KKTC'de Sorun Varmış!
Muratcan Işıldak

Muratcan Işıldak

KKTC'de Sorun Varmış!

13 Mayıs 2019 - 11:49 - Güncelleme: 13 Mayıs 2019 - 11:51

Türkiye, 45 yıl önce 20 Temmuz’da, garanti anlaşmalarından doğan haklarını kullanarak Kıbrıs’a çıkarma yaptı.

Kıbrıs Barış Harekâtı, yalnızca Kıbrıslı Tükler için değil, Rumlar için de barışı ve huzuru getirdi; aynı zamanda Yunanistan’da cuntanın devrilmesine yol açarak, bu ülkeye de demokrasinin gelmesini sağladı.

Kıbrıs Barış Harekatı yapılmamış olsaydı, bugün Kıbrıs’ta bir Türk varlığından dahi söz etmek mümkün olmayacaktı.

1974’te özgürlüğe, huzura ve barışa kavuşan Kıbrıslı Türker’in can ve mal güvenliği, geleceği; Türkiye’nin Kıbrıs üzerindeki vazgeçilmez hakları ve ne yazık ki şimdi Avrupa Birliği’ne kurban edilmek istenmektedir.

         Konu çıkmaza sokuldu

  • Tarafımızdan, Kıbrıs Rum Kesimi’nin fiilen tanınması ve KKTC’nin varlığının inkar edilmesine yol açacak taahhütler içeren 17 Aralık 2004 Zirve Kararları’na, Müzakere Çerçeve Belgesi’ne boyun eğdi; Türkiye’ye Gümrük Birliği Ek Protokolü’nü imzalattı.
  • Hem ulusal davamız Kıbrıs konusunu çıkmaza sokmuştur, hem de AB’ye tam üyeliği hayal haline getirdi.
  • Aynı dönemde, daha işin başında, “Çözümsüzlük çözüm değil”, “Her zaman bir adım önde olacağız” diyerek, Kıbrıs’ta ödün vereceğini açıkça ortaya koyan düşünce KKTC üzerinde orantısız bir politika ortaya koymuştur,
  • Gelecekte Kıbrıs’ta Türk varlığının sonunu getirecek Annan Planı’nı kabul etmeleri için Kıbrıslı kardeşlerimize büyük baskılar yapıldı,

Annan Planı uygulanabilseydi, geride bıraktığımız birkaç yılın içerisinde KKTC diye bir devlet olmayacaktı; onun yerinde iki bölgeli federasyona dayalı ama kısa süre sonra fiilen Rum üniter devletine dönüşecek olan “Birleşik Kıbrıs Cumhuriyeti” bulunacaktı.

Türk tarafındaki yaklaşık 25 köy Rumlara teslim edilmiş, Türk bölgesine 60 bin Rum göç etmiş, 40 bin Türk askerinden 34 bini Türkiye’ye geri çekilmiş olacaktı.

Karpaz Bölgesi Rumlar’ın eline geçmiş, Türk tarafının ekonomik yapısı çöküş noktasına gelmiş, mal-mülk yüzünden iki toplum arasında yeniden büyük bir huzursuzluk doğmuş, açılan davalar nedeniyle Ada’da tam bir kaos yaşanıyor olacaktı.

57. Hükümet döneminde, 1999 Helsinki Zirvesi’nde, diğer üyelerle eşit koşullarda ve Kıbrıs bir ön koşul olmaksızın Türkiye’nin AB üye adaylığı kabul ettirilmiş ve bunlar belgelere yazdırılmıştı.

            .

        

Gelecek daha iyi olacak

Bütün bu olumsuz koşullara karşın bugün bağımsızlık bayramlarını kutlayan KKTC vatandaşı kardeşlerimiz geleceğe kötümser bakmamalıdır.      Yakın gelecekte, yeni dış politika ile Kıbrıs’taki haklarımız da korunur; Türkiye AB’ye de girer

Bazı arkadaşlar bu süreci İngiltere süreci ile bir tutuyor;

Buyurun size “ BREXİT”

Britanya AB’den ayrılmak için referandumu tamamladı. Halkın %52’si çıkalım derken %42’si kalalım dedi. Ayrılma yönünde 17 milyon 400, kalalım diyenler ise 16 milyon 100 bini buldu. Eski Londra Belediye Başkanı Boris Johnson “AB’den çıkalım kampanyasını yürüten isimdi. Bu başarı ile muhafazakâr parti başkanı ve başbakan Cameran’u siyaset dışı bıraktı.

Ayrılık Süreci:

  1. Kararla bir üye devletin birlikten ayrılma kararının uygulanmasını belirleyen Lizbon Anlaşması’nın 50. Maddesi devreye girecek.
  2. İngiltere’nin AB’den ayrılma süreci, AB Konseyi’ne referandum sonucunun resmen iletilmesiyle başlar.
  3. Bildirinin ardından, İngiltere ve Birlik arasında tüm konuları içeren müzakere süreci başlayacak.
  4. AB ile İngiltere arasındaki müzakerelerin uzatılmasına karar verilmezse süreç 2 yıl uzar
  5. Müzakereler sonucunda verilen “çıkış anlaşması” AP’nda ve AB Konseyi’nde onaylandıktan sonra yürürlüğe girecek.
  6. 50. Madde kapsamında çıkış müzakereleri tamamlanana kadar Birleşik Krallık AB’nin üyesi olarak kalmaya devam edecek ve AB yasaları İngiltere için geçerliliği koruyacak.

 Selam olsun siz dostlara, Selam olsun #KKTC...

 

muratcanisildak@gmail.com

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar