Ankara'yı Bilen, Ankara'nın Bildiği Adaylar Olmalı
Reklam
  • Reklam
Volkan Memduh Gültekin

Volkan Memduh Gültekin

Ankara'yı Bilen, Ankara'nın Bildiği Adaylar Olmalı

04 Ekim 2018 - 11:03 - Güncelleme: 04 Ekim 2018 - 18:05

Genel seçimler ve ekonomik krizin harmanladığı yoğun gündemin ardından, yerel seçim gündemi doğudan kendini göstermeye ve ışık saçmaya başladı. Ankara siyaseti genellikle ülke gündemi ağırlıklı ilerlese de, konu yerel seçimler olunca kulisler de hareketlenmeye başladı.

 

Şu konuyu bugünden rahatlıkla dile getirebiliriz: 2019 seçimleri o veya bu şekilde Ankara belediyelerinde yüzde 50'den fazla ismin değişmesiyle noktalanacak. Bu değişime partiler de ön ayak olabilir; halk da sebep verebilir.

 

Seçimi etkileyecek üç önemli etken ise şöyle sıralanabilir: Ekonomik durum, adaylar ve ittifak meselesi.

 

Ankara'da konuyu ekonomik durumdan izole ele alırsak; ittifak meselesinin nasıl sonuçlanacağı seçim için kıymetli bir yer tutuyor. MHP Lideri Devlet Bahçeli ittifaka yönelik olumlu görüşlerini açıklamış, İstanbul'da aday çıkarmayacaklarını da belirterek bu konuda bir jest yapmıştı. Ancak Ankara Büyükşehir için nasıl bir yol izleneceği, ikili görüşmelerin ardından daha da netleşecek. 

 

AK Parti'nin herhangi bir ittifak için bir ilçe ya da ilden aday göstermeme ihtimalinin olduğunu pek düşünmüyorum. Bunun sinyalini de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan verdi: "Biz birinci parti olarak aday göstermezsek bunu tabana anlatamayız. Tabanını kaybedersen bir daha yerine getiremezsin''.

 

Dolayısıyla ittifak meselesini de ''Cumhur İttifakı'' açısından şimdilik bir köşeye koymamız gerekiyor. Bir aday göstermeme durumu da Ankara için geçerli olur mu? Açıkçası bu konuda muhalefetin tutumunun da önemli olacağı bir gerçek.

 

AK Parti Büyükşehir ve ilçelerde yoğun bir çalışma sürdürüyor. Kamuoyuna yansıyanın dışında, ikinci bir çalışmanın da gizli bir ekip tarafından devam ettirildiği kulislerde konuşuluyor. Büyükşehir için ise sıkça dillendirilen isimlerden biri eski Bakan, şu anda AK Parti Genel Başkan Yardımcısı görevini sürdüren Mehmet Özhaseki. Kulislerde Süleyman Soylu ismi de geçiyor ancak Soylu daha çok İstanbul ile anılıyor.

 

Bir diğer ihtimal ise Mustafa Tuna'nın yeniden aday gösterilmesi. Tuna göreve başlarken herkes "geçici bir görev" diye düşünüyordu. Otoparkların 1 TL olması, 24 saat ulaşım, metro hatlarının birbirine bağlanması, ücretsiz tuvaletler, sokak müzisyenlerine imtiyazlar gibi sosyal ağırlıklı hamlelerle işe başladı Başkan Tuna. Bu kendisine her kesimden artı puan yazdı. Ancak son dönemde alt yapı ve yol alanında kısa sürede yapılan başarılı çalışmalar, halk nezdinde Tuna hakkındaki bakış açısını tamamen olumluya çevirdi. Mustaf Tuna, alışma sürecinin ardından "Ben buradayım" dedi. Böylece Tuna, "geçici bir görev" algısını, "aday gösterilir mi" algısına dönüştürdü. Kısa sürede büyük başarı olduğunu kabul etmek gerekiyor. Göreve geldiğinde iki büyük sorun vardı: Ankapark ve Kanal Ankara. Ankapark ihalesi uzun süren tekrarların ardından sonuçlandı. Sadece Mustafa Tuna'nın değil, Ankaralıların'da bir rahat bir nefes aldığını düşünüyorum. İhale tutarı ile ilgili tartışmalar bir yana dursun; zira parkın bir demir çöplüğüne dönüşmesi ihtimali korkutuyordu. Kanal Ankara ile ilgili de yakın sürede olumlu bir haber çıkarsa, Başkan Tuna'nın eli oldukça rahatlayacak. Duyumlarımıza göre Kanal Ankara'nın da projesi hazır. Kaynak noktasında bazı başvuruların sonuçları bekleniyor. Bu ihaleyi de başarılı bir şekilde sonuçlanırsa, kartların dağıtılmasında büyük etkisi olacağını düşünüyorum.

 

AK Parti'nin Ankara sınavı zorlu geçecek. Bunun sinyallerini referandum ve genel seçimler gösterdi. Bu noktada aday çok kritik bir öneme sahip. Bir yandan partinin flaş isimleri, bir yandan mevcut başkan, düşük ihtimal ilçe belediye başkanlarından birisi... Ancak unutulmaması gereken bir durum var; Ankara eski Ankara değil. Ülke gündemi kadar yerel gündemle de ilgilenen büyük bir kesim var. Bu kesmin büyük çoğunluğunu da gençler ve STK'lar oluşturuyor. Bu bakımdan Ankara'yı tanımayan, bilmeyen, bu kentte büyümemiş, suyunu içmemiş bir kişinin adaylığı ilk başta ses getirse de, seçim sürecinde bir balona dönüşebilir. Bu noktada iktidarın "Ankara" özelinde hareket etmesi daha doğru olacak.

 

MUHALEFET BİLDİĞİMİZ MUHALEFET

Yerel seçimlerin karşı mahallesinde ise durumlar Ankara'da da karışık.

 

Muhalefet açısından konuyu iki şekilde ele almak gerekiyor: Mansur Yavaş denklemin neresinde olacak? Resmi ya da "de facto" bir muhalefet ittifakı olacak mı?

 

Mansur Yavaş ismi sokakta CHP, İYİ Parti ve hatta AK Parti ile ilgili olarak anılsa da, şu anda ortada böyle bir durum söz konusu değil. Nasıl bir sonuç çıkacağını kısa bir süre içerisinde öğreneceğiz, ancak muhalefetin Mansur Yavaş'ı denklem dışında bırakmaması gerektiği önemli bir gerçek. İsmi bile "doğal ittifak" için yeterli. Ancak Mansur Yavaş'ın seçime girmesi için önce muhalefetin bir bütün halinde hareket etmesi gerekiyor. Maalesef partilerde "son dakikacı" anlayış devam ediyor, bu da seçim sonuçlarını doğrudan etkiliyor. 

 

Muhalefet, bir karar vermeli: "Biz bu seçimi almak istiyoruz" mu, yoksa "Onun kaşı kara, şu bizden değil, ittifak yaparsak karizmamız çizilir" gibi sığ tartışmalar mı?

 

Evladı Ayça Altınok'un İYİ Parti'nin GİK'inde görev aldığı Turgut Altınok'un ise adı hem Büyükşehir hem de Keçiören'den farklı partiler üzerinden dillendirilse de ne olacağı bilinmez. Altınok sağ siyasetin ortasında yer alan bir isim. Son kez bir seçime girmek istediği ve kazanamayacağı bir seçim atmosferi yaşamak istemediği gelen bilgiler arasında. İYİ Parti'de ise Koray Aydın'ın Ankara Büyükşehir Belediyesi için Turgut Altınok'u istediği fısıldanıyor.

 

İLÇELER İÇİN ÇETİN BİR SEÇİM

Ankara'da bu seçimde bazı ilçelerde de çetin mücadelelerin yaşanacağının sinyalleri geliyor. Altındağ, Pursaklar, Sincan, Çankaya gibi ilçelerde sonucun belli olduğunu söyleyebiliriz; ancak burada kazananın dışında kaybedenin ne kadar oy alacağı çok önemli; çünkü tablonun geneline etkisi büyük olacak.

 

Yenimahalle, Mamak, Etimesgut, Polatlı gibi ilçelerde seçim atmosferinin yoğun yaşanacağını şimdiden söyleyebiliriz. Yenimahalle'de Fethi Yaşar muhalefet için alternatifsiz, partisini sürükleyen isim. AK Parti'nin genel seçimlerde yüksek oy aldığı ilçede Başkanlığı bırakmadı. Etimesgut ile beraber Yenimahalle'de ittifak durumları seçimi doğrudan etkileyen sonuçlar çıkarabilir. Etimesgut'ta ise tam bir bilinmezlik var. Mevcut Başkan Enver Demirel'in partisi MHP, son genel seçimlerde ilçede 13.8 oy aldı. Demirel'in muhalefete karşı, önceki seçimlerde olduğu gibi birliği kendi çatısı altında sağlayıp sağlayamayacağını hep beraber takip edeceğiz. AK Parti'nin güçlü olduğu Keçiören'de ise adaylar belli olduktan sonra daha net bir tabloyu görebileceğiz. Keçiören'de muhalefetin seçimi almak için bir birliktelik gerçekleştirmesi kaçınılmaz bir gerçek. CHP tabanının güçlü olduğu bilinen Mamak'ta ise, AK Partili Başkan Mesut Akgül'ün başarılı performansı ortada. Mamak'ta partilerin aday profili, seçimi doğrudan etkileyecek.

 

"Dış ilçeler" çok konuşulmasa da, toplamı baz alındığında seçime hiç de küçümsenmeyecek bir etkide bulunuyor. Ancak bu bölgelerde partinin etkisi adayın etkisinden çok daha az. Bu bakımdan partilerin çok ciddi araştırmalar ile adaylarını açıklaması gerekiyor.  

 

Ankara'yı bilen, Ankara'nın bildiği adaylar; eğer vakit kaybetmeden ve doğru programlarla sahaya inerse, seçim için büyük bir avantaj yakalayacak.

 

Volkan Memduh GÜLTEKİN

volkangultekin@haberankara.com

 

 

 

 

YORUMLAR

  • 1 Yorum
  • Arif çufadar
    1 hafta önce
    Ankara ya Ankaralı başkan yakışır oda Turgut ALTINOK yakışır adam belediyeciliği Türkiye’ye tanıttı.

Son Yazılar