TÜİK Başkan Yardımcısı Furkan Metin, açıklamasında düşüş hızının bu şekilde devam etmesi halinde 40 yıl içerisinde ortanca yaşın 45'in üzerine çıkmayacağını belirtti. Türkiye'nin toplam doğurganlık hızının 2001'de 2,38 çocukken bu oranın 2024'te 1,48 çocuğa kadar gerilediği ifade edildi.
Yaşlı nüfus oranının artmasının sosyoekonomik sorunları da beraberinde getirebileceğini aktaran Metin, güvenlik sisteminin mevcut halde devam edemeyeceğinin de altını çizdi. Bunun yanı sıra sezeryan doğum oranlarında Türkiye'nin dünyada ilk sıralarda olduğuna da vurgu yapıldı.
"ORTANCA YAŞIMIZ 45'İN ÜZERİNE ÇIKABİLİR"
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Başkan Yardımcısı Furkan Metin, nüfus artış hızının azalmasına ilişkin, "Türkiye, 1990'lı yıllarda 20 yaşındaki genç gibiydi. Doğurganlıktaki düşüş, bu şekilde devam ederse yaklaşık 40 yıl içerisinde ortanca yaşımız 45'in üzerine çıkabilir. 45 yaşındaki Türkiye'nin enerjisiyle, 1990'lı yıllarda 20-25'li yaşlarda olan Türkiye'nin enerjisi bir olmayacak." ifadelerini kullandı.
Türkiye'nin nüfus artış hızının son yıllarda belirgin biçimde yavaşlaması, ülkenin demografik yapısında köklü ve kalıcı değişimlere yol açabileceği endişesini beraberinde getiriyor.

Doğurganlık hızındaki gerilemenin uzun vadede sadece nüfus artışını yavaşlatmakla kalmayacağını savunan uzmanlar, iş gücünün azalması, sosyal güvenlik sistemine yük binmesi, sağlık ve bakım harcamalarının artması gibi pek çok sorunla karşı karşıya kalınabileceğine dikkati çekiyor.
"TÜRKİYE, 1990'LI YILLARDA 20 YAŞINDAKİ GENÇ GİBİYDİ"
Yaşanan bu düşüşe paralel olarak ortalama yaşın hızla arttığına dikkati çeken Metin, "Türkiye, 1990'lı yıllarda 20 yaşındaki genç gibiydi. Doğurganlıktaki düşüş bu şekilde devam ederse yaklaşık 40 yıl içerisinde ortanca yaşımız 45'in üzerine çıkabilir. 45 yaşındaki Türkiye'nin enerjisiyle, 1990'lı yıllarda 20-25'li yaşlarda olan Türkiye'nin enerjisi bir olmayacak." ifadelerini kullandı.
Mevcut durumda çok ciddi nüfus krizinin yaşandığını kaydeden Metin, doğurganlık hızındaki düşüşlerin 10 yıl daha devam etmesi durumunda, geri dönüşü olmayan bir yola girileceğine dikkat çekti.
Yaşlı nüfus oranının artmasının sosyoekonomik sorunları da beraberinde getirebileceğini aktaran Metin, sosyal güvenlik sisteminin mevcut haliyle devam edemeyeceğini söyledi.
Metin, açıklamasının devamında tek çocuk sahibi olanların ya da evlenmeyenleri ileride yalnızlığı beklediğini de aktardı. Konut mimarisinin ve nüfus planlamasının de yeniden düzenlenmesi gerektiği ifade edildi.