Bir, Üç, Beş…
Aziz Dolu Atabey

Aziz Dolu Atabey

Bir, Üç, Beş…

30 Mayıs 2016 - 09:29

Bir ölüm, cinayet; bin ölüm, istatistik.. Bir kadın satan, pezevenk; bin kadın satıp, vergi rekortmeni olana ‘sayın’ muamelesi.. Çürümüşlüğün, insanlıktan çıkmışlığın bariz vesikası, vesikalı toplumlar bir yerde. Ve vesayet yönetimlerinin (regime/rejim) kol gezdiği Ortadoğu mezarlığında istatistiğe kaydolmakta bütün ölümler.


Ortadoğu, iptidai hayatların sürdüğü, sürüldüğü, süründüğü topraklar.. Kum deryaları arasında kaybolmuş; kaybedilmiş bir medeniyet.. Bu bölgedeki ülkelerinin birçoğu Sosyalist fırkaların (party) tahakkümünde.. Sosyalist fırkaların ve bu fırkaların başında bulunan faşist diktatörlerin.. Emevî’den kalma bir miras.. İslâm, Araplaştırma vasıtası.. İster Hıristiyan ol, ister Kıpti.. Ama Arap olur; Arapça konuşursan mesele yok.. Türk’ün din anlayışına pek uymayan hâl ve şartlar bunlar.


Misal bir cariyelik meselesi; müessesesi.. Son Peygamber zamanında hiç olmamış ve olmayacak bir vukuat.. Emevîlerle başlayan sapkın bir uygulama.. Esir edilen genç erkekler, orduya; kızlar, haremlere doldurulmuş. İşgal ettikleri makamları kerhaneye çevirmiş adamların başa gelmemesi daha hayırlıdır elbette. Ama gelmiştir bir kere. Son Peygamberin emaneti Hz. Hüseyin’in canı, kanı pahasına üstelik.. Özbekistan dolaylarında katledilen 200 bin suçsuz, günahsız Türk de cabası!. Ve Kerbela için ağıt yakan Türk, bu 200 bin soydaşını, kandaşını unutmuştur dîne, halel; dîne, zeval gelmesin diye.. Haddizatında Türk, kendini unutmuştur!.


Söz cariyelikten açılmışken, Hz. İsa’ya -hâşâ- “Tanrı’nın oğlu” diyen Hıristiyanlar makbul, diri diri peygamber kesen Yahudiler makbul de; Tanrı gibi Tanrı olan, tek olan, gökteki Tanrı’ya inanan Türkler ellerinde tahrif edilmiş -sözde- kutsal kitapları olmadığı için hor görülmüştür ne yazık ki. Baba, Oğul ve Kutsal Ruh diye söze başlayan Romalılara “Sizler şaşırmışsınız. Tanrı’nın oğlu mu olur? O, tektir!” diyen Başbuğ Atilla’nın kavmine yapılanları Allah (cc) hoş görür mü acaba? Sahi Kudüs için gözyaşı döken zevat Kazan’daki, Kaşgar’daki, Karabağ’daki zulmü, soykırımı niye görmez ki? Öyle ya “Arap’ın, Acem’e; Acem’in, Arap’a üstünlüğü yoktur. Üstünlük ancak takvadadır.” diyen; İstanbul’un fethini gerçekleştirecek olan kumandanı ve ordusunu kutsayan Son Peygamber, Türk’ten bîhaber (habersiz) miydi ki, birileri kalkıp da Türk dilini, Türk irfânını (culture/kültür) “yok hükmünde” sayıyor. Dahası uzaydaki (kâinat) canlı-cansız bütün varlıklar, yaratılanlar sonsuz güç sahibi Yüce Tanrı’nın birer ayeti iken, Türk, bu ayetlerin dışında bırakılıyor. Bu cüret, bu cesaret, bu haddini bilmezlik nereden geliyor Allah aşkına?


Bir, üç, beş… Şehitler, şehadetler, gâziler… Bir, üç, beş… Minareler, kubbeler, köprüler… Sinanlar, Pîri Reisler, Itrîler… Bir, üç, beş, yedi… Mete Han, Emir Timur, Fatih Sultan Mehmet, Sultan Selahaddin, Sultan Baybars, Babür Şah, Nadir Şah... Bir, Gâzi Mustafa Kemal Atatürk; üç, beş… Ve Türk, bir ölür; bin dirilir. Ve Yüce Tanrı, her şeyin en iyisini bilir!..
Ve bir yakarış (dua): Tanrı, Türk’ü korusun ve yüceltsin!..

 

 

 

 

 

 

*** film izle *** izle

 

Aziz Dolu Atabey

http://azizdolu.blogcu.com/

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar