MUHANNET AŞKLAR GERİ DÖNMEYECEK
Ataman Kalebozan

Ataman Kalebozan

MUHANNET AŞKLAR GERİ DÖNMEYECEK

02 Kasım 2015 - 13:24

“Sen hiç bekleme beni.” dedi.

“Babam söz vermiş Halil Ağaya. İkimizi de öldürürler.” dedi.

Gittiler.

***

“ Sevgiliye,

Ben, hayatım boyunca seni beklemiştim. Yollarda, sırf sana rastlarım diye yürümüştüm. Kimselere yüz vermemişti yüreğim, yalnız seni sevebilmek için. Sevgili, sevgiden doğuyordu ve ben senin sevgilin olabilmek için doğmuştum. Bana her bakışında, gözlerimin kıyısından salınıp yüreğime akardın. Sana her bakışımda kırık dökük bir hüznün yolculuğuna başlardım. Yüreğim senin için atardı. Hep ben seni severdim.

Ben, seni severdim.”

Ercan daha fazla yazamadı. Günlüğünü kapatıp çantasına koydu. Başını oturduğu koltuğa yasladı. Dışardan bakan biri onu yorgun bir yolcu sanabilirdi oysa içinde yangınlar vardı. Deli gibi sevdiği kıza evlenme teklif etmiş ama o kabul etmemişti. Sebep olarak da evliliğe hazır olmadığını söylemişti. Ercan’ı vazgeçemediği bir aşk ve kabullenemediği bir ayrılıkla baş başa bırakıp gitmişti. Ölüm Allah’ın emri, ayrılık olmasaydı diyenleri şimdi ne iyi anlıyordu ama anlamak neye yarardı ki? İç çekerek başını camdan tarafa çevirdi. Hızla akıp giden ne varsa onu seyretmeye koyuldu.

Ercan, ani bir kararla tayin istemişti. Kimsenin uğramadığı bir yeri yazınca da hemen atamasını yapmışlardı. Bavuluna atletlerini, çoraplarını, kitaplarını, hazanlarını, terk edilmişliğini, günahlarını, acılarını koyup binmişti sekiz on beş trenine. Kompartımanda kendinden başka kimse yoktu. Dört kişilik yerde tek başına oturuyordu. Demir tekerleklerin raylar üzerinde çıkardığı sesler tek yoldaşıydı. Yirmi dört yaşındaydı. Öğretmendi. Askerden gelir gelmez Mine’yle buluşmuş ve ona evlenme teklif etmişti. Daha üniversitenin ilk yıllarında birbirlerini sevmişlerdi. Derslere birlikte çalışmışlar, aynı hayalleri kurmuşlar, birlikte mezun olmuşlardı.

Ercan, Mine’ye çok âşıktı.

Mine ise Ercan’ın bu tutkusuna âşıktı.  Arkadaşları, onlara evlenecekler gözüyle bakarlardı.

Ercan hatıralarının ayrıntılarını tek tek hatırlarken trenin istasyonda durduğunu ve yeni yolcuların bindiğini fark etmemişti bile. Kompartımanın on bir numaralı kapısı açıldı, içeriye orta yaşlı bir adam başını uzatarak baktı. Hemen yanı başında yere bakan bir kız vardı. Adam:

“İyi yolculuklar, hemşerim.” deyip Ercan’ı tepeden tırnağa süzdü. Ercan, adamın selamını başını sallayarak aldı. Uzattığı ayaklarını derleyip topladı. Trenin camına doğru iyice kaydı. İçeri girmekle girmemek arasında kalan orta yaşlı köylü adam orada öylece duruyordu. Gözleri ışıl ışıldı.

Ercan:

“Buyurun.”  dedi. Bu yeni gelen yolcular onu huzursuz etmişlerdi. Buyurun dedikten sonra tekrar başını cama doğru çevirdi ve sustu.

Adam, kızı Ercan’dan en uzak köşeye oturttu. Kız bakışlarını yerden kaldırmadı. Gözlerini trenin zeminine dikip öylece kaldı. Elleri dizlerinin üstünde eğreti bir şekilde oturdu. Hiç konuşmadı. Elleri kınalıydı. Yasemin, kendinden büyük ve hiç tanımadığı eşiyle bu durağın köyünden, son durağın köyüne gelin gidiyordu. Babası böyle uygun görmüştü. Böyle de olmuştu. Yasemin’in oralarda büyüklere karşı gelinmezdi. Babalar ne derse o olurdu. Kızlar susardı. Anneler susardı. Duvağını başına örtüp baba evinden çıkarken büyükleri:

“Bundan sonra senin yerin kocanın evi. Anasını anan, babasını baban belle. Sen onların namususun. Ne derlerse yap. Saygıda kusur etme. Bu yolculuğun gidişi olur, dönüşü olmaz, bilesin. Evliliğin hayırlı olsun. Yüzümüzü ak eyle.”  demişlerdi. Baba evinden gelin olup çıkarken Yasemin, sesini çıkaramamıştı büyüklerine. Oysa köylerinden Hasan’a sevdalıydı. Birbirlerine söz vermişlerdi.

Söz vermişti babası Halil Ağaya.

 

 

Ercan ile Yasemin, yüreklerinde birbirlerinden habersiz aynı acıyı taşıyan iki yabancı yolcuydular.   Nereye varacaklarını bilmeden çıkmışlardı yola.

Ercan için aşk, geri dönmeyeceğini bilerek beklemekti.

Yasemin için aşk, sevdiğinin canı için kendi canını yakmaktı.

Bu vagonda aşk, muhannet bir ayrılığa sarılıp çıktıkları yolculuktan bir daha geri dönmemekti.

 

Dönememekti.

 

 

 

Ataman KALEBOZAN

atamankalebozan@hotmail.com

 

 

 

 

 

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar