MAÇ BAŞLAR BAŞLAMAZ BOĞAN BİR BASKI!
Gençlerbirliği, artık bir gelenek haline getirdiği o "yıldırım başlangıcı"ndan yine ödün vermedi. Henüz 11. dakikada bulduğumuz golle rakibin direncini kırdık! İlk yarım saat boyunca sahada agresif ve hücum opsiyonlarıyla rakibi nefessiz bırakan bir takım vardı. Skor üstünlüğünü erken aldık, farkı açacak net pozisyonlar yakaladık ama futbolun şansızlığıyla devreye 1-0'lık avantajla girdik.
Zaman zaman skoru koruma içgüdüsüyle rakibi karşılamakta zorlansak da takım savunması etten duvar ördü! Sakatlıktan dönen Göktan henüz tam hazır olmasa da bu takımın en büyük kozu olduğunu hissettirdi; tam performansına ulaştığında ligin tozunu atacağını hepimiz biliyoruz. Ancak maçın kırılma anı 60. dakikada yaşandı: Sahada istediklerini yapamayan ve etkisiz bir görüntü çizen Niang'ın yerine Franco sahaya adım attığı an kalite farkını koydu! Koita ve Franco’nun ön alandaki vahşi baskısı, rakibi hata yapmaya zorladı.
Tartışmalı bir golle skora denge gelse de Gençlerbirliği galibiyeti ne kadar istediğini haykırdı! Yine baskıyla kazanılan nir top sonrası Franco’nun akıl dolu ara pasına hareketlenen günün kahramanı Metehan Mimaroğlu, attığı golle başkenti ayağa kaldırdı!
Ricardo Velho! 80. dakikada Rodriguez’in şutunda öyle bir kurtarış yaptı ki maçın kaderini, 3 puanın sahibini mühürledi!
KADIKÖY’E KREDİYLE, TRANSFERLE VE GÜVENLE!
Rakiplerin kayıplarıyla rahat bir nefes aldık; şimdi sırada Fenerbahçe deplasmanı var! İki mağlubiyetle Kadıköy’e gitme riskini yırtıp atan takımımız, bu özgüvenle Fenerbahçe karşısına çıkacak. Yönetim ise boş durmuyor; bir sağ açık transferi gündemde. Devre arası Trabzonspor’dan gelen Cihan Çanak çok yönlülüğüyle savunmaya ve hücuma dinamizm katıyor!
Bu takım bu hırsla, bu inançla her engeli aşar!
GENÇLERBİRLİĞİ VAR OL DAİMA!