Gençlerbirliği için sonun başlangıcı

​Rizespor maçının ardından yaşanan çalkantılı süreç, Gençlerbirliği için ne yazık ki hatalı bir hoca tercihi ve Süper Lig hedeflerinden uzaklaşan bir tabloyla sonuçlandı. Tecrübe eksikliği bariz olan bir teknik heyetle anlaşılması, takımı kalan haftalarda telafisi güç bir noktaya sürüklemiştir.

Eyüpspor gibi bir rakibe karşı hazırlık sürecinin spekülasyonlarla geçirilmesi, saha içi odaklanmayı tamamen yok etmiştir.

​ Oyun Kimliği Kayboluyor

​Metin Diyadin döneminde görmeye alıştığımız o baskılı ve dirençli futbolun yerini, Eyüpspor karşısında izleme keyfi düşük ve kopuk bir oyun almıştır. Takım ne yazık ki oyun kurmakta ve rakibi zorlamakta yetersiz kalmıştır. Sekou ve Oğulcan’ın eksikliği tempoyu düşürse de, asıl sorun saha kenarındaki tepkisizlik ve müdahale yetersizliğidir. Kaleci Velho’nun bireysel çabaları, takımın genel etkisizliğini örtmeye yetmemiştir.

​ Radikal Karar ve İstikrar

​Maçın uzatma dakikalarında gelen gol, Gençlerbirliği’ni küme düşme hattının en sıcak bölgesine itmiştir. Levent Şahin ile devam edilen her hafta, risk katsayısını artırmaktadır. Henüz vakit varken radikal bir kararla, takımı ve camiayı yakından tanıyan Metin Diyadin ile yeniden el sıkışılması en makul yoldur. Kayserispor maçı öncesi bu değişim yapılmazsa, önümüzdeki fikstür Ankara futbolu için büyük bir kayba dönüşebilir.

​ YÖNETİME ÇAĞRI

​Yöneticilerin prim tartışmalarını bir kenara bırakıp, ödemeleri düzenli yaparak oyuncu grubunu mental olarak ayağa kaldırması elzemdir. Bugün alınacak kararlar sadece bu sezonu değil, kulübün geleceğini belirleyecektir. Yönetim kurulunun birleşerek, Kayseri maçına yeni bir vizyon ve Metin Diyadin önderliğinde çıkması tek çıkış yoludur.