banner24

banner11

banner31

banner25

banner10

banner30

01.12.2020, 13:16

Sürdürülebilir diyetler hem insan sağlığını hem de gezegen sağlığını koruyor

Dünya giderek farklı bir yer olmaya başladı. Yaşadığımız Covid-19 salgınında Dünya’dan gelen bir mesaj da gizliydi. Dünya bizlere şöyle sesleniyordu; “Tükeniyorum, kaldıramıyorum üzerimde ki bu kadar ağırlığı, kaynaklarım tükeniyor, küresel ısınma artıyor, acil tedbir almalısınız!”. Bilim adamları küresel ısınma ile buzulların hızla erimekte olduğunu ve buzullar içinde yüzyıllardır hapsolmuş virüslerin dünya üzerinde yeni pandemilere neden olabileceği konusunda uyarılarda bulunuyor. Peki ne olmuştu dünyanın var oluşundan bu yana, neydi bu kadar yıkıcı etkilerin sebebi?

Sanayi Devrimi ile Artan İnsan Faaliyetleri

1800’lü yıllarda sanayi devrimi ile her alanda insan faaliyetleri artmaya başladı. Artan bu faaliyetlerle birlikte gezegenimize yayılan karbondioksit gazı ve metan, azot oksit ve florlu gazların, yani sera gazlarının salınımı hızla artmaya başladı. Artan sera gazı salınımları ozon tabakasında büyümeyi ve küresel ısınmayı hızlandırmaya başladı. Bilim adamlarının tahminlerine göre günümüzde 412 ppm. olan karbondioksit oranı, 2050 yılında 550 ppm’e ulaşacak. Bu artış ile birlikte dünyamız +2 derece daha ısınacak. 2 derecelik bir artış kulağa çok da yüksek gelmeyebilir. Ancak buzul çağı ile günümüz dünyası arasında sadece +6 derecelik bir fark olduğunu düşündüğümüzde, +2 derecelik bir artışın dünya üzerinde yaşayan tüm canlılar için ne kadar yıkıcı bir etki yaratabileceğini hayal etmek zor olmasa gerek.

Toprak ve Bitki Verimi Düşüyor

2050 yılı projeksiyon çalışmalar ilginç bilgiler veriyor bize. Ortamda karbondioksit miktarı artışı ile toprakta yetişen bitki daha hızlı büyüyor. Hatta Ay’da dünyaya göre çok daha yüksek karbondioksit oranları altında yapılan bitki yetiştirme çalışmaları da bunu destekliyor. Ancak her şeyin bir zamanı vardır, toprakta yetişen bitki hızla büyüdüğünde topraktan alması gereken vitamin ve mineralleri yeteri kadar alamaz. Ve belki de çoğumuzun kurduğu cümlelerden biri olan “domatesin eski tadı yok” yanında “toprakta yetişen bitkilerin artık besin değeri” yok demeye başlayacağız. Özellikle tüm dünyanın temel besin kaynaklarından biri olan pirinç, buğday ve patates üzerinde yapılan çalışmalar bu besinlerin demir, çinko ve protein oranının %3-17 oranında düşeceğini gösteriyor. Dünya üzerinde 290 milyon insan malnütrüsyonla yaşayacak ve bunların 175 milyonu çinko eksikliğine bağlı, 122 milyonu ise protein eksikliğine bağlı olacak. Gelecek nesiller için yeterli ve dengeli beslenme sağlıklı bir hayatı devam ettirebilmek için yetmeyecek. Peki sadece, daha sağlıklı beslenerek gelecek nesillere de yaşanılabilir dünya bırakabileceğimizi biliyor muydunuz?

Sürdürülebilir Diyetler, Hem Sizin Sağlığınızı, Hem de Gezegen Sağlığını Koruyor

Sürdürülebilirlik son yıllarda sıklıkla duyduğumuz kavramların başında yer alıyor. Kelime anlamı tam olarak; “Gelecek nesillerin kendi ihtiyaçlarını karşılama, yeteneklerinden ödün vermeden mevcut ihtiyaçları karşılayan gelişmelerdir.” Yani bugünün ihtiyaçlarını karşılarken doğal kaynakları korumak ve gelecek nesillere iyi bir çevre bırakmak için yapılan faaliyetlerdir. Beslenme alanında “sürdürülebilir bir diyeti” takip etmek, sizin sağlığınızı korurken gezegen sağlığına da katkı sağlayacaktır. Sürdürülebilir bir diyet modelininin temelinde UNESCO tarafından tarihi miras olarak da kabul edilen “Akdeniz Diyeti” modeline bağlı kalmak vardır. Akdeniz diyeti kısaca; yüksek taze sebze ve meyve, yüksek kompleks karbonhidratlar (baklagiller, bulgur, pirinç, tam tahıllar v.b), yüksek posa alımı, düşük hayvansal yağ (tereyağı, kuyruk yağı), yüksek bitkisel yağ ve yağlı tohumlar (zeytinyağı ve yağlı tohumlar), düşük hayvansal kaynaklı protein, yüksek bitkisel proteini destekleyen bir beslenme modelidir. Bu beslenme modeli sizi kalp damar hastalıkları başta olmak üzere, beslenmeye bağlı bulaşıcı olmayan hastalıklara karşı korurken, gezegen sağlığını da korumaya yardımcı oluyor.

Kırmızı Et Yerine Baklagil Tüketimini Artırarak Sera Gazı Salınımını Azalt!

Karbon ayak izi, birim CO2 cinsinden; ölçülen, üretilen sera gazı miktarı açısından insan faaliyetlerinin çevreye verdiği zararın ölçüsüdür. Kırmızı ette ortalama sera gazı salınımı kg. başına 20 CO2eq iken; baklagillerde bu oran kg başına 0.65’ler civarına iniyor. Kırmızı et yerine baklagil tüketerek sera gazı salınımını 20 kat daha azaltabilirsiniz. Akdeniz diyet modeline uygun olarak daha az hayvansal kaynaklı protein, daha çok bitkisel kaynaklı protein ile hem kendi sağlığınız hem de gezegenin sağlığını koruyabilirsiniz.

Kenarda bir kutuda da sürdürülebilir beslenme ilkeleri başlığı altında şu maddeler yazabilir:

  • Daha çok bitkisel kaynaklı besin & daha az hayvansal kaynaklı besin
  • Daha az atık ve israf; besin hazırlamadan tüketime kadar
  • Yerel ürün tüketimi
  • Beslenmede çeşitlilik ve denge
  • Mevsimine göre beslenme
  • Zehirsiz sofralar; üretici- çiftçi iş birliği

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner3
banner4
9
açık
Namaz Vakti 16 Nisan 2021
İmsak 04:33
Güneş 06:03
Öğle 12:53
İkindi 16:36
Akşam 19:34
Yatsı 20:58
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 32 70
2. Fenerbahçe 33 66
3. Galatasaray 32 62
4. Trabzonspor 33 58
5. Alanyaspor 33 52
6. Gaziantep FK 32 50
7. Hatayspor 32 49
8. Karagümrük 33 49
9. Sivasspor 32 47
10. Göztepe 33 46
11. Antalyaspor 33 42
12. Konyaspor 32 40
13. Ankaragücü 32 36
14. Rizespor 32 36
15. Kasımpaşa 33 36
16. Malatyaspor 32 34
17. Başakşehir 32 33
18. Kayserispor 32 33
19. Gençlerbirliği 32 31
20. Erzurumspor 33 28
21. Denizlispor 32 26
Takımlar O P
1. Giresunspor 30 63
2. Adana Demirspor 30 58
3. Samsunspor 30 58
4. Altay 30 54
5. İstanbulspor 30 54
6. Altınordu 30 52
7. Ankara Keçiörengücü 30 49
8. Ümraniye 30 44
9. Tuzlaspor 30 44
10. Bursaspor 30 43
11. Bandırmaspor 30 39
12. Boluspor 30 35
13. Adanaspor 30 34
14. Balıkesirspor 30 32
15. Menemenspor 30 31
16. Akhisar Bld.Spor 30 25
17. Ankaraspor 30 23
18. Eskişehirspor 30 8
Takımlar O P
1. Man City 32 74
2. M. United 31 63
3. Leicester City 31 56
4. West Ham 31 55
5. Chelsea 31 54
6. Liverpool 31 52
7. Tottenham 31 49
8. Everton 30 48
9. Arsenal 31 45
10. Leeds United 31 45
11. Aston Villa 30 44
12. Wolverhampton 31 38
13. Crystal Palace 31 38
14. Southampton 31 36
15. Brighton 31 33
16. Burnley 31 33
17. Newcastle 31 32
18. Fulham 32 26
19. West Bromwich 31 24
20. Sheffield United 31 14
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 30 67
2. Real Madrid 30 66
3. Barcelona 30 65
4. Sevilla 30 61
5. Real Sociedad 30 47
6. Real Betis 30 47
7. Villarreal 30 46
8. Granada 30 39
9. Levante 30 38
10. Celta de Vigo 30 37
11. Athletic Bilbao 30 37
12. Cádiz 30 35
13. Valencia 30 34
14. Osasuna 30 34
15. Getafe 30 30
16. Huesca 30 27
17. Real Valladolid 30 27
18. Elche 30 26
19. Deportivo Alaves 30 24
20. Eibar 30 23