Hacı Bayram alanı mı Universal Stüdyoları mı?
Pınar ÖZTÜRK

Pınar ÖZTÜRK

Hacı Bayram alanı mı Universal Stüdyoları mı?

04 Eylül 2020 - 11:07 - Güncelleme: 04 Eylül 2020 - 13:19

Sevdiklerimiz için en iyisini yapmak isteriz onları korumak, hak ettikleri değeri onlara sunmak isteriz. Çünkü çok kıymetli ve eşsizdirler. Bir tanecik ve özel. Güvendeler mi diye sürekli kontrol eder iyi olmalarını sağlamaya çalışırız bunu sağlayamazsak da üzülür endişeleniriz.

İşte ben de uzun zamandır sevdiğim değer verdiğim biricik bulduğum, benim için yeri apayrı ve çok özel olan Hacı Bayram-Veli Hazretleri için endişe eder oldum. Hacı Bayram Cami ve türbe alanı ile yanında bulunan Roma Augustus Tapınağı beni çok ama çok endişelendiriyor.

Garip bir yerde terk edilmiş gibiler.

Sonradan yapılmış, tarihi eser süsü verilmiş, enteresan görünümlü bir yere dönüşmüş burası. Universal stüdyolarını andıran bu alanda benim değerlimin ne işi var ya da benim değerlimin yanında bir film setinin?

Tarihi sur kalıntılarına da ne olmuş? Yürüyen merdiven ile mi çıkıyorum şimdi ben yukarı? Ya çevremde gördüğüm bu evler eski Ankara evi mi gerçekten? Tam karşımda gördüğüm bu şey de ne? Tarihi bir alanın içinde hatta kat ve kat tarihin tam üzerinde bir havuz mu var?

Burası neresi şimdi? Ya zaman? Zaman çizgisinin hangi bölümündeyiz şimdi biz? Hangi yüzyıldayız?  21’inci yüzyıl desen değil 13’üncü yüzyıl desen hiç değil. Kaybolmuş, karakteristiğini yitirmiş, karmakarışık bir gerçekliğin içinde sıkışmış gibiyiz. Anlamlandıramıyorum!

Zihnim gerçeklik algısını yitirmeye ihtiyaç duyuyor. Var olanı kabullenmeye çalışmanın verdiği kaosun içindeyim, ancak kabul edemiyorum. Bir türbe bir camii ve bir tapınak bunu mu hak ediyor?

Bu dekoru hiç sevmedim, bir rüya olsa keşke! Türbenin önünde dua ederken gözlerimi kapatsam gönülden, içten bir dua etsem, gözyaşlarım boynumdan süzülse, içim soğusa ve duam kabul olsa. Açsam gözlerimi bir baksam ki o havuz yaydığı nem ile milattan öncesinden kalma Augustus Tapınağı’nın duvar yazılarını silmiyor olsa, oradan yok olsa, tarihi sur duvarı özgün hali ile saklanıyor olsa. Yedi katlı Ankara Evleri yıkılsa, otopark kapansa ve kat kat kazılıp altındaki medeniyetler ortaya çıksa. Yürüyen merdiven hiç olmamış olsa, benim değerlim camisinin yanında Augustus Tapınağı ile kol kola ve özgür etrafını sarmış bu stüdyodan kurtulsa ve tam ortada hak ettiği şekilde bir pırlanta gibi ışıldasa, ışığı tüm Ankara’yı, tüm ülkeyi ve kalplerimizi aydınlatsa…

Duam kabul olsa

Duam kabul olsa

Duam kabul olsa 

YORUMLAR

  • 2 Yorum
  • Zübeyde toplu
    3 hafta önce
    Çok içten çok güzel tebrikler
  • MEHMET TUNÇER
    3 hafta önce
    Değerli bir yazı ve aynı görüşleri paylaşıyorum. Hacı Bayram Camisi ve çevresinin tarihsel ve ulvi havası tamamen yok edilmiştir maalesef. Antik Dönem Augustus Mabedi ile bitişik olduğu düşünüldüğünde Hacı Bayram-ı Veli Camii çevresinde bu döneme ait, oldukça önemli kalıntılar bulunduğu düşünülmektedir. Ayrıca Cami ve çevresi uzun zamandır koruma altına alınmış sokak dokusu ile günümüze kadar ulaşabilmiş "Kentsel Sit A***ı"dır. Yakın zamanda yapı*** Cami ve altına eklenen ağır strüktürlerin inşa çalışmalarda arkeolojik kalıntılarla karşılaşılmış olması beklenirken herhangi bir ize rast***madığı belirtilmektedir. Ankaranın en önemli Arkeolojik A***ı o*** "Hacıbayram ve Augustos Mabedi"nin üzerinde bulunduğu Frig höyüğünün kazılarak yok edilmiş olması, kent kimliği ve belleğinin ortadan kaldırılmasıdır. Bütün açı*** davalara karşın uygulamaların sürdürülmesi ile tarih, kültür ve kente karşı suç işlenmiştir. Saygılarımla..

Son Yazılar