Hayırlı olsun Hayırlar!
Muratcan Işıldak

Muratcan Işıldak

Hayırlı olsun Hayırlar!

31 Ocak 2017 - 09:04

Kıymetli Kardeşim, Kıymetli Büyüğüm

Siyaset ile yatıp kalktığımız bugünlerde, çeşitli anketler yapılmakta ve çeşitli algı yönlendirilmeleri sağlanmaktadır. Bu durum ne kadar gerçekleri yansıttır tartışılır ancak önemli olan bu algı yönlendirmesinin yapısıdır.

Bu referandumu ülke için bir ölüm kalım meselesi olarak görenlerin sayısı bir hayli fazla. Kuşkusuz ülke için çok ciddi bir eşik. Oylama sonucunda hayır çıkması durumunda Meclis erken seçime gidecektir ve yeni bir Meclis yapısı kurulacaktır.

‘Ya osun ya da busun’ zorlamasını kaldıracak bir ülke değil. 

Ancak izlenen politikalar ile “ Evet veya Hayır “ kapsamı iki yönlü bir çalışmanın sezgini sunmaktadır, bir açıdan iktidar 1.Kasım seçimlerinde 49% oy almıştır ve stratejisini bu yönde kurdu ise tablo farklı olacaktır ancak strateji Cumhurbaşkanlığı seçimleri oy sonucu baz alınarak kuruldu ise yani %51.49 durum farklı olunacaktır. Unutmamak gerekir ki bu seçim partilerin yarışı değildir. Ya osun ya da busun anlayışı iki taraflı kutuplaşmayı sağlayıp yukarıda belirtilmiş olan oy oranlarını muhafaza düşüncesidir.

1.Kasım 2015 seçimlerinde %87,6 katılım oldu ve yaklaşık 750.000 oy geçersiz sayıldı, şimdi mesele strateji ve güven. Bu rakamları göz önünde bulundurulduğu zaman doğru bir hamle ile bütün anket verileri değişmiş olacaktır.

Kampanyalarda kullanılacak yöntem ve üslup belirleyici olacaktır, klasik kampanyaların başarısız olacağı bu seçimde kırmadan, dökmeden, hakaret etmeden, ideolojik tartışmalara çok girmeden, yani meseleyi siz biz kavgasına taşımadan “HAYIR” kampanyası yürütecek bir kitle bu gidişata farklı bir katkı sağlama durumu söz konusu olabilir.

Durum bu iken Evet kanadı seçime 44.0% EVET, 56.0% HAYIR orantısı ile başlamakta ancak yansıtırları psikolojik oran ise 51.0 % EVET, 49.0 % HAYIR.

Peki, durum böyle iken ne yapılmalıdır;

Maddelerden birçok seçmenin haberi maalesef yok, bu durumda maddelerin ne ifade ettiğini doğru ifade etmek lazım topluma. Veri analiz yapılarak oluşumları iyi anlamak lazım.

Zafer baskın yapanındır, doğru!

Ancak bizim kültürümüzde bir kişi üç kişiye el kaldırmak yok iken, bir kadına saldırmak hem de zor durumda bir kadına saldırmak, bizim kültürümüze ne kadar yakıştı? Baştan yine anlıyoruz ki hem suçlu hem güçlü düşüncesi tekrar bu seçim ön plana çıkacak ve duygulara yön verilmesi istenecek.

Sonunda sormak istediğim husus ise, Seçim söz konusu olduğunda biz genellikle sandık güvenliğini konuşuyoruz. Bu da çok haklı bir şey, bunun da sonuna kadar sağlanması gerek. Özellikle son iki seçimdir Türkiye olarak sandık güvenliğinin örgütlenmesini ve organizasyonunu sağlamaya çalışıyoruz. Çünkü vatandaş olarak müdahil olabildiğimiz tek yer orası. Ama sistemin uçtan uca, sandıktan daha Ankara’daki konsolidasyona kadar, parçalarına baktığımda, en yumuşak karnı İlçe Seçim Kurulları. Buralarda ve data-center’e müdahil olabileceğimiz nokta yok. Özellikle data-center’da YSK dışında müdahil olan hiç kimse yok ve bu çok büyük problem. Bu sistemin yumuşak karnı, ki manipülasyon yapılıyorsa en çok yapıldığı yer, sandıklar değil, merkez ve ilçelerdeki seçim kurullarıdır. Biz sandığı koruyoruz ve sandıktan bir tutanak çıkarıyoruz. Sandık belki doğruyu yansıtıyor ama İlçe Seçim Kurulu’na gidip bu bilgi bozulduğunda biz bunu ancak ve ancak seçimden sonra görüyoruz ve o da sandık tutanakları elimizde varsa.

Bu tartışmaları önlemek için, son iki seçimde partilere birer şifre vererek veri akışını görebilmeleri sağlanmıştı. Seçime giren partiler o gece, yapılan işlemin trafiğini görsünler diye yapıldı bu, fakat şunu unutmayın bu bir zincirdir. Size verilen izleme izni İlçe Seçim Kurulu’ndan bilgiler girildikten sonrasına ait. Ankara’ya veri akarken, Ankara’daki pekiştirme verilerini size izletiyorlar. Bakın burada da güvenlik açığı var ve eksiklik var. İlçe Seçim Kurulu’nda bu veriler manipüle ediliyorsa, siz o gece manipüle edilmiş veriyi görüyorsunuz aslında. Kaldı ki, bu veriyi görüyor olmanız, sandıktaki verilerle tuttuğu anlamına da gelmiyor. Sadece siz önünüzden akanı bir nehirden akan su gibi izliyorsunuz. Ama o suyun başında, suya bir müdahale yapılmışsa, bir şey katılmışsa bunu göremezsiniz.

Muratcan Işıldak

muratcanisildak@gmail.com

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar