TBMM'de yer alan meclis lokantasına stajyer öğrenci olarak giren kız çocuklarına yönelik cinsel taciz iddiaları kapsamında 5 kişi hakkında soruşturma başlatılmış, 4 kişi tutuklanmıştı. Bu kişiler için adli süreç başladı ve ilk duruşma gerçekleşti.
İLK DURUŞMA ANKARA 57. ASLİYE CEZA MAHKEMESİ'NDE GERÇEKLEŞTİ!
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM)'de stajyer öğrencilere cinsel taciz iddiasına ilişkin meclis lokantasında çalışan 4'ü tutuklu 5 sanığın yargılanmasına başlandı.
Ankara 57. Asliye Ceza Mahkemesinde görülen duruşmaya meclis lokantasında çalışan tutuklu sanıklar H.İ.G., D.U., İ.B., R.S. ile tutuksuz sanık R.Ç. katıldı. Dosyada gizlilik kararı olmamasına rağmen basın mensupları ve izleyiciler salona alınmadı. Kimlik tespitinin ardından mahkeme hakimi tutuklu sanık İ.B.'ye söz verdi.
"Çok özür dilerim, pişmanım"
İİ.B. uygulama üzerinden mağdureye mesaj attığını ancak çok pişman olduğunu ifade ederek, "Boşluğuma denk geldi. İlk defa böyle bir şey yaptım. Sadece S.'ye mesaj attım. Ne yazdığımı tam olarak hatırlamıyorum. Kesinlikle fiziksel temasta bulunmadım. Sadece onun telefonu vardı, o yüzden canım sıkıldı ve mesaj attım. Başka stajyerin numarası yoktu. S.'ye takıntılı olduğum gibi bir durum söz konusu değildir. Cinsel saikle yazmadım mesajları. Kendimi kötü hissediyordum. Çok özür dilerim, pişmanım. Kendisinden özür diliyorum" diye konuştu.
Hakimin, "Aşçıların kendi aralarında stajyerleri paylaştığı söyleniyor" sorusuna sanık, "Sistemde her bölüme stajyer atanıyor. Ustalar da görevlendirme anlamında ‘sen benim stajyerimsin' şeklinde konuşmalar yapıyor. Bunun dışında cinsel saik maksadıyla bir konuşma olmuyor" dedi.
"Stajyere para gönderirken eşim yanımdaydı"
Söz alan tutuksuz sanık R.Ç. de savunmasında stajyer mağdurenin kendisini arayarak para istediğini iddia etti. Stajyere para gönderdiğini ifade eden R.Ç., "Para gönderirken eşim yanımdaydı. Eşimle de tanışıklığı var. Buraya niye çıktım bilmiyorum. Eşim doğum yapınca bize çiçek göndermişliği bile var" ifadelerinde bulundu.
"Uyarmak amacıyla dokundum"
Ardından söz alan tutuklu sanık D.U., "Stajyer mağdure devamlı telefonuyla uğraşıyordu, iş yapmıyordu. İş yapmadığı için uyarmak amacıyla dokundum. Kolundan tutarak kendime doğru çektim. Sadece kolundan tuttum. İş yapmadığı için uyarmak istedim kesinlikle cinsel saik yoktur. Özel bölgelerine dokunmadım. İnsan kaynaklarına beni şikayet etmiş kolunu tuttuğum gün. Ben kendisine ‘su gibi içerim' demedim. Kendisine bizlere ismimizle hitap etmesini söyledim. Stajyer kızların cep telefonları bende kayıtlı değil kendileri ile görüşmedim" dedi.
"İftira atıyorlar"
Diğer tutuklu sanık R.S. de üzerine atılı suçlamaları kabul etmezken, "Stajyer mağdure ile hiçbir samimiyetim yok. Öğrenciler toplanmışlar aralarında veda için ben de gittim. 'Allah'a ısmarladık, hayırlı olsun' demişimdir. Tokalaşma sırasında, ‘bana yaz, ara' şeklinde bir şey demedim. Mağdurelerin hepsi aynı sınıftan stajyerler. Bir şey peşindeydiler ben de anlamadım. İftira atıyorlar. Stajyerin göğsüne ve omzuna dokunmadım. Ara tatil öncesi Meclis'e aile ile gelerek vedalaştık, hatta bana sarıldı, teşekkür etti. Ben ‘kızım, evladım' şeklinde baktım. Asla öyle bir gözle bakmadım, olamaz da böyle bir şey. Benim de iki kızım, yavrum var" diye konuştu.
Cumhuriyet savcısı söz alarak sanıkların tutukluluk hallerinin sürmesini ve tutuksuz sanığın da bu şekilde yargılanmasının sürmesini talep etti. Mahkeme tarafları dinledikten sonra bir sonraki duruşmayı 9 Şubat tarihine ertelerken, 4 sanığın tutukluluk halinin devam etmesine, tutuksuz yargılanan sanık hakkında ise adli kontrol şartının kaldırılmasına hükmetti.