Nasıl Yazar Olunur?
Reklam
  • Reklam
Ataman Kalebozan

Ataman Kalebozan

Nasıl Yazar Olunur?

04 Ağustos 2018 - 11:34

Yazar olmak konusunda çok yazıldı. Bir zamanlar ben de,yazar olmak istiyorum ama nasıl olacağım,yazmak istiyorum ama nereden başlayacağımdiye sordum. İnternette de sorguladım. Sıkça rastladığım iki tavsiye vardı; önce okuyacaksın,çok okuyacaksın deniyordu sonra yazacaksın hiç durmadan yazacaksın deniyordu. Zaman zaman da bu iki öğüdün sıralaması yer değiştiriyordu ama bu iki öğütezici çoğunlukla değişmiyordu. Hatta hâlâ aynı yerlerinde kök salmış şekilde duruyorlar. Üzerleri de örümcek ağı kaplanmış.

Oysaki yazmak isteyen kişi önce düşünmeyi bilmeli, öğrenmeli. “Düşünme” sözcüğünün birbirinden oldukça farklı iki anlamı vardır. Biri “muhakeme gücü”dür, öbürü ise “hayal gücü” dür. (Prof.Dr. Cihan Dura) Yazmak isteyene de hem muhakeme etme hem de hayal kurma lâzımdır. Yazıcı insan,yazacakları hakkında düşündükçe derinleşebilmeli, derinleştikçe eksiklerini fark edebilmeli. Bu noktaya gelen kişi eksiğini gidermek için zaten okumaya başlar. Araştırmalar yapar. Empatiler kurar. Görmeye başlar. Masanın kırık bacağını inceler. Neden kırıldığını kurgular. Kırık bacaktan eline kıymık batar. O anda gayri ihtiyari elini sallar, kanayan parmağını emer. Acıdan yüzünü buruşturur. Buruşan yüzüne çizgiler eklenir. Çizgiler derinleşir. Bu derinlerde kelimeler belirir. Kelimeler kıymıkları saplandıkları yerden çıkarır. Kıymık kelimeye bürünür, canlanır, kanlanır. Peş peşe dizilip tamamlanır.

Kıymık acısız çıkmaz tabii. Acıya katlanılacak. Masanın bacağının nasıl bir maddeden yapıldığı sorusu ise geçiştirilecek. Anlatmak için yanına bile yaklaşılmayacak. Çünkü okuyucu zekidir.

Sahi, demir kıymık var mıdır?

Böyle işte, yazdıkça yazasınız gelir. Yazdıkça yazar olasınız gelir. Yazdıkça da hemen yazar olunmaz ki. Onu da nereden çıkardınız? Daha yazdıklarınız okunacak. Beğenilip kitaplaşacak. Orada burada satılacak. İmza günleri düzenlenecek. Ünlü yazarların önünde kuyruklar oluşacak. Basımevinin tertiplediği imza gününde, ünlünün uzağındaki masadayancı olunacak. İsminizin yazdığı başına da yazar sıfatı eklendiği kâğıdın arkasında gururla oturulup önünüzden her gelip geçene kasaptan ciğer dilenen yavru kedi misali bakılacak.Komşuda pişer bize de düşer diye kuyruğa girenler çaktırmadan süzülecek. Beyin gücüyle, bana da gelin bana da gelin diye evrene mesajlar iletilecek.O ara belki bir iki tanıdık gelip hatra binaen kitabınızı alacak. Coşkuyla onlara sevgili ya da canım falancığım diye başlayan hitabetlerle imza verilecek. Aradan birkaç gün geçince okudu mu, beğendi mi acaba diye merak içinde kıvranılacak. Beklenilecek ki o eş dosttan telefonlar gelsin,watsappatebrik mesajları düşsün. Nafile şekerim, bekledim de gelmedin durumları her türlü paçanıza yapışacak. Bu duygudan kaçış yok. Gelmeyecek, düşmeyecek. Çünkü okumayacaklar ya da okuyacaklar. Sizi görünce de tabldot yemekleri misali “Aa, çok güzel yazmışsın!”cümlesi ağızlarından çıkacak. Yalan! Külliyen yalan!Beklediğinizderin yorumlar, duyulmak istenen kelimeler tek başlarına ya da sürü halinde karaya vuracaklar. Bu kelimelerin karaya vurmasının farklı sebepleri olabilir tabii. Yazarlar dünya genelinde gerçekleşen bu tip olayların ancak yarısının sebebi hakkında bilgi sahibi olabildiklerini söylüyor. Yayınevi çarpması, kıskançlık krizine girmiş yırtıcı kişilerin saldırısı, ilham perisinin uzun zaman bekletmesi nedeniyle güçsüzleşen kelimeler karaya vurabilir. Tüm bu aşamalar geçildi diyelim. İkinci kitabınızı çıkarmaya hazırlanıyorsunuz. Çünkü yazdıklarınız süreklilik kazanmaya başlamış. Ve word sayfalarındaki uğraşlarınız klavyede parmak kası yapmaktan öteye geçmiş.Artık yazar modunda yazıyorsunuz.Haydi gözünüz aydın!

Ama bir dakika lütfen,

Ben size mutlaka çok okuyun demedim.

Ben size hiç durmadan yazın demedim.

Ben size mutlaka günlük tutun demedim.

Ben size bunları tavsiye etmedim.

Ne yapıp edinizdüşünmeyi ve derinleşmeyi öğreniniz dedim. Görünüz dedim.

Ve bunu kendinize sevdiriniz.

Merak etmeyin, tüm bu aşamalardan geçtikten sonra, yazdıkça yazar olursunuz zaten.Marifet klavyedeki parmakta değil gören yürekte yazdıran beyinde. Kolaylıklar diliyorum yazar adaylarına.

Ataman KALEBOZAN

atamankalebozan@hotmail.com

YORUMLAR

  • 7 Yorum
  • Mine Karsavuran
    2 ay önce
    Nasıl da kendine has keyifli bir yazı olmuş. Okurken hem keyif aldım hem kendimden birşeyler buldum hem de daha nice tespit değerlendirme ve yorumlarınızı okumak için sabırsız bir halde buldum kendimi. Öncelikle emeğinize sağlık teşekkür ederim keyifli yazınız için. Sıkılmadan okumak keyif almak bir yana yazının da ana düşüncesi gereği düşündürtmesi efsane olmuş. Benim için ayrıca bir efsane yazı olmasının sebebi felsefe mezunu biri olarak okul yıllarıma ilk ders günlerime geri dönmem oldu. Felsefe tüm bölümlerin başı temeli diğer tüm bölümler felsefeden doğmuştur cümlesi her dersimizde geçerdi. Ve nitekim de öyleydi aslında felsefenin temelinde o*** düşünmek anlamak enine boyuna irdelemek temellendirmek yapı***dırmak yeniliklere açık olmak çok yönlü düşünebilmek ...temel konular başta kabül edilmesi gerekenlerdendi. Tabi bunlar sorgusuz sualsiz olmazdı. Araştırmak okumak zamanla okuduğunu yine okumak tartışmak bilgi alışverişi gerçekleştirmek mühimdi. Birçok filozofun düşünceleri felsefeleri ideolojileri dün bugün ve yarın için nasıl kalıcı... işte tam bu noktada sevgili Ataman Kalebozanın da bahsettiği düşüncenin etkin gücünden kaynaklı. Harika yazı için ;hiç bitmemesi ,etkisini katlayarak artırmasını dilediğim yazarlık için yazılmış bu güzel yazı için tekrar tekrar teşekkürler ???? ???????????? tebrikler.
  • Tuba Kızıltuğ
    2 ay önce
    Kelimelerle bilgiyi, sevgiyi, hayatı, mutluluğu, hüznü, aşkı yani yaşamı sunar yazarlar... Çok teşekkür ederim çok güzel bir yazı olmuş emeğinize yüreğinize sağlık...
  • Mühendis
    2 ay önce
    Yazar olma konusunda farklı bir bakış açısı olmuş. Çok yararlı bir değerlendirme yazısı. Teşekkürler.
  • Melek ISIK
    2 ay önce
    Yazar olmak istiyenler için faydalı bir yazı gerçekten. Teşekkürler
  • Nermin Ekşi
    2 ay önce
    Çok güzel tebrik ediyorum.
  • Melek
    2 ay önce
    Yazar olmak isteyenler için faydalı bir yazı olmuş gerçekten .Teşekkürler
  • Fatma Keskinkılıç
    2 ay önce
    Yazmak için çok ince bir yürek lazım, zerafetle lisana dökülmesi lazım hissettiklerinin. Bunlar sizde fazlası ile var zaten. Her zaman yüreğinize, dilinize kaleminize sağlık saygıdeğer Hocam.

Son Yazılar