İslam Karşıtı Avrupa'nın Soykırım Karnesi
Adem Yavuz Irgatoğlu

Adem Yavuz Irgatoğlu

İslam Karşıtı Avrupa'nın Soykırım Karnesi

29 Mart 2019 - 15:02 - Güncelleme: 29 Mart 2019 - 15:04

Dünyada İslam karşıtlığını tırmandıran, İslam’ı terör ile yan yana getiren ülkelerin soykırım örneklerine bu yazımızda devam edeceğiz. Bir önceki yazımızda Yeni Zelanda’da Müslümanların katledilmesi olayını anlamaya ve akabinde Birleşmiş Milletlerin raporunda yer alan soykırımlardan ilki olarak, (Müslümanların her geçen yıl sayısının arttığı ve buna karşılık İslam karşıtlığının yükseldiği ülke olan) Fransa’nın, Cezayir başta olmak üzere birçok ülkede uyguladığı soykırım ile katliamların örneklerini aktarmıştık.

Şimdi gelelim yıllarca Yeni Zelanda’yı sömürmüş ve hala orada etkisi olan İngiltere’nin Avustralya Aborjinlerine uyguladığı soykırıma. Avrupalı sömürge güçleri Avustralyalı Aborjinlere farklı dönemlerde soykırım uyguladı. Örneğin İngiltere 1788’den itibaren 1928’e kadar bölgeye sömürmüştür. Siyah, zayıf, gelişmemiş buldukları Aborjinleri hayvan ırkı seviyesinde görüp, “hayvanların ise yaşadıkları topraklarda söz hakkı olamayacağını” söyleyerek, lisanı, sanatı, kültürü olan bu yerlilere soykırım uygulamıştır. 

Soykırımı yaparken en çok kullanılan yöntemlerden biri bölgede suni bir ortam oluşturup güvenlik gerekçesiyle hayvan avlar gibi insanları avlamaktır. Bunun en güzel örneğini İngiltere tarih boyunca yaptı. Öyle ki yakalanan yerlilerin kafaları kesilip ve direnenlere ise bu kafalar ibret olarak sergileniyordu. 

Ordu İngiltere’de farklı yöntemler kullanarak 750 bin Aborjin’in yaklaşık 700 binini vahşice katletmiştir. Elbet de İngiliz sömürgeciler bu anlayışı sadece Avustralya’da değil, diğer sömürgelerinde de esas almışlardır. Avustralya sömürge parlamentosundan Vincent Lesina, parlamentoda yaptığı konuşmada “Bütün bu siyahlar, beyaz adamın yürüyüşünün ilerlemesi için kesinlikle yok edilmelidir” diyerek, aslında soykırımın Batı için gerekli(!) olduğunu ifade etmiştir.

Öyle ki 1883 yılında The Normanton Herald gazetesinde Aborjinlere karşı beslenen benzer ırkçı ve soykırımcı görüşler şöyle ifade edilmiştir: “Siyah bir kişi, acınacak bir halde ve yardıma muhtaç olsa bile, bizim açımızdan suçludur. Böyle bir suçu tüm yeryüzünden tamamen silmek gerekir.” Avrupa’nın insan hakları, demokrasi, özgürlük gibi kavramların arkasına sığındığı gerçek burada yatıyor.

İngiltere’nin soykırım anlayışına bir başka örnek de Avustralya’yı ziyaret eden ünlü İngiliz romancı Anthony Trollope’den okuyalım. Trollope, İngiliz sömürgecilerin Aborjinlere yaptıklarını söyle özetlemiştir: “Biz onların topraklarını ellerinden aldık, ekmeklerini kestik, onları kanunlarımızın birer kobayı yaptık. Bunları biz, bu insanların geleneklerini ve göreneklerini hiçe sayarak, onlara düşmanca kin besleyerek yaptık, kendilerini savunmak istedikleri zaman da onları katlettik. Bütün bunları, onların efendisi olduğumuzu göstermek için yaptık.”

Demek ki İngiltere’nin sömürge zihniyetinin arkasında bir ‘efendilik’ güdüsü de var. Öyleyse bir de İngiltere’nin Hindistan ve Kenya’da uyguladığı soykırımlara bakalım. İngiltere sömürmek amacıyla girdiği Hindistan’da 1876 yılına kadar 25 milyon insanı katletti. Kenya’da ise 300 bin yerli halkı katletti. 2012’de BBC’nin yayınladığı haberlere baktığımızda İngiltere bu soykırım belgelerinin birçoğunu imha ediyor. Yine Malezya sömürge dosyaları da aynı şekilde imha ediliyor.

Tarihi katliamlarla dolu olan Avrupa ülkeleri, bugün demokrasi, insan hakları, özgürlükler ve eşitlikler üzerinden ahkam kesiyor ama tarihleri hiç de öyle söylemiyor. Nisan ayı yaklaştıkça yine sözde Ermeni soykırımı ile Türkiye’yi suçlamaya kalkacak olan Avrupa ve Amerika’nın diğer soykırım örneklerini ileriki yazılarımızda kaleme almaya devam edeceğiz. 

 

Adem Yavuz IRGATOĞLU

ayavuz.irgatoglu@gmail.com

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar