Ödüllendirilmiş Ödül Törenleri


Ödül törenlerinin herkesi cezbeden bir yönü vardır. Hem ödül verenler hem de ödül alanlar açısından büyük önem atfedilen bu törenlerin görünen kısmından ziyade görünmeyen kısmı dikkatlerden kaçar.

Gün geçtikçe ülkemizde ödül töreni düzenleyenlerin sayısı artarak devam ediyor. Uluslararası çapta marka haline gelmiş ödül törenlerinin yanı sıra bir de ödül töreni düzenleyerek kendini “var etmek” isteyenler çoğaldı. İşte tam da bu yazımızın konusunu bu niyet ve eylem içinde olanlar oluşturuyor.

Ödül törenleri nasıl düzenlenir? Töreni düzenleyenlerin gerçek amacı nedir? Kimler o ödülleri nasıl alır? Geleneksel hale gelen ödül törenleri başta olmak üzere hemen birçoğunda “Ödülü kim alacak? Bu ödülü gerçekten kim hak ediyor? Ödül alan X kişi ne giyecek? Ödül töreninde X kişisi ile Y kişi karşılaşacak mı ya da tokalaşacak mı?” gibi çok sayıda soru ve merak günlerce tazeliğini korur. Hadi magazin kısmını bir tarafa bırakalım…

Kimin ne giydiği veya kimin kimle tokalaştığından ziyade bu ödül törenlerinde uygulanan “usuller” daha önemlidir. Çünkü ödül törenlerinin asıl amacı ideolojik farklılık gözetmeden, ödülü alacak olanın ortaya bir değer koyması, bir emek koyması ve bunun karşılığında herhangi bir beklentiye girilmeden ödüllendirilmesidir.

Peki, Türkiye’deki ödül törenlerinin tamamı olmasa da birçoğu nasıl yapılıyor dersiniz? İnternet sitelerinden dergi sahiplerine, sivil toplum kuruluşlarından kurumlara kadar birçoğu bu ödül törenlerini ideolojik olmanın yanı sıra maddi karşılık bekleyerek veya kendi PR’nın yapılmasına aracılık edilmesi üzerine gerçekleştiriyor.

Mesela bilmem ne dergisi, hangi internet sitesi, hangi sivil toplum kuruluşu vereceği ödül karşılığında belediyeleri, kamu kurumlarını, siyasetçileri, sendikaları basın yayın kuruluşlarını arayarak, ziyaret ederek “Geleneksel hale getirdiğimiz x ödülleri töreninde sizlere de yılın belediye başkanı, yılın siyasetçisi, yılın sporcusu, yılın iş insanı, yılın bilmem neyi” ödülünü takdim etmek istiyoruz” diyerek niyetlerini beyan ederler.

Ardından “Bu ödül törenine şu siyasetçi, şu bürokrat şu bilmem kim de katılacak. Sizler için büyük prestij olacaktır” deyip, “Ciddi emekler harcadığımız ödül törenimize destek olmanızı, dergimizden şu kadar adet satın almanızı, sitemize şu kadar destek olmanızı, gazetenizde, televizyonunuzda, radyonuzda bu törene yer vermenizi rica ediyoruz” derler.

Henüz kadrosunu bile kuramamış, görevde bir yılını bile doldurmamış, 6-7 aylık belediye başkanları, bürokratlar, siyasetçiler, sporcular veya bilmem kimler, nasıl oluyor da –adı üstünde- “Yılın bilmem neyi” ödülüne layık görülüyor? Diyeceksiniz ki “Sponsorluk diye bir şey var.” Evet, var ama ödül vermenin şartı sponsorluk olamaz! Bir anlamda maddi karşılığını alarak ödül takdim ediyorlar.

Ayrıca bu ödül törenlerinin medyada yer alması için mutlaka kendilerine yakın gazetecileri de ödüle layık görüyorlar. Maalesef birçok kurum, kişi de (kamuoyunun bilmediği) ama kendilerinin maddi destek vererek aldığı ödül ile övünüyor.

O kuruma dergi satarak “Yılın belediye başkanı, yılın sendikacısı, yılın bilmem neyi” diyerek ödül verenler sadece kendilerini kandırmıyor, aynı zamanda hak etmedikleri halde ödül verdikleri kişileri de toplum karşısında küçük düşürüyorlar.

Bunun yanı sıra hiçbir maddi karşılık beklemeden, bin bir zorluk çekerek, objektif olarak, hakkıyla ödül törenleri düzenleyenler de var. İşte bu tür ödül törenlerinin toplum nezdinde kıymeti olur. Aksi halde ödüllendirilmiş ödül törenlerinin hiçbir kıymeti yoktur. Görevde yılını bile doldurmayanların “yılın x ödülünü” alması sizce de garip değil mi?