Ankara Kulübü Derneği Başkanı Metin Özarslan’ın “Ankara Oscarı” olarak nitelendirdiği ödül Gençlerbirliği teknik direktörü Metin Diyadin’e verildi.
Ankara Kulübü Derneği Başkanı Metin Özarslan’ın elinden Ankara seymeni şeklindeki ödülü alan Metin Diyadin “Artık seymen oldum!” dedi.
Ankara Kulübü’nde gerçekleşen ödül etkinliğinde Ankara seymenleri sahneye çıkarak, Ankara oyun havaları ile katılımcıları şenlendirdiler.
Daha sonra Ankara Kulübü Derneği Başkanı Metin Özarslan bir konuşma yaptı. Metin Diyadin’i takımı ligde tuttuğu için teşekkür eden Özarslan, çocukluğunda büyüklerinin kendisini başka takımları tutmaları konusunda baskılamalarına rağmen, Gençlerbirliği’ni seçtiğini belirtti ve tüm taraftarların kulübe her şekilde destek vermesi gerektiğini belirtti.
Metin Diyadin ise, organizasyona katılanlara hitaben bir konuşma yaptı, Diyadin, “İlk defa buraya geldim. Hissettiğimde şu: Tam bir Ankara. 38 yıldır Ankara’dayım. Buradaki ortamda Ankara’yı hissettim. O yüzden teşekkür ediyorum. Başkent’in değerleri var. Ama bizim konumuz futbol olduğu için özellikle Gençlerbirliği ve Ankaragücü önemli. Ben 2 kulübümüzde de çalıştım. İkisi de çok köklü kulüpler. Bu 2 kulübü şuna benzetiyorum. Bir mahallenin 2 sokağında oturanlar gibiler.
Gençlerbirliği’ndeki bundan sonraki süreci çok sağlıklı değerlendirmemiz lazım. Ben Gençlerbirliği’ne çocuk yaşta geldim. Kayıtsız kalmam düşünülemezdi. Gençlerbirliği’nin bir kokusu var. Bu bir duygu. Tarifi zor. O yüzden benim Gençlerbirliği’nde hiçbir şeye kayıtsız kalma durumum yok.
Gençlerbirliği’nin bir aile yapısı vardır. Elittir. Kalabalıkların kulübü değildir. Biraz da masumdur. Benim için evdeki ailemden sonra, kapıdan çıktıktan sonra ailem Gençlerbirliği’dir. Bunları yaşadığım için bağlılık çok fazla. Hepimizin üzerinde bir şemsiye var, o da Gençlerbirliği” ifadelerini kullandı.