Yıldırım Ankara’da Valilere Seslendi: ’’Hata Yapın, Hainlik...

Yıldırım Ankara'da Valilere Seslendi: ''Hata Yapın, Hainlik Yapmayın''

Ankara'da valilere seslenen Başbakan Yıldırım, illerde düzenlenen törenlerle ilgili "Memurlarınızı peşinize takıp tören tören dolaşmayın" uyarısında bulundu.

09 Eylül 2016 - 10:46

Ankara'da valilere seslenen Başbakan Yıldırım, illerde düzenlenen törenlerle ilgili "Memurlarınızı peşinize takıp tören tören dolaşmayın" uyarısında bulundu.

Başbakan Binali Yıldırım valiler toplantısında açıklamalarda bulundu.

Başbakan Yıldırım'ın konuşmasından satır başları şöyle;

Sayın Bakanımız birçok şeyi söyledi. Sizler vatandaşa en yakın duyan, vatandaşın her türlü sorunuyla, derdiyle dertlenen birimler mahalli idarelerdir, yerel yönetimlerdir. Biz buradan, Ankara'dan gördüğümüz sizin gördüğünüzle aynı olmadığını biliyoruz. Herşeyden önce Ankara'yla Anadolu'nun olaylara bakışı arasındaki uyumsuzluğun ortadan kalkması lazım. Biz Ankara'da bazı şeyleri yazıyoruz, çiziyoruz, talimatları gönderiyoruz. Düşünüyoruz ki, herşey orada çiçek gibi gidiyor. Böyle olmadığını biliyoruz. Gittiğimizde şahit oluyoruz. Burada sadece sorumluyu Ankara'yı tutmak da haksızlık olur. Ankara'nın merkez teşkilatlarının sahada ne oluyor, ne bitiyor sürekli izlemesi lazım. İzlemekle kalmayacak gidecek bizatihi bakacak. Acaba orada yukarıda planlandığı gibi işler düzgün gidiyor mu, gitmiyor mu? Bize verilen raporlar sahada farklı şekilde mi uygulanıyor, bunu iyi görmemiz lazım. Bu da sürekli iletişimle olur. Ankara sizinle, siz Ankara'yla iletişim haliyle olacaksınız. Dinamik bir yönetişim şekli ancak sorunları zaman kaybetmeden çözüm üretmek için faydalı olabilir. 

 

HATA YAPIN, HAİNLİK YAPMAYIN

Mustafa Kemal Atatürk'ün şu sözü "Tatbik eden, icra eden, karar verenden daima kuvvetlidir". Bu doğru, masa başında olanlar hesap kitap yaparlar. Ama sahadaki uygulama hiçbir zaman planlanan projeyle aynı olmaz. Onun için memur uygulama yaparken çekingen davranır. Acaba talimatta böyle yazmışlar ama bunu uygulasam iş görülmüyor, uygulamasam niye uygulamadın diye sual soruluyor. Arkadaşlar memleketin, milletin işini yaparken, şekil, usül hatası hatası yapabilirsiniz, sonuna kadar yapabilirsiniz. Hiç endişe etmeyin. Ama kendinize, menfaate yönelik iş yaparken sonuna kadar korkun. Sahadaki hiçbir iş şekil ve usul hatası olmadan yapılmaz. Uygulamanın içinden gelen bir arkadaşınız olan söylüyorum. Eğer usülü biçimi her şeyi dört dörtlük yapmaya çalışırsanız işi yapamazsınız. Bir tercih yapmalısınız; iş mi yapacaksınız, yoksa mevzuatı mı kollayacaksınız. Mesele milletin, ülkenin geleceği menfaati ise hata yapın ama hainlik yapın. Hataya alan var ama hainliğe asla alan yok. 

İllerimizde törenler oluyor. Bir etkinliğe gidince sistem duruyor, devlet paydos ediyor. Siz etkinliğe gidin amirlerinize, daire müdürlerinize "gelmeyin" deyin. Devlet çalışsın. Millet bekliyor, tören ne zaman bitecek? Beyler ne zaman geri dönecek? Burada lütfen seçici olalın, gidin ama herkes peşinizden gelmesin, dükkan açık olsun. 15 Temmuz'da ciddi bir olay yaşadık. Bir hain darbe girişimiyle karşı karşıya kaldık. Hamdolsun milletimizin cesareti, sayın Cumhurbaşkanımızın dirayeti, dik duruşu ve hükümetimizin millet iradesine, demokrasiye olan sadakatiyle yüce meclisimizin aynı şekilde milli irade konusunda koyduğu kararlılıkla bu belayı defettik. Şimdi onun hasarlarının ölçümü ve tamiriyle meşgulüz. Bu yetmezmiş gibi yıllardır, milletimizin, ülkemizin başını ağrıtan bölücü terör belası yine işbaşında. Yoğun bir faaliyet içerisinde. İki önemli konumuz var FETÖ ve bölücü terör örgütü. 

 

ADELETLE HAREKET EDECEĞİZ

Türkiye'nin kaderi bunlarla yaşamak değildir. Gündemin bunlarla istila edilmesine asla müsaade etmeyin. İnsanımızın morale, geniş ufuklara, güzel hayallere ihtiyacı var o hayallerin gerçekleştirilmesine de hakkı var. İl, ilçe, köylerimizde terörün yegane tek bir gündem olarak devam etmesine lütfen izin vermeyin. Bunu yapmaya devam edersek bir anlamda terör örgütlerinin amacına bilerek yahut bilmeyerek hizmet etmiş oluruz. Milletin morale ihtiyacı var, güzel şeyler duymaya ihtiyacı var. Bunu milletimizden asla esirgemeyin arkadaşlar. FETÖ darbe girişimiyle birlikte malumunuz açığa alınan, memuriyetten çıkarılan çok sayıda kamu görevlisi var. İş aleminden var başka sektörlerden var. Kamu için ciddi sayılabilecek bir tasfiye yapılıyor. Burada zaman zaman titiz davranılmadığı, sapla samanın birbirine karıştığı, yaşla kurunun birarada yandığı şeklinde serzenişler, şikayetler geliyor. 


İntikam duygusuyla değil adaletle hareket edeceğiz. Bu mesaj kime, bu herkese. Karar veren herkese. Buna savcılar, hakimler, kamu görevlileri, valiler de dahildir. Biz yurdun her köşesinde, her dairede, her kurumda tek tek gidip bu işlerle ilgilenecek, yanlış var mı, yok mu kontrol edecek şansımız yok. Bizim sizlerin ferasetine, dirayetine, adaletine güvenmekten başka kaynağımız da yok. Toplumda vicdanları rahatsız edecek, bu da yapılır mı dedirtecek bir olay yaşanmaması için kılı kırk yaracaksınız. Bu konuda bir kez daha söylüyorum; ölçümüz belli. 17-25 Aralık sonrası dedik. Öncesi bizim için geçerli bir şey değil. 17-25 Aralık örgütün devletle bilek güreşi yapmaya karar verdiği gündür. O günden sonra bu örgütle irtibatlı iş yapanlar varsa, var olmaya devam ediyorsa bunların mazur görülmesi masum görülmesi asla düşünülemez. Yapacağınız çalışmalarda bu hususa özellikle ehemmiyet vermenizi rica ediyorum, bunu sizden istiyorum. 

 

MANEVİ KRİZ MERKEZİ OLUŞTURULACAK

Sayın Cumhurbaşkanımızın da talimatı bu yönde. Başbakanlık Müsteşarlığı başta olmak üzere bütün illerde, her yerde bir nevi kriz merkezi oluşturulacak. Bu konularda kendisine haksızlık yapıldığı kanaati olan, bu şekilde size dönüş yapan veya sizin tespitiniz varsa oluşturacağınız birim vasıtasıyla toplayın. Şüphesiz yanlış hesap Bağdat'tan döner. Yanlış yapıldıysa, adalete hukuka uymayan bir iş varsa. Bu operasyonlar tamamlandıktan sonra dönüp bakılacak, yapılmış yanlışlar varsa düzeltilecek. Örgüt saydam değil, ilişki ağları, çalışma biçimleri tespitte bize çok büyük zorluk çıkarıyor. Yanınızda yıllarca çalıştığınız insan derdest edip götürülebiliyor. Öyle bir yapıyla karşı karşıyayız. Bu konularda ne işi sulandıralım ne de bariz hatalara asla ve asla izin verelim. 


Olağanüstü hal meselesiyle Jandarma, Sahil Güvenlik İçişleri'ne bağlandı. Bu taşrada tam anlamıyla hissedilmedi. Buradan kastım, Jandarma, Emniyet sizin için ikisi de aynıdır. Sadece bölgesel görev yerleri bakımından farklılık vardır, diğer bakımdan herşeyiyle aynıdır. Oradaki sevk ve idarede lütfen bu hususu gözden uzak tutmayın. Emniyet'e ne kadar önem veriyorsanız jandarmaya da aynı şekilde önem verin. İkisinin sinerjileri birleştiğinde yönettiğimiz ildeki güvenlik, asayiş ve toplum huzuru çok daha rahat bir şekilde sağlanacaktır. Bu kurumlar arasında bir uyumsuzluk çıkarsa, birini diğerine göre daha çok tercih ettiğiniz algısı oluşmaya başlarsa o zaman bir zaafiyet vardır demektir. Yenidir, zamanla oturacaktır. Zamanı daha etkin kullanacaksınız, terörle mücadelede çok daha hızlı ve esnek olacaksınız.

 

Siz yönettiğiniz şehrin herşeyiyle, nefes alıp vermesinden sorumlusunuz. Şehre heyecan vereceksiniz. Şehir heyecanlanmazsa geleceğini inşa edemez. Mutlaka şehre heyecan verecek yaratıcı projeler üreteceksiniz. Yönettiğiniz şehirdeki hemşehrilerinizi işin içine katamazsanız ne kadar başarılı olursanız olun sonuç olmaz. Saha çok önemli. Biz burada bir sürü kanan çıkarıyoruz, talimatlar yazıyoruz. Bir bakıyorsunuz iki kademe sonra buharlaşmış. Sürekli sahada olacaksınız. Vatandaşın size gelmesini beklemeyerek siz gidin. Vatandaş gelip şu derdim var, bu derdim var, kapıda bekliyor. Vali bey gelecek görüşecek. Böyle yapıyorsunuz demiyorum, ama algı bu. İnsanı yücelt ki devlet yücelsin, sihirli cümledir. Osmanlı'yı 600 yıl cihan devleti yapan felsefenin arkasında bu vardır. 

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Ankara’nın 4 ilçesinde su kesintisi
Ankara’nın 4 ilçesinde su kesintisi
Başkent’te otomobil yan yattı: 3 yaralı
Başkent’te otomobil yan yattı: 3 yaralı