Sezon başından bu yana bu takıma destek veren, belki de tek gazeteciyim. Olaylarla ve duruma hep olumlu bakmaya çalıştım. Çünkü bu takımın kapasitesini biliyordum.
Ancak Erbaaspor maçının bir izahının olmadığını düşünüyorum.
Öncelikle Recep Hoca’ya sormak isterim: İkinci yarıdaki silik, berbat, futboldan başka her şeye benzeyen, kazanmak için hiçbir şey yapılmayan görüntüye neden müdahale etmediniz?
Yoksa sizin isteğiniz dışında gelişen bir durum mu var?
Bakın bazıları gibi çok bilmişlik yapmak istemem. Ama bildiğim bir gerçek vardı. Şanlıurfaspor, Muğla’da puan kaybedecekti.
Beyaz Grubu az çok takip eden bir futbolsever Şanlıurfaspor’un Muğla’da puan kaybedeceğini kestirebilirdi.
Durum böyleyken, avantaj kapıda beklerken takımın ikinci yarıdaki rezil görüntüsü neydi öyle?
Maçın ikinci yarısında Ankaragücü takımının bırak koşmayı, yürüyecek hali yoktu!
Erbaaspor’a galibiyet lazım olsa rahatlıkla maçı kazanırlardı.
Bu görüntüden maçı izleyen, bu takıma sevdalı binlerce insan rahatsız oldu. Maç içinde veya maçtan sonra bana ulaşan onlarca mesaj var.
Bu duruma Recep Hoca acaba neden müdahale edemedi bunu merak ediyorum.
Oysa geçmişte başarılan bir şey var.
Cuma günü maç oynayıp, Çarşamba günü de gidip deplasmanda Kepezspor karşısında, ikinci yarıdaki müthiş reaksiyonu gösteren takım bu takım değil miydi?
Bu takım Erbaa’da neden frene bastı, arabayı sağa çekti, el frenini çekti, stop etti, arabadan indi, arabayı kilitledi ve benden bu kadar dedi!
Bunu merak ediyorum.
Futbolculara gelince…Sizlere diyecek hiçbir şey bulamıyorum. Evet beklentinin üzerinde bir sezon geçirdiniz. Sezon sonunda her halükarda başarılı kabul edileceksiniz. Ama play – off şansını size rakipler altın tepsiyle sunmuşken bu fırsatı kaçırmamanız lazımdı.
Hepinize bakış açım belli. Bu forma için, bu sezon ter döken her oyuncu benim için çok değerlidir. Ama maalesef bu maçta sınıfta kaldınız.
Kaptan bu maça kafadan başlayıp insiyatif almalıydın.
Ertaç bu sezonu pas geçmemeliydin.
Miraç o golleri atmalıydın…
Görkem artık çizgi kalecisi formatından çıkmalıydın, 6 pasa inen o topu almalıydın.
Mervan şut denemek yerine pas obsyonlarını kullanmalıydın.
Arda Doğan sana altın tepsiyle sunulan fırsatı değerlendirmeliydin, yerinde saymamalıydın.
Ve diğerleri Erbaa’yı yenip, bu fırsatı tepmemek için kendinizi yırtmalıydınız.
Sezon başından bu yana size inanların başına öne eğdirmemeliydiniz.
Bu kulüp için kendi parçalayan, gecesi gündüzü olmayan başkan İlhami Alparslan’a olan vefa borcunu ödemeliydiniz.
Yazık ettiniz!
ERBAA’A YAKIŞTI MI YAKIŞMADI MI BİLMİYORUM!
Maç öncesi, maç içinde ve maç sonunda yaşananlar malum.
Erbaa için maçtan önce durum kritikti. İlçenin kenetlenmesini, bu maçı almak için omuz omuza vermelerini anlayabiliyorum. Bu normal. Kazanmak için sahada her türlü şey yapılabilir. Can derdindesiniz. Bunu biliyorduk.
Ama tribünde yapılanları kabul edemeyiz. Daha maç başlamadan atılan patlayıcı maddeler var. Maç başladıktan sonra patlayıcı madde atma işi kontrolden çıktı. Su petleri, çakmaklar havada uçuşuyordu. Maç sonu sahaya girerek sarı – lacivertli taraftarları tahrik ettiniz. 90 dakika boyunca küfür dinledik. Ankaragücü’ne ettiniz de, Türkiye Cumhuriyeti’nin başkenti Ankara’ya niye küfürler ettiniz?
Sizin derdiniz nedir?
Acaba dost olduğunuz takımlar mı sizi tetikledi?
Ayıptır!..
Karşı tarafı bu kadar tahrik ederseniz, illaki bir karşılık alırsınız.
Bu yapılanlar size yakıştı mı, yakışmadı mı anlamadım.
Ama sizin suçunuz yok! Suç bizi bu duruna düşürenlerde, bizi bu kuyuya atanlarda.
Son söz: Cumartesi yine armanın yanındayız.