İnsanın Başkalaşması
Adem Yavuz Irgatoğlu

Adem Yavuz Irgatoğlu

İnsanın Başkalaşması

05 Mart 2019 - 15:12 - Güncelleme: 05 Mart 2019 - 15:12

İnsanoğlu yaptığı eylemlerle kimi zaman başka varlıkların özelliklerini sergileyebiliyor. Dönüşürken farklılık kazandığını düşünüyor ancak kötüleşip bozulduğunun farkına bile var(a)mıyor!

Her gün gazetelerin üçüncü sayfalarında ve TV’deki ana haberlerin ilk sıralarında insanın hayvana karşı şiddetini veya insanın vahşi hayvanlarda bulunan özellikleri sergilediğine şahit olmak zorunda kalıyoruz. 

İnsanın başkalaşırken neler yapabileceğini örneklerle izah etmeye çalışalım. Birinci örneğimiz 2010 yılında Münevver Karabulut’u katledip daha sonra da cesedini parçalayan Cem Garipoğlu’nun bu canice davranışıydı. İnsanın kanını donduran bu vahşet senaryolarını yazanlar ve sergileyenler ne yazık ki bugüne kadar devam edip geldi. Neredeyse her yıl buna benzer vakalarla karşı karşıya kalıyoruz.

İkinci örnek çok yakın bir tarihte İstanbul Kadıköy’de amcasını öldürdükten sonra cesedi parçalayarak çöp konteynerlerine atan İNSAN(!) müsveddesinde saklı. Akli melekesini yitirip, vahşet senaryosunu hayata geçiren F.Ö., amcasını öldürüp ardından da cesedini parçalayarak farklı çöp konteynerlerine atıyor. Gerekçe olarak da “Babam 2015’te beyin kanaması sonucu felç oldu. Amcam ‘Baban gibi sen de yattığın yerden para kazanıyorsun’ deyince öldürdüm” ifadesini veriyor.

Tahammülsüzlüğün, maneviyat eksikliğin, inanç zayıflığının ve kişilik bozukluğunun dışavurumu, tıpkı yırtıcı hayvanlarda olduğu gibi önce “avı” etkisiz hale getirip ardından da parçalara ayırarak gerçekleşiyor! 

Üçüncü örnek ise tüm dünyayı ayağa kaldıran ve herkesin kanını donduran Cemal Kaşıkçı cinayetidir. A. Şimşek, N. Karaman ve F. Ünlü’nün kaleme aldığı “Diplomatik Vahşet” kitabındaki ayrıntılarda bu cinayetin nasıl işlendiği ve insanların nasıl başkalaştığının örnekleri yer alıyor.

Gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın 7 dakika içinde nasıl boğulduğu, cesedinin müzik eşliğinde nasıl parçalandığı ve daha sonraki açıklamalardan da anlaşıldığı üzere, ceset parçalarının Suudi Arabistan Başkonsolosunun konutundaki fırında yakıldığı gerçeği, tam bir vahşetin örneği olarak insanoğlunun başkalaşırken neler yapabileceğini gösteriyor. 

Makam, mevki, hırs, para, şehvet veya ‘zevk’ için insanoğlunun işlediği vahşetler, bir anlamda başkalaştığının da işaretidir. İnsan olma vasfını yitiren kişiler, hazırlanan film senaryoları ya da işlenen bu tür vahşi eylemleriyle hayvanlardan adeta özür dilettiriyor. Yaradılış gereği akletme, düşünme, duygulanma, merhamet etme, şefkat gösterme, iyi ve kötüyü ayırt edebilme yeteneği bulunan insanoğlu, yaptığı eylemlerle tüm bu özelliklerinden uzaklaşarak vahşileşiyor. Oysa en güzel biçimde yaratılan insan, en kötü şekilde yaşam sürüyor. 

Bir de bu tür vahşet duyguları içinde bulunarak insan olma vasfından uzaklaşanlar için temizliğin ve saflığın simgelerinden bildiğimiz bir kedinin örnek davranışını aktarmak isterim. Geçtiğimiz günlerde, Adana’da yalnız yaşadığı evde uyuya kalan ve çıkan yangından zarar görmek üzere olan kadın, kedisinin saçlarından çekilmesi sonucu uyanıp yangından kurtuluyor.

Bir tarafta insanı katleden, katlettikten sonra cesedini parçalara ayıracak kadar vahşi eylemin içinde bulunan İNSAN, diğer tarafta da sahibine sadakati gösterip, onu yaşama tutunduran KEDİ! Hakikaten kim, ne nasıl başkalaşıyor? 

 

Adem Yavuz IRGATOĞLU

ayavuz.irgatoglu@gmail.com

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar