İmkansız Vuslat
Ataman Kalebozan

Ataman Kalebozan

İmkansız Vuslat

06 Nisan 2015 - 13:30

Şimdi düşecek diye geçirdim içimden. Daha bunu düşünür düşünmez hızlı hızlı koşan küçük kız tam yanımda yere kapaklandı. Ağlamaya başladı. Hemen eğilip:

“Tamam, tamam geçti. Hop oldun.” diyerek çocuğu hem yerden kaldırıp hem de ailesi nerde diye etrafıma bakındım.

”Kızım, ben sana yanımdan ayrılma demedim mi?” diyen sesle durdum.

Bu ses…

Kızına koşan bu kadın…

Elimi yüreğimin üstüne koymama sebep oldu. Direkten dönen gol misali çakıldım kaldım. Sanki yıllar tepemden aşağıya boşaldı. İçim titredi. Keşke şu anda benim yerime çakma bir ben olaydı. O yaklaştıkça ben kalakaldım.

***

Zamansız anılardaki arkadaşım, bana bir davetiye uzatıp:

”Evleniyor” demişti.

“Bu hafta çarşamba, saat 20.00’da.”

Nereden ödünç aldığımı hatırlayamadığım bir ifadesizliğe bürünerek almıştım davetiyeyi. İçime düşen ateşi fark ettirmemeye çalışarak "ya!" diyebilmiştim. Sesim titremeden sahtekâr sevinçlerimi ekleyerek "Allah mutlu etsin" diyebilmiştim. Arkadaşım elime davetiyeyi tutuşturup gitmişti. İnanmıyordum. O bana bunu yapamazdı. Elimdeki davetiyeyi açıp, ismini başka bir adamın ismiyle yan yana görünceye kadar da inanmamıştım. Sanki eve ölüm gitmişti. Zile bastığımda annem kapıyı açınca:

“N’oldu?” demişti. Bembeyaz olan yüzüme bakarak.

“Evleniyormuş...”,

“Kim evleniyormuş?” ,

“O...” demiştim.

Herhangi bir Türk filminin gözü yaşlı seyircisi misali mendil uzatmıştım lüzumsuz kayıplarıma ve lüzumsuz kayıplar da hiç olmadık zamanlarda çıkıverirdi insanın karşısına. Yok oluyordum. Ölecek kadar çok acı çekiyordum. İçimde tutuşan yanmalar sanki ağulanıp ağıtlarını çoğaltıyorlardı. Sevgilinin gidişi şuramdan bir şeylerin kopuşuydu. Yüreğimin beyaz sayfaları ayrılığın karalarına çarpıyordu şimdi. Tıpkı sana dokunurken yüreğimin çarpması gibi. Ayağımda yazlık iskarpinlerle ayazda kalmıştım. Hatıralar dibe vurmaya can atarak ayrılığın küpeştesine dizilmişlerdi.

Laf... Laf... Laftı hepsi...

Evleniyordu...

Bu çarşamba... Saat 20.00 da...

***

Ve şimdi yıllar sonra yere düşen küçük bir kızı teselli ederken, o çıkagelmişti. Karşımdaydı. Beni gördüğü yerde donakaldı. Yaşlanmıştı biraz.  Biraz da kilo almıştı ama bakışları aynıydı. İçim ezildi. Şöyle şuramdan ılık ılık bir şeyler aktı. Utanmasam ağlayıverecektim. Hesap soracak gibi bakmak istedim ama bakamadım. Seni, yalnızca seni severek ölebilirdim demek istedim ama söyleyemedim.

Söylemedim.

İlk o konuştu. Sesi şaşkın çıktı. "Merhaba" dedi. Yıllar öncesinin tanıdık tınısıyla merhaba dedi. Sanki hiç gitmemişti. Birden marketteki herkesin bana baktığını, içimdeki sesleri duyduğunu sandım. Güvelenmiş anıların eski bir film şeridinden ortalığa sarhoşça saçıldığını sanıp, telaşla kalktım küçük kızın yanından. Bana uzattığı eli sıktım.

"Merhaba" dedim.

“Bu, benim kızım Aylin” dedi, kucağına alırken.

“Hiç değişmemişsin, hâlâ aynısın.” dedi. Buruk gülümsedim. Acaba eşi de burada mıydı? Tedirgin oldum bir an. Karşılaşmak istemezdim doğrusu.

“Buraya taşındık, hemen marketin arkasındaki sokağa. Sen neler yapıyorsun? Nasılsın?” diyordu. Sanki onsuz yıllar hiç yaşanmamıştı. Zaman donmuş ve pat diye bu ana gelmişti.

“İyiyim, sağ ol." diyebildim gözlerine bakmamaya çalışarak. Aramızda bir sessizlik oldu.

Her şey nasıl da sıradandı. Kelimeler, sorular, etraftaki insanlar, rafa dizilmiş alıcısını bekleyen çikolatalar, sarı önlüklü saçı yağlı kasiyer kız, önümdeki alışveriş sepeti, sepetin içindeki akşam yemeğine alınmış salata malzemesi ve ben. Bir tek "o" sıradan değildi. Bir tek onun ela gözleri, içimdeki yarımlığı, yaşanılmamışlığı, ona ait olan yüreğim.

Cep telefonum çaldı. Açtım:

“Serdar, bitmedi mi daha alışverişin? Seni bekliyoruz canım.”

“Tamam, geliyorum.” dedim eşime. Telefonu kapattım. Ela gözlerine son kez bakıp elimi uzattım “Hoşça kal” dedim. “Beni evde bekliyorlar.”

Arkamı dönüp marketten çıktım.

Yıllar gelip geçmişti. Yüreğimin hüzünlü tellerinden bir kelebek uçup gitmişti.

 

Ötesi laf… Laf… Laftı.

 

 

 

 

 

 

 

Ataman KALEBOZAN

atamankalebozan@hotmail.com

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar