Eylemlerimiz Ve Söylemlerimiz
Adem Yavuz Irgatoğlu

Adem Yavuz Irgatoğlu

Eylemlerimiz Ve Söylemlerimiz

29 Aralık 2018 - 10:22

31 Mart Mahalli İdareler Seçimleri yaklaşırken sosyal medya bir hayli hareketli. Galiba herkesin kendini en rahat ifade ettiği mecra sosyal medya oldu. Çünkü bu alanda akıllı telefonu olan, klavye başına geçen hemen herkes istediği gibi yazıyor, çiziyor, kızıyor, hatta küfür ve hakaret ediyor. Bunların birçoğu da sahte hesaplar üzerinden yapılıyor maalesef. Kimliklerini gizleyen bu tipler, aslında kişilik bozukluğu yaşadıklarının da farkında değiller.

Bir taraftan da siyasete yeni katılan veya uzun yıllardan beri siyasette varlığını koruyan, korumaya çalışan ama bir türlü istediği yere gelemeyen hemen her partideki bazı isimler, “esip gürleyerek” gündemde kalmaya çalışıyor. Hepsi bir umut rüzgârına bırakmış kendini.

Bir kişiyi, bir kavramı sevmek ve ona saygı duymak arasındaki farkı kavrayan herkes görecektir ki, bu kavramları ya da değerleri savunmak kadar bunları yaşamak/yaşatmak da farklıdır. Bazen zor durumda kalırsınız onları ‘seviyorum’ dersiniz. Kimi zaman da bunlara ‘saygı duyarım’ deyip, onları sevmek zorunda olmadığınızı anlatmaya çalışırsınız. Önemli olan bunu anlamak ve edepli bir şekilde anlatabilmektir. Bu nedenle çoğu kez, basit söylemlere takılıp, geçmişin yanlışlarıyla sürekli gündem oluşturup,“geleceği” unutabiliyoruz.

Son günlerde bunları alenen görmek mümkün oldu. Yaklaşan yerel seçim için liderler partilerinin grup kürsülerinden veya bir vesile katıldıkları toplantılarda mesajlarını vermeye çalışıyor. Milletvekilleri TBMM çatısı altındaki oturumlarda kendilerine ‘yakışanı’ yapıyor. Birçoğu milletin vekili olduğunun gereğini yaparken, bir kısmı da kendisi için ‘şow alanı’ oluşturma gayretinde oluyor.

Bunun en somut örneklerini 2019 Yılı Merkezi Bütçe görüşmelerindeki hem komisyon hem de TBMM Genel Kurul oturumlarında gördük. (Burada isim zikretmeye gerek yok). Koca koca adamlar, milletin vekili olarak Parlamento’da ağza alınmayacak küfürler, hakaretler savurup, komisyonlarda masaların üstünde tekme tokat kavga ederek gazete sayfalarında, televizyon ekranlarında, internet sitelerinde ve sosyal medyadaki taraftarlarının hesaplarında “gündemde kalmanın” büyük gayreti içinde oldular.

Oysa siyasetçilere ve onların konuşmalarına, vaatlerine, eylemlerine, karşı çıktıklarına, destek verdiklerine, birlikte yürüdüklerine bakan herkes, kendine göre bir tercihte bulunuyor. İşin içine yerel secimler girince bu kez parti liderleri ve partilerin yanı sıra, adayların isimleri de önem arz ediyor. Parti liderleri ve yetkili isimler genel siyaseti yönlendirip, siyaset etme biçimini biraz daha ‘sertleştirirken’;yerel siyasetçiler (işleri zor da olsa) halkın tamamını kucaklamanın gayretinde oluyor. (En azından seçim öncesi her adaydan bu yönde mesajlar duyuyoruz.) Tüm bunların testi ise sandıkta halkın tercihiyle belirlenmiş oluyor.

Ne yapmak lazım? İnsanların akıllı olmalarını, onların neleri nasıl konuştuklarına, nasıl eyleme geçirdiklerine bakarak değerlendirebilirsiniz. Yani baş, dil ile tartılır. Dilimizle tartılan bir başımız olduğunu unutmamak lazım. Tatlı ye, tatlı konuş misali, bu kavgacı isimler, hakaretçi tipler, sahte hesapçılar, fırsatçı sanatçı, sporcu siyasetçiler tatlı da yeseler “acı” konuşmaya, gürültü çıkarmaya devam ediyor.

Neyi konuştuğunuzdan ziyade, konuştuklarınızı nasıl telaffuz ediyorsunuz ona bakmak gerekir. Çünkü konuştuklarınız sadece sizi değil herkesi ilgilendiriyor. İlgilendirmekten ziyade, özellikle de siyasetçileri, sanatçıları, sporcuları rol model olarak tercih eden bir gençlik yetişiyor. Sadece gençlikle de bitmiyor. TV ekranlarındaki izler kitlenin büyük bir kısmını da çocuklar oluşturuyor.

Şimdi satranç taşları ellerde, fırsat bekleniyor. Eldeki taşların hepsi “vezir” olmayınca, hareket alanı da daralıyor. Kim hamle yapacak, ne ile yapacak, kaç hamlede mat olacak, herkes ona bakar oldu. Bu nedenle hatırlatmak isteriz ki seçimler geçecek ama insanların geçimi yine devam edecek. O halde üslup adabını bozacak eylem ve söylemlerden hepimizin ısrarla kaçınması lazım.

 

Adem Yavuz IRGATOĞLU

ayavuz.irgatoglu@gmail.com

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar