Ankara’da oldukça özel bir program yapıldı. "Zulme Baş Eğmeyenlerin Destanı: Bir Millet Dört Katliam" programı ile beraber Türk dünyasının ortak acıları anıldı. Büyük izler bırakan bu acı olaylarda hayatlarını kaybedenler rahmetle anılırken bugün her birinin bağımsızlık sembolü olduğuna vurgu yapıldı.
Türkiye Azerbaycan Dostluk İş birliği ve Dayanışma Vakfı (TADİV) tarafından düzenlenen törende duygusal anlar yaşandı. Programda; Bakü'de 1990'da yaşanan Kanlı Yanvar, Almatı'daki 1986 tarihli Jeltosan Olayları, Kıbrıs'ta 1963'te yaşanan Kanlı Noel ve 14 Temmuz 1959'daki Kerkük Katliamı anıldı.
"O gece akan kan, bir korkunun değil özgürlüğün habercisi oldu"
Kanlı Yanvar yalnızca Azerbaycan'ın değil bütün Türk Dünyası'nın ortak acısı olduğunu vurgulayan İstanbul AK Parti Milletvekili Şamil Ayrım, "20 Ocak 1990 gecesi Sovyet tankları Bakü'de yalnız bir şehre girmek için değil bir milletin iradesini ezmek için girdi. Ancak o gece çelik namlular insan onurunu yenemedi. Kadın, çocuk, yaşlı demeden can veren masumlar Azerbaycan'ın bağımsızlık yolunu kanlarıyla aydınlattılar. O gece akan kan, bir korkunun değil özgürlüğün habercisi oldu. Kanlı Yanvar yalnızca Azerbaycan'ın değil bütün Türk Dünyası'nın ortak acısı ve ortak onurudur. Çünkü bu acı başka coğrafyalarda da farklı isimlerle yaşandı. Bugün Bakü'de yanan meşale Almatı'da, Kerkük'te, Kıbrıs'ta aynı ışığı taşımaktadır. Bu meşale bağımsızlığın, kardeşliğin ve ortak geleceğin meşalesidir" diye konuştu.

"Kültürümüzü, dilimizi koruya koruya devlet kurduk"
Törende konuşan Azerbaycan Ankara Büyükelçisi Reşad Memmedov ise, "Mücadelemizle ve aydınlarımızın kurban verilmesiyle kendi kültürümüzü, dilimizi koruya koruya, mücadelemizle bir devlet kurduk. 1991 yılının 18 Ekim'inde biz bağımsızlığımızı ilan ettik ve yeni Azerbaycan'ı kurduk.
"Başkaları bizi katlederken, biz kendimize sahip çıkmalıyız"
Türk dünyasında birlik ve beraberliğin önemini belirten Irak Parlamentosu Kerkük Milletvekili Erşat Salihi, "Varlığımızı hiç eden, varlığımızı kaybettiren kendimiz olmamalıyız. Başkaları zaten bizi katlederken, biz kendimize sahip çıkmalıyız. 1974 senesinde Kıbrıs Barış Harekatı gerçekleştiği zaman onlarca Türkmen gençleri Türk Büyükelçiliği'ne giderek biz de savaşçı olarak gitmek istiyoruz demişti, böyle olmalıyız" şeklinde konuştu.
Türk dünyasının ortak acıları iler ilgili düşüncelerin ifade edildiği törende millet olma bilincine vurgu yapıldı. Bu ortak acıların bugün bağımsızlık meşalesi haline geldiğine vurgu yapılırken Türk dünyasının birlik ve beraberliğinin faydasına dikkat çekildi.