Okullarda art arda yaşanan silahlı saldırıları değerlendiren Psikiyatri Uzmanı Dr. Cengiz Çelik, önemli açıklamalarda bulundu. Çelik yaptığı değerlendirmesinde bu olayların bireysel patolojelerin ötesinde elen alınması gerektiğini söyledi.
OKUL SALDIRILARI NEYİ İŞARET EDİYOR?
Psikiyatri Uzmanı Dr. Cengiz Çelik, son dönemde okullarda art arda yaşanan silahlı saldırıların yalnızca bireysel şiddet olayları olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, bu tür olayların daha derin bir toplumsal krize işaret ettiğini söyledi.
Bu tür olayların bireysel patolojilerin ötesinde ele alınması gerektiğini vurgulayan Psikiyatri Kliniği'nden Uzm. Dr. Çelik, "Okullarda yaşanan bu olaylar, toplumsal yapıda biriken sorunların dışavurumu olarak değerlendirilmelidir" dedi.
"Görünmezlik ile görünür olma arzusu çatışıyor"
Saldırıların arka planında çoğu zaman yoğun bir değersizlik hissi ve dışlanmışlık algısının bulunduğunu ifade eden Uzm. Dr. Çelik, "Fail profillerinde sıkça, ‘görünmez olma hissi ile görünür olma arzusu' arasında bir çatışma görülmektedir. Özellikle ergenlik ve genç yetişkinlik döneminde kimlik gelişiminin kırılgan yapısı, bu tür uç davranışlara zemin hazırlayabilir" diye konuştu.
"Sadece bireysel değil, toplumsal bir mesele"
Bu olayların yalnızca bireysel psikopatolojiyle açıklanamayacağını dile getiren Uzm. Dr. Çelik, sosyolojik faktörlerin de göz önünde bulundurulması gerektiğini belirtti. Uzm. Dr. Çelik, "Günümüzde artan yalnızlık, yoğun rekabet baskısı ve sosyal medya üzerinden sürekli karşılaştırılma hali gençler üzerinde ciddi bir yük oluşturuyor. Okullar ise giderek sadece akademik başarıya odaklanan yapılar haline gelirken, duygusal ve sosyal gelişim çoğu zaman geri planda kalıyor" dedi.
"Şiddetin normalleşmesi risk oluşturuyor"
Medya ve dijital platformlarda şiddetin estetize edilmesinin önemli bir risk faktörü olduğuna dikkat çeken Uzm. Dr. Çelik, "Kimlik arayışı içindeki gençler bu tür eylemleri bazen ‘iz bırakma' ya da ‘mesaj verme' aracı olarak algılayabiliyor" şeklinde konuştu.
"Aidiyet duygusu zayıflıyor"
Okulların güvenli ve kapsayıcı alanlar olması gerektiğini söyleyen Uzm. Dr. Çelik, "Akran zorbalığı, sosyal dışlanma ve zayıf öğretmen-öğrenci ilişkileri, gençlerin aidiyet duygusunu zedeliyor. Aidiyetin kaybolduğu ortamlarda ise öfke, yabancılaşma ve düşmanlık duyguları gelişebiliyor" değerlendirmesinde bulundu.
Olayların çözümü için çok yönlü bir yaklaşımın şart olduğunu belirten Çelik, okullarda da psikososyal destek mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Ailelerin ise çocukların duygusal ihtiyaçlarına daha fazla odaklanması gerektiği belirtildi.