Tek Adam Değil, Güçlü Meclis!
Muratcan Işıldak

Muratcan Işıldak

Tek Adam Değil, Güçlü Meclis!

07 Şubat 2017 - 10:01

“Egemenlik. Kayıtsız Şartsız Milletindir”

Unutmamak gerekir ki, Anayasa Değişikliği teklifindeki, yetkileri, yalnız mevcut Cumhurbaşkanına, sadece bugün için verilen yetkiler değildir. Öngörülen değişikliklerin kabul edilmesi halinde, her kim Cumhurbaşkanı olursa olsun, ülkemizi dilediği gibi ve hesap dahi vermeden yönetebilecek, yasaları değiştirebilecek, tek başına sistemi dizayn edebilecek güçte olacaktır.

23.Nisan 1920’de savaş koşullarında dahi tek bir kişinin iradesi yerine, bütün halkın iradesi tercih edilmiş ve TBMM kurulmuştur. TBMM, halk adına yasama yetkisini kullanır ve HALK iradesini temsil eder. İçinde bulunduğumuz zor günlerin ancak, bu milletin kurtuluş mücadelesi ile kurduğu meclisi; daha da güçlendirmek ve tüm toplumu kucaklayan bir hale getirerek aşılacağını düşünüyorum.

Yeni Anayasa olarak sunulan bu Anayasa, sivil bir anayasa değil, burada sorulması gereken neden bizim fikirlerimiz sorulmadan bir Anayasa paketi hazırlandı? 2005 Yılında Avrupa Birliği Anayasa oylama sürecine bakıyorsunuz birçok platform da çeşitli görüş alışverişleri ve fikir toplantıları ile süreç oluştu.

Fransa'da 4 Ekim 1958'den bu yana devam etmekte olan cumhuriyet yönetimidir.

1958'de ülkede karışıklıklar başlar. Cezayir Bağımsızlık Savaşı yüzünden bir iç savaş tehlikesi baş gösterir. Tehlikelerin önlenmesi için General Charles de Gaulle'ün yeniden göreve çağrılması düşünülür. Politikacılar, kurumlar ve toplumsal örgütler arasında bu konuda görüş birliği oluşur.

De Gaulle görevi, cumhurbaşkanının yetkilerini artıran yeni bir anayasanın kabulü koşuluyla kabul edebileceğini bildirir. Bunun gereği yerine getirildi. Yarı başkanlık düzeni diye adlandırılan bugünkü düzeni kuran anayasa hazırlanır ve halkoyuyla kabul edilir.

Peki bu Beşinci Cumhuriyet ne kadar tarafsız bakmak lazım ,

 49. maddenin 3. fıkrası 1958 yılında yürürlüğü giren 5. Cumhuriyet Anayasası’nda mevcut. Maddeye göre bir yasa meclis onayına sunulmadan devlet başkanına gidebiliyor. Ancak bu durumda 58 milletvekilinin imzasıyla hükümete gensoru önergesi verilebiliyor. Mutlak çoğunluğun sağlandığı durumda da hükümet devrilebiliyor.

Yasa bugüne kadar 86 defa kullanıldı ve meclisteki tartışmalarla uygulandığı yasaların geçmesi engellendi. Hükümetin düşmesi ihtimaline karşı da iktidarlar işlerini garantiye almadan bu yola başvurmuyorlardı. Bugüne kadar verilen 50 gensoru önergesinde de hükümet düşmedi.

Sosyalist Parti iktidarının da yasayı bu şekilde onaylarken güvencesi elbette tekrar seçilememe ihtimalini göze alamayan milletvekilleriydi. Hükümet düştüğünde seçim yapılacak ve bu vekillerin vekillikleri tehlikeye düşecekti. Buna güvenen iktidar 49. maddenin 3. fıkrasını uyguladı ve mutlak çoğunluk için gereken sayı 288 iken gensoru önergesi 244 milletvekilinin desteğini alabildi.

İktidarın bu yasayı uygulamaya koyması da Fransız sokaklarındaki muhalefete hareket kattı. Daha önceleri Hollande’nin antidemokratik olduğunu söylediği 49. maddenin kaldırılması için Başbakan Valls imza kampanyası bile yürütmüştü.

Ancak onaylanması yasanın uygulamaya konulması anlamına gelmiyor. Şimdi sırada senato var. Eğer senatoda yasa taslağında değişiklik öngörülürse yasa tekrar meclise gelecek. Senatoda çoğunluğu da muhalefet oluşturuyor. Bu durumda senatoda değişiklik öngörülmesi ihtimali oldukça yüksek.

Sistem bu düzeyde iken, Anayasa Mahkemesi ülkede hakem görevi görmekte, Bağımsız bir meclis yapısı oluşmuş ve Senato yapısı ile tamamlanmıştır. Cumhurbaşkanının Meclise girişi yasak, uzun lafın kısası güçlü bir Denge ve Denetleme modeli oturmuş bir yapı.

Cumhurbaşkanı 2 nedenden dolayı imza atmıyor.
1 - Anketler çok kötü ki hepimiz biliyoruz Erdoğan anket konusunda herkesten iyidir. 
2 - 23 Nisanı hedefliyorlar referandum günü için. (Eğer son gün imzalarsa oluyor) Bu adım kutuplaşmayı ciddi körükler. Benden söylemesi….

Muratcan Işıldak

muratcanisildak@gmail.com

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar