonomik nedenler ve %9,5 ile evlenme/nişanlanma/anne olma/hamile kalma sebebiyle eğitimlerini yarıda bıraktıkları gözlendi.


Eşler birbirini en fazla aile ve akraba çevresinden buldu

 

Aile yapısı araştırması, 2016 sonuçlarına göre; 15 ve üzeri yaşta olup evlilik deneyimi yaşamış bireylerin eşleri ile nasıl tanıştıkları incelendiğinde, ülke genelinde bireylerin %49,8’inin eşleri ile aile ve akraba çevresinden, %28,2’sinin komşu ve mahalle çevresinden, %10,3’ünün ise eşleri ile arkadaş (okul ve iş dışı) çevresinden tanıştıkları görüldü. Bireylerin eşleri ile nasıl tanıştıkları cinsiyete göre incelendiğinde, erkeklerin %47,8’inin, kadınların ise %51,5’inin eşleri ile aile ve akraba çevresinde tanıştıkları görüldü.


Eşi ile akraba olduğunu beyan eden bireylerin oranı %23,2 oldu

 

Aile yapısı araştırması, 2016 sonuçlarına göre; 15 ve üzeri yaşta olup evlilik deneyimi yaşamış bireylerin eşleri ile akraba olup olmadıkları incelendiğinde, bireylerin %23,2'sinin eşi ile akraba olduğu görüldü.

 

İstatistiki Bölge Birimleri Sınıflaması (İBBS) 1. Düzeye göre; akraba evliliklerinin en yaygın olduğu bölge %42,6 ile TRC Güneydoğu Anadolu (Gaziantep, Adıyaman, Kilis, Şanlıurfa, Diyarbakır, Mardin, Batman, Şırnak, Siirt) oldu. Akraba evliliklerinin en düşük oranda görüldüğü bölge ise %8,9 ile TR2 Batı Marmara (Tekirdağ, Edirne, Kırklareli, Balıkesir, Çanakkale) oldu.


Kadınlar ev düzeninde, erkekler ise tatil ve eğlence konusunda karar alıcı oldu

 

Aile yapısı araştırması, 2016 sonuçlarına göre; bazı belirlenmiş konularda alınacak kararları genellikle kimin aldığı, hanede bulunan 15 ve üzeri yaştaki bireyler için cinsiyete göre incelendiğinde, kadınların en yüksek oranda sırasıyla, %78,1 ile ev düzeninde, %58 ile alışveriş konularında ve %56,1 ile komşularla ilişkilerde karar alma önceliğinin olduğu görüldü. Erkekler ise %70,6 ile tatil ve eğlence konusunda, %65,9 ile ev seçiminde ve %59,7 ile akrabalarla ilişkiler konularında karar alıcı oldu.


Kadınlar hanehalkı ve aile bakımına erkeklerden 5 kat daha fazla zaman ayırdı
 

Zaman kullanım araştırması, 2014-2015 sonuçlarına göre; 15 ve daha yukarı yaştaki bireylerin hanehalkı ve aile bakımına harcadıkları zaman incelendiğinde, bireylerin bu faaliyete ayırdıkları sürenin bir günde ortalama 2 saat 45 dakika olduğu görüldü. Erkeklerin bu faaliyet için harcadıkları süre 53 dakika iken kadınlar için 4 saat 35 dakika oldu. Hanehalkı ve aile bakımına ayrılan zaman çalışma durumuna göre incelendiğinde; 15 ve daha yukarı yaşta çalışan bireylerin bu faaliyete günde ortalama 1 saat 34 dakika, çalışmayan bireylerin ise 3 saat 47 dakika ayırdığı görüldü.

 

Hanehalkı ve aile bakımına ayrılan zaman çalışma durumuna ve cinsiyete göre incelendiğinde; çalışan erkeklerin bu faaliyete günde ortalama 46 dakika, çalışan kadınların ise 3 saat 31 dakika ayırdığı görüldü. Çalışmayan erkekler ise hanehalkı ve aile bakımına günde ortalama 1 saat 7 dakika ayırırken çalışmayan kadınlar 4 saat 59 dakika ayırdı.


Hanehalkı ve aile bakımına ayrılan sürenin %14,5’i çocuk bakımına ayrıldı

 

Zaman kullanım araştırması, 2014-2015 sonuçlarına göre; 15 ve üzeri yaştaki bireylerin hanehalkı ve aile bakım faaliyetlerine harcadıkları zamanın dağılımı incelendiğinde, zamanın %14,5’inin çocuk bakımına ayrıldığı görüldü. Erkekler hanehalkı ve aile bakım faaliyetlerine ayırdıkları toplam sürenin %17,2’sini, kadınlar ise %14,1’ini çocuk bakımına ayırdı.


En fazla koruyucu aile İstanbul’da

 

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının verilerine göre; 8 Mayıs 2017 tarihi itibariyle Türkiye genelinde mevcut koruyucu aile sayısı 4 bin 242 oldu. Koruyucu aile sayısı illere göre incelendiğinde; en fazla koruyucu ailenin 386 aile ile İstanbul’da olduğu görüldü. İstanbul’u 310 aile ile İzmir, 254 aile ile Ankara, 160 aile ile Kayseri ve 140 aile ile Kocaeli illeri takip etti.


Bireylerin %53,5’i koruyucu aile olmayı istemedi

 

Aile yapısı araştırması, 2016 sonuçlarına göre; 15 ve üzeri yaştaki bireylere koruyucu aile olmayı isteyip istemedikleri sorulduğunda, bireylerin %30,4’ü koruyucu aile olmayı istediğini, %53,5’i koruyucu aile olmayı istemediğini, %16,1’i ise koruyucu aile olma hakkında bir bilgisinin olmadığını beyan etti. Koruyucu aile olmayı isteyen erkeklerin oranı %28,2, kadınların oranı ise %32,6 oldu.

 

Koruyucu aile olmayı istediğini beyan edenlerin oranı İBBS 1. Düzeye göre incelendiğinde; koruyucu aile olmayı istediğini belirtenlerin oranının en yüksek olduğu bölge %42,4 ile TR9 Doğu Karadeniz (Trabzon, Ordu, Giresun, Rize, Artvin, Gümüşhane), en düşük olduğu bölge ise %17,2 ile TRC Güneydoğu Anadolu oldu.


Akraba ve yakınlar en fazla dini bayramlarda ziyaret edildi
 

Aile yapısı araştırması, 2016 sonuçlarına göre; 15 ve üzeri yaştaki bireylerin akraba ve yakınlarını seçilmiş bazı durumlarda hangi sıklıkla ziyaret ettikleri incelendiğinde, bireylerin akraba ve yakınlarını en fazla %65,4 ile dini bayramlarda bayramlaşma için ziyaret ettiği görüldü.

 

Bayramlaşmadan sonra akraba ve yakınlar en fazla sırasıyla; %61,6 ile başsağlığı için, %59,3 ile düğün, nikah vb. törenlerde, %56,7 ile hasta ziyareti için, %49,5 ile bebeği olan yakınlar için bebek görmede, %47,5 ile kabir/mezarlık ziyaretinde, %46,9 ile askere gidenleri uğurlamada veya karşılamada, %46,8 ile hac veya umre ziyaretlerinde, %45,9 ile ev alan yakınları için ev görmede ziyaret ettikleri görüldü.
 

 

Bireyleri en fazla aileleri mutlu etti


Yaşam memnuniyeti araştırması sonuçlarına göre; 18 ve üzeri yaştaki bireyler arasında kendilerini en fazla ailelerinin mutlu ettiğini belirtenlerin oranı 2016 yılında %70,2 oldu. Erkeklerin %76,3’ü kendilerini en fazla ailelerinin mutlu ettiğini ifade ederken, bu oranın kadınlar için %64,3 olduğu görüldü.
 

 

Bireylerin %74,4’ü ailelerinin mutlu olduğunu beyan etti


Aile yapısı araştırması, 2016 sonuçlarına göre; 15 yaş ve üzeri yaştaki bireylerin ailelerinin genel mutluluk durumunu nasıl değerlendirdikleri incelendiğinde, %74,4’ünün ailelerini mutlu olarak beyan ettiği, %20’sinin ailesinin mutluluk düzeyini orta bulduğu, %5,7’sinin ise ailesini mutsuz olarak beyan ettiği görüldü.

 

İBBS 1. Düzeye göre incelendiğinde; ailesini mutlu bulduğunu belirtenlerin oranının en yüksek olduğu bölge %81,1 ile TR7 Orta Anadolu (Kırıkkale, Aksaray, Niğde, Nevşehir, Kırşehir, Kayseri, Sivas, Yozgat), en düşük olduğu bölge ise %64,9 ile TRC Güneydoğu Anadolu oldu.
 

 

Sabit hatlı telefon sahipliği azalırken cep telefonu sahipliği arttı


Hanehalkı bilişim teknolojileri kullanım araştırması sonuçlarına göre; hanelerde bilişim teknolojileri bulunma oranları incelendiğinde, hanelerde masaüstü bilgisayar bulunma oranının 2004 yılında %10 iken 2011 yılında %34,3’e yükseldiği, daha sonraki yıllarda ise düşüş eğilimi göstererek 2016 yılında %22,9 olduğu görüldü.
 

 

Hanelerde taşınabilir bilgisayar (dizüstü, tablet, netbook vb.) bulunma oranı, 2004 yılında %0,9 iken daha sonraki yıllarda sürekli bir artış göstererek 2016 yılında %49 oldu. Hanelerde cep telefonu/akıllı telefon bulunma oranının 2004 yılında %53,7 iken 2016 yılında %96,9’a yükseldiği, sabit hatlı telefon bulunma oranının ise 2004 yılında %81,6 iken 2016 yılında %25,6’ya düştüğü görüldü.

 

Hanelerde İnternet erişimi oranları incelendiğinde, 2004 yılında %7 olan İnternet erişim oranının 2016 yılında %76,3 olduğu görüldü.


Bireylerin %21,9’u yoksulluk sınırının altında
 

Gelir ve yaşam koşulları araştırması sonuçlarına göre; eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert medyan gelirinin %60’ı dikkate alınarak belirlenen yoksulluk sınırı incelendiğinde, yoksulluk sınırının altında yaşayan bireylerin oranının 2015 yılında %21,9 olduğu görüldü. Hanehalkı tipine göre yoksulluk oranı incelendiğinde ise tek ebeveynli ve en az bir çocuğu olan hanehalklarının %29,3'ünün hesaplanan göreli yoksulluk sınırının altında yaşadığı gözlendi.

 

Bağımlı çocuk; 18 yaşından küçük olan veya 18-24 yaşında olup ekonomik açıdan pasif ve ebeveynlerinden en az biri ile yaşayan kişiler olarak tanımlanmaktadır. Bağımlı çocuğu olan hanehalklarının yoksulluk oranı %26,7 iken bağımlı çocuğu olmayan hanehalklarının yoksulluk oranı %7,9 oldu.


Konuta ilişkin en önemli problem izolasyondan dolayı ısınma sorunu oldu
 

Gelir ve yaşam koşulları araştırması sonuçlarına göre; konutun mülkiyet durumları incelendiğinde; bireylerin %60,4’ünün oturduğu konutta ev sahibi olduğu, %23,3’ünün ise kiracı olduğu görüldü.

 

Bireylerin %43’ünün 2015 yılında konutunda izolasyondan dolayı ısınma sorunu yaşadığı, %39’unun sızdıran çatı, nemli duvarlar, çürümüş pencere çerçevesi vb. nedenlerle sorun yaşadığı ve %24,2’sinin trafik veya endüstrinin neden olduğu hava kirliliği, çevre kirliliği veya diğer çevresel sorunlar yaşadığı görüldü.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Başkent’te elektrik hattı yenileme çalışmaları başlıyor
Başkent’te elektrik hattı yenileme çalışmaları başlıyor
Başkent’te bisiklet tutkunlarına büyükşehir parkları ev sahipliği yapıyor
Başkent’te bisiklet tutkunlarına büyükşehir parkları ev...