Pandemi ve Ticari Hayat
Gürsel BARAN

Gürsel BARAN

Ankara Ticaret Odası Başkanı

Pandemi ve Ticari Hayat

11 Ağustos 2020 - 12:24

Tüm dünyayı etkisi altına alan Kovid-19 salgınıyla mücadele sürecinde Türkiye çok başarılı bir sınav verdi. Ülkemizde ilk vakanın görüldüğü 11 Mart tarihi haftası haber bültenlerinde paylaşılan görüntüler gelişmiş dünya ülkelerinin içinde bulunduğu vahim tabloyu ortaya koyuyordu. Türkiye salgının yayılmasını engellemek için tedbir alma noktasında çok hızlı ve dinamik bir yapı ortaya koyduğu gibi bu çabanın ekonomik sonuçlarını bertaraf etme noktasında da yapıcı çalışmalara ivedilikle imza attı.

Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan önderliğinde, Hükümetimiz, özellikle Sağlık Bakanımız Sayın Fahrettin Koca, basiretli bir yönetim anlayışıyla kararlar alıp uygulamaya koyarak sürecin en az hasarla atlatılmasını sağladı. Hazine ve Maliye Bakanımız Sayın Berat Albayrak tarafından açıklanan “Ekonomik İstikrar Kalkanı Paketi” reel sektörün desteklenmesi üretim ve istihdamın devamı açısından önemliydi. Destekler, dinamik bir yapıyla ihtiyaca göre güncellendi.

Ankara Ticaret Odası olarak biz de bir yandan hizmetimizi kesintisiz sürdürmek için tedbirlerimizi alırken diğer yandan ekonomide çarkların mümkün olan en üst düzeyde dönebilmesi, sektörlerin kan kaybetmemesi için gayret sarf ettik. 160 bini aşkın üyemiz arasından seçilerek gelen 429 Meclis ve Komite üyemizin her biri bu süreçte Yönetim Kurulu üyesi gibi çalıştı. 67 Meslek Komitemiz sektörlerinin nabzını tek tek, işletme işletme tutarak, sorunları tespit edip, çözüm önerilerini ortaya koydular. Yönetim Kurulu olarak, Meclis ve Komite üyelerimizle sürekli iletişim halinde olduk, Komite toplantılarına katılarak sektörleri yakından takip ettik. Komitelerimizin ortaya koyduğu görüş ve önerileri Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’ne (TOBB ) ve ilgili Bakanlık, kurum ve kuruluşlara aktardık, sorunların çözümüne yönelik azami gayret sarf ettik, etmeyi de sürdürüyoruz.

Salgınla mücadele çerçevesinde bir yandan sektörlerimiz için çalışırken diğer yandan Ankara Ticaret Odası’nın fiziki binası içerisinde de tedbirler aldık. Bina girişlerine termal kameralar ve ateş ölçüm cihazları yerleştirdik. Bina içerisindeki çeşitli yerlere el dezenfektanları koyduk. Periyodik aralıklarla Odamızı dezenfekte ettirerek hijyen standartlarını en yüksek seviyede tuttuk. Sosyal mesafe ve hijyen kurallarının önemini hatırlatan afişler asarak hem çalışanlarımızın hem de üyelerimizin sağlığını korumaya özen gösterdik. Bu tedbirleri günlük yaşamın bir parçası haline getirerek devam ediyoruz.

İçinde bulunduğumuz süreç ile birlikte dijitalleşmenin önemini bir kez daha anlamış olduk. Ankara Ticaret Odası (ATO) olarak bir süredir internet üzerinden verdiğimiz kayıt sureti ve ihale durum belgelerini dijital olarak üyelerimize sunmanın yanı sıra Ticaret Sicil Tasdiknamesi, Merkez Nakli Belgesi, Şube Açılış Belgesi ile İflas ve Konkordato Belgelerini de elektronik ortamdan verebilir hale getirdik. Ticaret Bakanlığı İç Ticaret Genel Müdürlüğü ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin hayata geçirdiği projeyle birlikte 1 Temmuz itibariyle pilot oda olarak seçilen odamızda ticaret sicili gazeteleri 2 saat içerisinde yayımlanmaya başladı. Bu uygulama ile de ticarette işlemleri hızlı gerçekleşmesi ihtiyacı karşılanmış oldu. Amacımız, dijitalleşme yoluyla ticaretin pandemiye karşı bağışıklığını güçlendirmek.

Üyelerimizin sürece ilişkin görüş ve önerilerini alarak ilgili kurum ve kuruluşlara iletmek amacıyla “Üye Destek Masası“ oluşturduk. Salgın sebebi ile ihtiyaç duyulan ürünlere fahiş fiyat koyan firmaların tespiti için “Disiplin Kurulu”nu devreye soktuk. Yıllık Üyelik ve Munzam aidatı öteleyerek her koşulda üyelerimizin yanında olmaya çalıştık.

Basın açıklamaları yaparak üyelerimizin sorunlarını dile getirdik. SGK primi gibi tüm ödemelere kolaylık getirilmesini talep ettik. Talebimiz olumlu sonuçlandı. Bütün sektörlerin birbiriyle ilişkisinin altını çizerek mücbir sebep kapsamının genişletilmesini istedik. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) öncülüğündeki “Nefes Kredisi”ne en çok destek sağlayan Oda olmamızın yanı sıra süreçten etkilenen şahıs işletmeleri için de kredi desteği girişimlerinde bulunduk. Başarıyla sonuçlanan bu girişimimiz sayesinde şahıs şirketlerimiz de “İşe Devam Desteği-Küçük İşletme Can Suyu Kredi” desteğiyle finansmana kolaylıkla ulaşabilir hale geldi.

Kovid-19 maddi manevi her anlamda sınandığımız bir sürecin başlangıcı oldu. Haziran ayından itibaren ülke olarak yeni normal sürecini deneyimliyorduk. İşletmelerimizin açılması, faaliyetlerini eskisi gibi sürdürmesini beklerken ikinci dalga tehlikesiyle karşı karşıya kaldık.

Öncelikli konumuz sağlık. Sadece kendimiz için değil ailemiz için, işletmelerimizde çalışan personelimiz için,  dostlarımız için, , ülkemiz için ve en önemlisi Dünya için Sağlık Bakanlığımız tarafından açıklanan tedbirlere harfiyen uymamız şart. İleride birbirimize daha sıkı sarılmamız için pandemi sürecinde mesafemizi korumamız gerekiyor. Fakat bu süreçte ekonomiye mesafe değil yalnızca tedbir koymalıyız. Artan vaka sayılarını unutmadan sosyal hayatımıza devam etmemiz gerekiyor. Alınan her tedbir ve gösterdiğimiz bütün çabalar bize daha güzel bir gelecek sağlayacaktır. Bu konuda biz ATO olarak her zaman üyemizin yanındayız ama vatandaşlarımıza da bazı sorumluluklar düşüyor. Mesafemizi koruyarak, maskemizi takarak ve hijyen kurallarına uyarak sosyal hayatımıza devam edebilir, ekonomimize katkı sağlayabiliriz. Salgını önce çevremizden ardından ekonomimizden silmeliyiz.  Pandemi ile mücadele zorlu ve aşamalı bir süreç fakat biz istikrarlı bir biçimde sorumluluklarımızı gözeterek ticaretimizi sürdürürsek bu günleri en az hasarla atlatacağımıza hatta bu yılın, Türkiye’nin yerli üretim ve ihracata dayalı büyümesi için önemli bir yıl olarak kayda geçeceğine inanıyorum.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar