Yeni Anayasa Yeni Türkiye
Muratcan Işıldak

Muratcan Işıldak

Yeni Anayasa Yeni Türkiye

12 Aralık 2016 - 09:33

Teklif az önce meclise dolayısıyla da kamuoyunun önüne gelmiş oldu. Benim görebildiğim kadarıyla en problemli düzenlemelerden bir kaçı hızlıca:


"Md 5- Yedek Milletvekilliği – Cumhurbaşkanı  TBMM üyesi seçilmişlerden kaç kişiyi  CB veya bakan yaparsa mecliste o kadar sandalye boşalacak ve oralara yedekler gelecek. Dolayısı ile CB uygun kentlerden bazı kişileri bakan yaparak TBMM aritmetiğini ÇOK BÜYÜK ÖLÇÜDE her an değiştirmek hakkını kazanıyor.  

 

Md. 7- TBMM işlevsizleştirilmiştir. 

 

Md 9-  CB  - 

·         CB yardımcıları ile bakanları atar ve görevlerine son verir.

·         ÜST DÜZEY KAMU YÖNETİCİLERİNİ  (Kimler bunlar?)  atar ve görevlerine son verir.

·         MİLLETLER ARASI antlaşma akdeder ve yayımlar. 

·         TSK kullanımına karar verir. 

Sadece bu dört yetki zaten BAKANLAR KURULU  ve  TBMM’yi tümü ile işlevsiz ve gereksiz hale getirmekte. Hükümet programı, güven oyu, Meclis araştırması v.b. gibi tüm kavramları da devre dışı bırakmakta.  

 

Md.11 – CB yardımcıları ve bakanlar, CB tarafından atanır ve görevden alınır. TBMM üyeleri, CB  yardımcısı ve bakan olarak atanırsa üyelikleri sona erer. 

BU durumda atananlar kadar  yedek MV meclise girer, meclis aritmetiği CB ‘nin istediği gibi her an değişime tabi olacaktır. Seçimden 3000 MV ile çıkan bir CB iki – üç kabine manipülasyonu ile TBMM de üye sayısını 350/ 380 e birkaç ayda çıkartabilir.  NEDEN SEÇİM YAPIYORUZ Kİ, sadece Cumhurbaşkanı seçelim gerisini o yapsın. 

 

Md 14  - Üst düzey kamu görevlilerinin (kimler bunlar?)  atanmalarına ilişkin usul ve esaslar CB kararnamesi ile düzenlenir. 

Anayasa değişikliğinde Cumhurbaşkanı’nın yetkileri yeniden belirlendi. Anayasa’nın 104’üncü maddesinde yapılmak istenen değişiklikle Cumhurbaşkanı’nın mevcut yetkilerinin arasına kararname çıkarma gibi eklemeler yapıldı. Bunlara ilişkin sınırlamalara da Anayasa değişiklik metni içinde yer verildi. Buna göre;

"Cumhurbaşkanı Devletin başıdır. Yürütme yetkisi Cumhurbaşkanı’na aittir. Cumhurbaşkanı devlet başkanı sıfatıyla Türkiye Cumhuriyeti’ni ve Türk Milletinin birliğini temsil eder."

"Cumhurbaşkanı yardımcıları ile bakanları atar ve görevlerine son verir."

"Cumhurbaşkanı, yürütme yetkisine ilişkin konularda Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarılabilir. Anayasanın ikinci kısmının birinci ve ikinci bölümlerinde yer alan temel haklar, kişi hakları ve ödevleriyle dördüncü bölümde yer alan siyasi haklar ve düzenlenmesi öngörülen konularda Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarılamaz. Kanunda açıkça düzenlenen konularda Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarılamaz. Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile kanunlarda farklı hükümler bulunması halinde kanun hükümleri uygulanır. TBMM’nin aynı konuda kanun çıkarması durumunda Cumhurbaşkanlığı kararnamesi hükümsüz hale gelir. Cumhurbaşkanı, kanunların uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabilir. Kararnameler ve yönetmelikler yayımdan sonraki bir tarih belirlenmemişse, Resmi Gazete’de yayımlandıkları gün yürürlüğe girer. Cumhurbaşkanı ayrıca Anayasada ve kanunlarda verilen seçme ve atama görevleri ile diğer görevleri yerine getirir ve yetkileri kullanır."

Anayasal değişikliğin 13’üncü maddesinde Cumhurbaşkanı’na Olağanüstü Hal ilan etme yetkisi veriliyor. Ayrıca bu maddeyle sıkıyönetim de Anayasa’dan çıkarılıyor. Bu yetki şu ifadelerle tanımlanıyor:

Ayrıca Cumhurbaşkanı’na yeni hükümet sistemine uyarlanmak üzere üst düzey kamu görevlilerini Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle atama yetkisi ve merkezi idare kapsamındaki kamu kurum ve kuruluşlarının kuruluş görev ve yetkilerini düzenleme yetkisi de metinde düzenleniyor.

Yürütme yetkisi, Cumhurbaşkanı’na verildiği için bütçe yetkisi de yine Cumhurbaşkanı’na geçiyor. Anayasa değişiklik teklifi metninde Cumhurbaşkanı’nın bütçeyi mali yılbaşından en az yetmiş beş gün önce Meclis’e sunacağı belirtiliyor.

Teklifin 10’uncu maddesi ise artan yetkilerle birlikte MHP’nin üzerinde durduğu “cezai sorumluluğu” şu şekilde düzeniliyor:

"Cumhurbaşkanı hakkında, bir suç işlediği iddiasıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tamsayısının salt çoğunluğunun vereceği önergeyle soruşturma açılması istenebilir. Meclis, önergeyi en geç bir ay içinde görüşür ve üye tam sayısının beşte üçünün oyuyla soruşturma açılmasına karar verebilir."

"Soruşturma açılmasına karar verilmesi halinde, Meclis’teki siyasi partilerin, güçleri oranında komisyona verebilecekleri üye sayısının üç katı olarak gösterecekleri adaylar arasından her siyasi parti için ayrı ayrı ad çekme suretiyle kurulacak bir komisyon tarafından soruşturma yapılır."

"Komisyon soruşturma sonucunu belirten raporunu iki ay içinde Meclis Başkanlığı’na sunar. Soruşturmanın bu sürede bitirilememesi halinde komisyona bir aylık yeni ve kesin bir süre verilebilir."

 

Bu fıkraların hemen altında ise Cumhurbaşkanı’nın Yüce Divan’a nasıl sevk edileceği tarif ediliyor:

"Rapor başkanlığa verildiği tarihten itibaren on gün içinde dağıtılır, dağıtımından itibaren on gün içinde Genel Kurul’da görüşülür. Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tam sayısının üçte ikisinin gizli oyuyla Yüce Divan’a sevk kararı alabilir. Yüce Divan yargılaması üç ay içerisinde tamamlanır, bu sürede tamamlanamazsa bir defaya mahsus olmak üzere üç aylık ek süre verilir, yargılama bu sürede kesin olarak tamamlanır. Hakkında soruşturma açılmasına kararı verilen Cumhurbaşkanı seçim kararı alamaz. Yüce Divan’da seçilmeye engel bir suçtan mahkum edilen Cumhurbaşkanı’nın görevi sona erer. Cumhurbaşkanının görevde bulunduğu sürede işlediği iddia edilen suçlar için görevi bittikten sonra da bu madde hükmü uygulanır."

Teklifin 19’uncu maddesi önerilen yürütme sistemine paralel olarak “Başbakanlık” kurumunu Anayasa’nın çeşitli maddelerinden çıkaran düzenlemeler içeriyor. Burada gerekçe de "Önerilen hükümet sistemine uyum sağlamak amacıyla" diye ifade ediliyor.

Çok tartışılan düzenlemelerden biri de metnin 21’inci maddesinde yer buldu. Anayasa’nın 101’inci maddesinde yer alan "Cumhurbaşkanı seçilenin, varsa partisi ile ilişiği kesilir" ibaresi düzenleme yayınlandığı tarihte yürürlüğe girmek üzere kaldırıldı.

Yani, referandumdan kabul oyu çıkması durumunda Cumhurbaşkanı’nın isterse bir partiye üye olması ve o partinin genel başkanı olmasının önünde bir engel kalmadı.

Anayasa değişiklik teklifinin ikinci maddesinde 550 milletvekili sayısının 600’e çıkarılması düzenlenirken, seçilme yaşı ise 18’e düşürüldü.

Yapılma istenen değişikliğe göre, Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Cumhurbaşkanlığı seçimleri beş yılda bir aynı gün yapılacak. Süresi bitenler yeniden milletvekili seçilebilecek.

12’inci maddede Cumhurbaşkanlığı ve Türkiye Büyük Millet Meclisi seçimlerinin yenilenmesi düzenleniyor. Buna göre Cumhurbaşkanı seçimlerin yenilenmesine tek başına karar verebiliyor. Ancak bu durumda Cumhurbaşkanlığı seçimi ile Meclis seçimi birlikte yenileniyor. Meclis ise beşte üç çoğunluk ile yani vekil sayısının 600’e çıkması durumunda 360 vekille bu kararı alabiliyor. Teklif şu şekilde:

"Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tamsayısının beşte üç çoğunluğu ile seçimlerin yenilenmesine karar verebilir. Bu halde Türkiye Büyük Millet Meclisi genel seçimi ile Cumhurbaşkanlığı seçimi birlikte yapılır.

Anayasa değişiklik teklifi ile ara seçimlerin de artık gündemden kalkması öngörülüyor. Bunun yerini Türk siyasi hayatına yeni bir kavram daha girmesi öngörülüyor; Yedek vekillik.

Anayasa’nın 78’inci maddesine "Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliğinin düşmesi, düşürülmesi, ölüm ile diğer boşalma hallerinde boşalan üyelikler aynı siyasi partinin yedek milletvekilleriyle doldurulur." ibaresi eklendi. Bu yedek milletvekilleri ise şöyle tarif edildi;

"Siyasi partilerin seçim çevrelerindeki milletvekili aday listelerinde bulunup da seçilmeyen adaylar bulundukları sıra esas alınarak, yedek milletvekili sayılırlar. Ayrıca siyasi partiler genel seçimlerde her seçim çevresinde en az iki olmak üzere seçilecek milletvekili sayısının beşte biri oranında, bağımsız adaylar ise bir yedek milletvekili aday gösterirler."

Metinde yer alan geçici madde ile Cumhurbaşkanlığı seçimleri ve genel seçimlerin 3 Kasım 2019 tarihinde yapılması öngörüldü.
Cumhurbaşkanı’nın seçilme kriterlerinin de yeniden tarif edildiği teklifte sadece Meclis’te temsil edilen siyasi partilerin değil en az yüzde 5 oy almış siyasi partilerin de aday göstermesi önerildi.

Disiplin mahkemeleri dışında askeri mahkemelerin kurulamamasının yanı sıra Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun yapılanması konusunda da değişiklikler önerildi. Kurul’a Meclis’in de üye seçmesinin önü açıldı.

Buna göre 12 üyeden oluşacak ve ikiye ayrılacak HSYK’nın 5 üyesini Cumhurbaşkanı, 3 üyesini Yargıtay üyeleri, 1 üyesini Danıştay üyeleri, 2 üyesini ise Türkiye Büyük Millet Meclisi seçecek.

İçişleri Bakanlığı’na bağlanan Jandarma Genel Komutanı’nın artık Milli Güvenlik Kurulu üyesi olmaması da bu teklifte düzenleniyor.

Yorumum ise: Anayasa Değişikliği Kanun Teklifi, Türkiye'yi bir nevi zaman tünelinden geçirerek, 1876-1908 döneminde uykuya bırakılmış Meclis'e götürüyor.

 

Muratcan Işıldak

muratcanisildak@gmail.com

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar