Kılıçdaroğlu Gazeteciler Hakkında Konuştu

Kılıçdaroğlu Gazeteciler Hakkında Konuştu

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde partisinin grup toplantısında konuştu.

24 Aralık 2015 - 10:23

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, görüş farklılıkları olmazsa Türkiye’nin büyüyemeyip kalkınamayacağını söyledi. "Gazeteciler görevini yaptığı sürece ve halkı bilgilendirdiği ve doğru bilgileri aktardığı sürece bizim başımızın tacıdır" diyen Kılıçdaroğlu, “İster hapiste, ister sokakta olun. Bizim başımızın tacısınız. Davutoğlu’na çağrı yaptım gazetecilerin tutuksuz yargılanması ile ilgili gel bir adım atalım, önemli bir adım bu, gazeteci arkadaşlarımız tutuksuz yargılansınlar. Davutoğlu daha önemli bir adım attı. Söylediği şu; 'zorunlu haller dışında tutuksuz yargılama gibi bir yol belirlenmesinin doğru olacağı kanaatindeyim.' Teşekkür ederim. Madem ki genişletiyorsun, tutuksuz yargılanma esastır diyorsun. CHP olarak biz hazırız, getirin tasarıyı, getirin yasayı size destek vereceğiz. Ben sözümde duruyorum. Siz de durun. madem tutuksuz yargılama esastır, bu esası yeniden getirelim.” diye konuştu.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde partisinin grup toplantısında konuştu.

Kılıçdaroğlu, “Tek bir kaygımız, tek bir hedefimiz var, daha güzel, yaşanabilir, barış içinde, üreten gelişen, işsizliğin olmadığı bütün komşularıyla dost olan bir Türkiye. Bütün grup toplantılarımızın temel amacı, bu düşünceler üzerine inşa edildi.” dedi. Terör örgütünün elinde eşleri ve çocukları olan aileler aramızda. Terörü istemiyoruz kimden ve nereden gelirse gelsin. Bu ülkede huzur içinde yaşamak istiyoruz. O ailelerin evlatlarına ve yakınlarına kavuşmasını istiyoruz. Geçen gün dilek Doğan’ın nasıl öldüğüne tanık olduk. 'Bu ne ya' dedikten sonra açılan ateş sonucu hayatını kaybetmesi. Annenin elindeki tek terlik, polislere onu fırlatıyor. O annenin feryadını duyup da üzülmemek elde değil. Bize nasıl sunuldu? 'Çatışma sırasında öldü' denildi. 'Polise mukavemet etti' diye, elindeki terliği attı diye anneye soruşturma açıldı. Bu nasıl bir davranış, anlamakta zorlanıyorum. Polislerimize söyledik sizler bizim çocuğumuz, kardeşimizsiniz. İçinizden biri haksızlık yapıyorsa onu siz çıkarınki toplumun size saygısı artsın.” diye konuştu.

Görüş farklılıkları olmazsa Türkiye'nin büyüyemeyip kalkınamayacağını anlatan Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu: “Bu haberi ortaya çıkaran bir gazeteci var. Medyaya sınırlama ve baskı uygulansaydı belki bunu da çıkaramayacaklardı. Yarın o gazeteci arkadaşın başına ne gelir bilmiyorum belki o da hapse atılacak. Onun hakkında da devletin sırrını ortaya çıkardığı için soruşturma açılacak. Ama gazeteci arkadaşlara söylüyorum. Sizler görevinizi yaptığınız sürece, bizi bilgilendirdiğiniz sürece, bize doğru bilgileri aktardığınız sürece bizim başımızın tacısınız. İster hapiste olun, ister sokakta olun bizim başımızın tacısınız. Ben daha önce 32 gazetecinin hapishanede tutuklu olduğunu söylemiştim. Bu doğru değil, demokrasi açısından üstümüzde ciddi bir gölge var. Pek çok ülkedeki saygın kişiler, sivil toplum kuruluşları, gazeteci örgütleri bu haksızlığın giderilmesini istiyor. Davutoğlu’na çağrı yaptım gazetecilerin tutuksuz yargılanması ile ilgili gel bir adım atalım, önemli bir adım bu, gazeteci arkadaşlarımız tutuksuz yargılansınlar. Davutoğlu daha önemli bir adım attı. Söylediği şu; 'zorunlu haller dışında tutuksuz yargılama gibi bir yol belirlenmesinin doğru olacağı kanaatindeyim.' Teşekkür ederim. Madem ki genişletiyorsun, tutuksuz yargılanma esastır diyorsun. CHP olarak biz hazırız, getirin tasarıyı, getirin yasayı size destek vereceğiz. Ben sözümde duruyorum. Siz de durun. madem tutuksuz yargılama esastır, bu esası yeniden getirelim.”   Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında konuşuyor.

Partililere hitap eden Kılıçdaoğlu, "Tek bir kaygımız, tek bir hedefimiz var. Daha güzel bir Türkiye, yaşanabilir bir Türkiye, barış içinde bir Türkiye, üreten bir Türkiye, gelişen bir Türkiye, işsizliğin olmadığı bir Türkiye, bütün komşularıyla dost olan bir Türkiye. Bunun için mücadele ediyoruz" dedi.

"Terörü istemiyoruz. Bu ülkede huzur içinde yaşamak istiyoruz" diyen CHP lideri, terör örgütünün elinde rehin olan vatandaşlarımız ile güvenlik güçlerinin bir an önce ailelerine kavuşmalarını istediklerini söyledi.   CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 17-25 Aralık’ın yolsuzluk haftasının özelliğinin, bir hükümetin bir devleti nasıl soyduğuna tanık olunması olduğunu söyledi. “O hükümetin devletin elini kolunu bağlayarak savcı, hakim ve polisleri görevden alarak dosyaları nasıl kapattığına tanık olduk.” diyen Kılıçdaroğlu, “Onlar sanıyorlar ki bu iş bitti. Yemezler, bu iş bitmez. Size, bütün vatandaşlarım bilsin diye tipik bir örnek vereceğim. 5 Ekim 2015. 16 yaşında 3 çocuk. İstanbul Gaziosmanpaşa’da 3 çocuğun önünü kesiyorlar. 3 lira, bir gözlük ve bir cep telefonunu gasp ediyorlar. Cep telefonunu atıyorlar işimize yaramaz diye. 3 lirayı ve gözlüğü alıyorlar. Sonra yakalanıyor bu çocuklar. 3 lirayı gasp etmekten ötürü 45 yıl ağır hapisle yargılanıyorlar. 45 yıl. Devleti soyanlar belli makamlarda görev yapıyor, 3 lira için 45 yılla yargılanıyorlar.” diye konuştu.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde partisinin grup toplantısında konuştu.

Hükümetin, başarısızlıkların altında bunaldığı için kendisine bir çıkış aradığını vurgulayan Kılıçdaroğlu, “Bizim bir milletvekili arkadaşımıza acımasızca saldırdılar. Türkiye üzerinden kimyasal silahların Suriye’ye gönderilmesini dile getirdi diye arkadaşımız bir numaralı düşman ilan edildi, Eren Erdem. Hiçbir milletvekilimizi kimseye yedirmeyiz. Hiçbir milletvekilimizi. Bizim milletvekillerimiz namuslu insanlardır, ağızlarından çıkanları bilirler. Belge doküman olmadan konuşmazlar. Konuştuklarının hepsinin de gerekçeleri vardır. Tam bir yavuz hırsız misali. Batmış acaba bir yerlere saldırarak çıkabilir miyim diyor. Çıkamazsın sen o bataktan çıkamazsın, o batağa saplandın sen. Çıkacak aklın da, erdemin yok senin.” ifadelerini kullandı.

CHP Milletvekili Eren Erdem’in hiçbir şekilde Türkiye’yi suçlamadığını, batının neden bu kimyasalları Türkiye üzerinden gönderdiğini dile getirdiğini anlatan Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu: “Sen kimyasalları kendi ülkenden çıkarırken neden yakalamadın? E doğru söylüyor. Daha ne desin? Linç kampanyası uyguluyorlar. Ben Davutoğlu’nun bunu siyasette eleştiri konusu yapmasını anlarım. Bir polemik konusu yapar ve kendine göre eleştirisini yapar ve biz de kendisine cevabını veririz. Bu normal bir demokraside karşılaşabileceğimiz bir olay. Aslında olması gereken şu. Hemen derhal arkadaşımızın beyanları, mecliste yaptığı konuşmalar, İstanbul’da yaptığı basın toplantısı, verdiği önergeler uzmanlar tarafından incelenir ve başbakana sunulur, başbakan o bilgilere göre açıklama yapar. Ama böyle bir bilgilendirmenin olmadığını biliyoruz. Onların amacı bir milletvekili üzerinden bütün yanlışlarını kamuoyu gözünden gizlemek. Bütün amaçları bu, yani yavuz hırsız misali ben bunu anların ama anlamakta zorlandığın başka bir şey var. Bir diktatör bozuntusunun da bu işlere burnunu sokması. Nasıl birisin sen ana muhalefeti suçluyor. Sen meclise geldin 550 milletvekilinin önünde namusun şerefinin üzerine yemin ettin. 78 milyon vatandaşım duy artık namusu ve şerefi üzerine yemin etti tarafsız davranacağına. Namusu ve şerefi üzerine. Erdoğan’a soruyorum bu namus ve şeref kavramı nerede satılıyor acaba, nerede pazarlanıyor bu namus ve şeref? Bir ülkenin cumhurbaşkanı namusuna ve şerefine sahip çıkmazsa kim sahip çıkacak? Tarafsızlığını bozduğun her dönemde ben namus ve şeref kavramını sana hatırlatacağım. Namusu ve şerefi öğreteceğim sana, sözüm söz."

17-25 Aralık’ın yolsuzluk haftası olduğunu vurgulayan Kılıçdaroğlu şunları söyledi: “Bu haftanın özelliği bir hükümetin bir devleti nasıl soyduğuna tanık olduk. O hükümetin devletin elini kolunu bağlayarak savcı, hakim ve polisleri görevden alarak dosyaları nasıl kapattığına tanık olduk. Onlar sanıyorlar ki bu iş bitti. Yemezler, bu iş bitmez. Bu iş bitmez. Bakın böyle bazı önemli yerlere geldiler diye bu işin biteceğini sanıyorlar. Yok öyle bir şey. Bu iş bitmez. Size bütün vatandaşlarım bilsin diye tipik bir örnek vereceğim. 5 Ekim 2015. 16 yaşında 3 çocuk. İstanbul Gaziosmanpaşa’da 3 çocuğun önünü kesiyorlar. 3 lira, bir gözlük ve bir cep telefonunu gasp ediyorlar. Cep telefonunu atıyorlar işimize yaramaz diye. 3 lirayı ve gözlüğü alıyorlar. Sonra yakalanıyor bu çocuklar. 3 lirayı gasp etmekten ötürü 45 yıl ağır hapisle yargılanıyorlar. 45 yıl. Devleti soyanlar belli makamlarda görev yapıyor, 3 lira için 45 yılla yargılanıyorlar. Buradan yola çıkarak Davutoğlu’nun bir cümlesini sunmak isterim. ‘Eğer bir parti görevlisi, görev aldıktan sonra evini, arabasını, yaşam tarzını değiştiriyorsa ben o adamı partiye almam' diyor. İyi de Davutoğlu o zaman ortada parti kalmayacak.”             

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x