Anadolu'ya Düşen Ay Işığı; Ay ile Ayşe
Reklam
  • Reklam
Ataman Kalebozan

Ataman Kalebozan

Anadolu'ya Düşen Ay Işığı; Ay ile Ayşe

02 Ekim 2018 - 18:33 - Güncelleme: 02 Ekim 2018 - 18:34

Masallar ülkesi ile azaplar ülkesi arasında kalmış bir çocuk:  Barshan.

Ya da ozanı Şerhan.

1932 yılında Kazakistan’ın Jambıl eyaleti Jualı ilçesine bağlı Mınbulak köyünde doğan Şerhan MURTAZA yaşayan bir bilge yazardır. Şu an Almatı’ da oturmaktadır.  Eserleri dünyada birden fazla dile çevrilmiştir. Biz, onun Ay ile Ayşe’sini 2017 yılında tanıdık.   Romanda Kazakistan Jambıl eyaleti Jualı ilçesine bağlı Mınbulak köyünde yaşayan Barshan’ın hayatı anlatılıyor. Güçlü karakter annesi Ayşe’nin yaşam içinde verdiği mücadeleyi, dik duruşunu Ay ile bağdaştırarak çarpıcı bir gerçeklikte ve yalınlıkta anlatılmaktadır. Ay ile Ayşe, yazarın çocukluğunda yaşadığı gerçekleri tüm çıplaklığıyla anlattığı, okuyucudan bir şey saklamadığı kurmacadan tamamen uzak bir romandır. Eserde adı geçen Barshan, yazar Şerhan MURTAZA’ nın bizzat kendisidir.

Kazakistan’ da yeni yetişen yazarlar arasında bir ekol olan yazar, gerçeklerin konuşulamadığı dönemlerde cesur yazılarıyla halkının gönlünde ayrı bir yere sahip olmuştur. Ay ile Ayşe romanı, Kazakistan’ın bağımsızlık döneminde yazılan en iyi roman kabul edilmiştir. Romanda başkarakter olan Barshan, yazarın kendisi, Ayşe de annesidir.  Şerhan MURTAZA, güçlü bir karakter olan Ayşe’nin yaşam içinde verdiği mücadeleyi, dik duruşunu, geleneklerine bağlılığını, çocuklarını tek başına yetiştirmeye çalışmasını gökyüzündeki Ay ile bağdaştırarak Barshan’ın çocuk gözleriyle bize çarpıcı bir gerçeklikte ve yalınlıkta anlatmıştır. 

Yazar kendi çocukluğuna düşen gölgelere kalemiyle ayna tutmuş,  çocukluğunun içinden geçe geçe hayatını kelimeleriyle bize ulaştırmıştır. Dilinde, romanda anlatılanları bizzat yaşamış olmanın verdiği netliğin hüzne düşen cümleleri, çok yerinde ve içtenlikle ifade edilmiştir. Okuyucu, o anı yaşamak isteyerek cümlelerde kalmayı tercih eder hale gelmiştir.  Şerhan MURTAZA’nın kalemi, çoğu yazarda bulunmayan kendisinde doğal olarak bulunan kelime cambazlığı konusundaki ustalığından kaynaklanıyor. Cümleleri usta birer gösteri sanatçısı gibiler. Bu sayede Mınbulak köyündeki Barshan ile Ayşe’ye elinizi uzatsanız saçlarına dokunacakmışsınız gibi her an yakın oluyorsunuz. 

Roman koca bir meydan, yazmak çok özel bir alansa eğer; bu özel alanda kalemle kelamla baş başa kalındığında size teslim olan her kelime yazılacakların özel bir neferi olmuş Şerhan’ın emrine girmişler ve Ay ile Ayşe’ye dönüşmüşler. Günümüz dizilerinde işlenen yavan konulara rast geldiğimde yüzümü buruşturuyorum. Senaristler “Ay ile Ayşe” yi okusalar kendi yazılarının çiğliği karşısında dehşete düşerler. Dizilerde zengin çocukların yaşadığı havuzlu villaların karşısında Barshan ile Ayşe’nin toprağı kazarak kurdukları yetim mağara evleri daha gerçekçi, daha samimi duracak ve çok sevilecektir. Sahte yaşamlar, geçici ve yanıltıcıdır. Gerçekse kalıcıdır. Tıpkı Şerhan Murtaza’nın Barshan’ı, Ayşe’si ve kalemi gibi.

 Şerhan MURTAZA, şüphesiz yüzyılımızın en önemli yazarlarından birisidir.  Kitabı yalnız Türk dünyasında değil dünya coğrafyasında da okunması gereken klasikler arasında yer almayı hak eden bir romandır. Bizlere verdiği “Ay ile Ayşe” için teşekkür ediyoruz. 

Şerhan MURTAZA tarafından Kazakça olarak ele alınan bu kitap, diplomat ve yazar Malik OTARBAYEV tarafından tercüme edilmiştir. Çeviri bir kitabı edebiyat dünyasına kabul ettiren en önemli unsurlardan biridir. Kitabın orijinalindeki duyguları anlatan kelimeleri çevirdikten sonra okuyucuya aynı duyguları, bu çeviri kelimelerle yansıtabilmek zordur. Çevirmen yazar ile okuyucu arasına girmeden görünmez olmalıdır. Duygular eksiltilmeden, fazlalaştırılmadan, farklılaştırılmadan bizlere aktarılmalıdır. Metne bağlı kalınarak ve aynı zamanda da okunabilirliği arasında bir denge kurularak aktarma yapılmalıdır. Bu da zaman ister, emek ister, maharet ister.  Harcadığı zaman, sarf ettiği emek, sahip olduğu maharet sayesinde Malik OTARBAYEV, çeviri yaparken görünmez olmuş, sanki kitabı yazarın kendisi Türkçe olarak yazmış hissini vermiştir. Dilin incelikleriyle nasıl uğraşılacağını çok iyi bilen Sayın OTARBAYEV’ in çevirisi ile bize sunulan bu muhteşem kitabı en yakın zamanda okumanızı öneririm. 

Bazı bölümlerini okurken gözyaşlarımı tutamadığım Ay ile Ayşe’nin umarım yüreğinizdeki yeri kalıcı olur.

 

Ataman KALEBOZAN

atamankalebozan@hotmail.com

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar