İslam Karşıtı Avrupa'nın Soykırım Karnesi -2-
Adem Yavuz Irgatoğlu

Adem Yavuz Irgatoğlu

İslam Karşıtı Avrupa'nın Soykırım Karnesi -2-

04 Nisan 2019 - 12:49

Dünyada İslam karşıtlığını tırmandıran, İslam’ı terör ile yan yana getiren ülkelerin soykırım karnesine devam ederken bir önceki yazımızda İngiltere örneklerini vermiştik. Çünkü her nisan ayında iftiralarla ülkemizin başına “sözde Ermeni soykırımı” yalanlarıyla musallat olanların asıl aynada kendilerine bakması gerektiği gerçeğini her yerde dile getirmeliyiz. Müsaadenizle bu yazımızda ise Almanya ile devam edip Belçika, İtalya ve İspanya ile devam edelim.

Almanya’nın Namibya’ya Yahudi ve Çingenelere uyguladığı soykırımlara baktığımızda Almanlar 1891’de Namibya’da sömürge oluşturup bölgenin zengin yeraltı kaynaklarını ele geçirerek, bu bölge üzerindeki planları rahatça gerçekleştirmek için yerel Herero ve Nama halkından yaşlı, çocuk, kadın demeden katlettiklerini biliyoruz. Bu katliamlarda yaklaşık 100 bin Namibyalının yok edildiği kayıtlara girmiş durumda. 

Soykırımın baş aktörü Alman General Von Trontha, Namibya’daki amacını şöyle açıklamıştır: “Herero savaşçılarını savaş mahkemesinde yargıladım ve astırdım. Tüm kadın ve çocukları ilanla birlikte çöldeki halka geri yolladım. Diğer yandan büyük oranda hasta olan kadın ve çocukların alınması birlik için ciddi bir tehlike. Onları beslemek de olanaksız. Bu yüzden ulusun kendi içinde yok olmasını, askerlerimizin zehirlenmesinin engellenmiş olmasını daha doğru buluyorum. Ayrıca tarafımdan herhangi bir yumuşaklık Hererolar tarafından ancak bir zayıflık olarak mütalaa edilir.  Şimdi ya kum denizinde ölmeli veya Botsvana sınırına hareket etmeliler. Bu isyan benim 1897’de Doğu Afrika şansölyesine ilettiğim raporlarda belirttiğim gibi bir ırk savaşının başlangıcıdır, öyle de kalacaktır.”

Yine, Von Trotha Leutwein’e 27 Ekim 1904 tarihinde yazdığı bir mektupta şöyle diyecektir: “Doğu sınırının kapatılması ve kendini gösteren her Herero’ya uygulanacak terör, ben ülkede bulunduğum sürece devam edecektir. Ulus yok olmalı.  Eğer bunu tüfekle başaramıyorsam, o halde bu şekilde gerçekleşmeli” diyerek kendince katliamlara bir gerekçe üretiyor. 

Almanların aynı zamanda 1933 ve 1945 yılları arasında mükemmel Alman ırkını oluşturmak amacıyla kendi ırkından olmayan 21 milyon insanı vahşice katlettiklerini de biliyoruz. Bu İnsanları hayvan yerine koyarak tıbbi deneyler için kullandılar! Daha acısı toplama kamplarında fırınlarda yakarak, gaz odalarında zehirleyerek soykırım yaptılar!

Almanya bunu yapar da Belçika eksik mi kalır? Tabii ki kalmaz. Belçika’nın Ruanda ve Kongo’da uyguladığı soykırımlar kendi karnesini oluşturuyor. 1.Dünya Savaşı sonrası yönetimi Belçika’ya verilen Ruanda ve Kongo’da 15 milyon civarında Afrikalının soykırıma uğradığı kayıtlara kara leke olarak geçti.

Diyeceksiniz ki ‘İtalya çok mu masum?’ Asla ve kat’a! İtalya’nın Libya, Etiyopya ve Yugoslavya’da uyguladığı soykırımların yapılacak kısa bir okuma ile hafızalarda canlanacaktır. Öyle ki İtalya 1911’de 1940’lı yıllara kadar Libya’da yüz binlerce Afrikalı Müslümanı katletti. İtalyan diktatör Mussolini Etiyopya’da ve Yugoslavya’da 300 bin insanı katletti.

İtalya bunu yaparken ABD ortaklı İspanya boş durur mu? Elbet de durmayacaktır. İspanya’nın ABD ile beraber Kızılderililere uyguladığı soykırım sonucu 1942 yılında Kristof Kolomb’un ayak bastığında Arawaks’ta nüfusu 8 milyon olan Arawaks yerlilerinin sayısı 22 yıl içerisinde 28 bine indi. Güney ve Orta Amerika’da İspanyollar tarafından gerçekleştiren bu katliamların rakamı en az 7 milyona ulaştı. Ayrıca İspanyol diktatör Farncisco Franco, ülkesinde 30 bin muhalifini de öldürttü.

Avrupa’nın karnelerine kara leke olarak yazılan ve soykırımlarla dolu olan tarihi örneklerine sonraki yazılarımızda devam etmek ümidiyle….

 

Adem Yavuz IRGATOĞLU

ayavuz.irgatoglu@gmail.com

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar