Beni Sırtımdan Vurun
Ataman Kalebozan

Ataman Kalebozan

Beni Sırtımdan Vurun

01 Kasım 2016 - 13:59 - Güncelleme: 01 Kasım 2016 - 14:01

Safiye BAYAT

Ev Hanımı - Gazi

34 Yaşında

İstanbul-Boğaziçi Köprüsü’nde vuruldu.

 

Sırtıma çantamı alıp aceleyle evden çıktım. Yollar bomboştu. Sokaklar karanlığa bürünmüştü. . “Bu insanlar neredeler?” diye söylenerek hızlı hızlı yürümeye devam ettim. Bir kadın olarak yalnız başıma yürüyordum ve karanlığa attığım her adımda daha güçleniyordum. Daha büyüyordum. Daha kararlı oluyordum. Korkmuyordum. Sessizliği yırtan bir itfaiye sireni duydum. Bana doğru geliyordu. İçerdekiler yanıma yaklaşınca bağırıp el kol hareketleriyle bir şeyler anlatmaya çalıştılar ama anlayamadım. Yola devam ettim. İlerdeki dönemeci döndüğüm an polislerimizi gördüm. Koşarak yanlarına gittim.

 “İzin verin!” dedim.

“İzin verin geçeyim. Şunlarla konuşayım!” dedim ilerdeki asker kılığına girmiş teröristleri göstererek. Bu memleketin çocuklarıydık. Aynı dili konuşuyorduk. Aynı toprağın suyunu içip buğdayını yetiştirmiştik. Bunu yapamazlardı. Yapamayacaklardı. İzin vermeyecektim. Ben bir kadındım belki bana silah doğrultmazlardı. Geçmeme izin vermediler. Bana engel olamayacaklarını anlayınca da:

“Çok istiyor. Bırak gitsin.” dediler.

Askerlere doğru ilerledikçe onlar:

“Gelme!” diye bağırıyorlardı. Durmadım. Yürümeye devam ettim. Komutanlarının önünde durdum:

 “Ne yapıyorsunuz siz? Yaptığınız yanlış.”

Komutan kolumu, canımı almak istercesine kinle sıkıp beni geldiğim yere doğru itti. Sendeledim. Doğrulup tekrar karşısına dikildim.

“Ben buraya bir tek çantamla geldim. Silahım yok. Yanlışınızdan dönün! Bunu niye yapıyorsunuz?” diye yine bağırdım. Komutanın gözleri katil gözlerine benziyordu. Ben hayatımda hiç böyle bir yüz ifadesi görmemiştim. Tanktaki askerlerden biri:

“Komutanım bunu içeriye alalım mı?” diye sordu. Benimle dalga geçer gibiydi. Asker kılığındaki teröristin gözlerine dik dik baktım. Komutan beni tartaklamaya başladı. Sürekli gitmem için bağırıp duruyordu ve bağırtısı tekrar kendine geri dönüyordu. Etkilenmiyordum ki. Onun karşısında bir kadın vardı. Bir anne vardı. Bir ev hanımı. Silahsız bir halk vardı. Bir Türk vardı ve bunların hepsi puzzle olup birleşerek benim toprağımda bir bütün oluyordu. Bu bütünü kimse bozamazdı. Derin derin nefes aldım.

 “Yok !” dedim kendime “Pes etmeyeceğim!”  Onlar gidene kadar, vazgeçene kadar, ölen, hapis olana, yok olana kadar buradan direneceğim. Mücadele edeceğim. Komutanları elimde duran telefonu kaptığı gibi yere çarptı. Silahını yanağıma dayayarak:

 “İşte sizi analarınız bu gün için doğurdu!” diye tısladı. Silahını hemen yüzümün yanından havaya doğru ateşledi. Namludan çıkan ateş parçaları tülbendimin üzerinden yüzüme doğru saçıldı.

 Kalbim teklemeye başlamıştı. Ellerim titriyordu. Öyle seviyordum ki vatanımı  arkamı döndüm. Kollarımı iki yana açtım. Bağırdım:

          “Beni sırtımdan vurun!”

         “Beni sırtımdan vurun!”

        Sırtım katillere dönük polise doğru yürümeye başladım.

       “Siper al.” diye bağırdı katil.

        “İndirebildiklerinizi indirin!”

 

Ataman KALEBOZAN

atamankalebozan@hotmail.com

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar