Avantaj diyorum, çünkü şu an en azından küme de kalıp kalmaması kendi elinde. Son maçı kazandıkları takdirde Süper Ligden devam edecekler.
Başkent ekibi Trabzon’da kaybetse bile, Antalyaspor’un olası bir puan kaybıyla kümede kalmayı başaracak. Bu da bir avantaj. Başka pozitif ihtimallerde var. Ama onlara gerek kalmadan inşallah bu iş Trabzon’da bitecek.
Ancak ben Antalyaspor’un Kocaelispor’a karşı puan kaybı yaşayacağına çok ihtimal vermiyorum. Sonuçta burası Türkiye ve son hafta bu tip galibiyet ihtiyacı olan takımlar amacına ulaşıyor.
Neden bu hallere gelindi. Veya durum bu hale gelmeli miydi?
Bunlar önemli sorunlar. Ama bugün bir anlamı olmayan sorunlar.
Başkent ekibi, Pazar günü Trabzonspor maçına odaklanıp işi bitirmesi gerekli.
Gençlerbirliği’ndeki süreçle ilgili kırmızı - siyahlı renklere gönül vermiş arkadaşlardan Erdal Alkan ile WhatsApp üzerinden 23 Şubat’ta sohbet ederken şunu yazmıştım, “Metin hocayla konuşulsa orta yol bulunur. Akiller devreye girmeli ve takıma dönmesi sağlanmalı. Bak bugün yapılan rezalet olarak algılanır. Ama sezon sonunda başkan doğruyu gördü, yanlıştan döndü diye konuşur herkes. Bazen böyle radikal kararlar almak lazım”
Evet ligin sonuna geldiğimiz bu süreçte 23 Şubat’ta bu ifadeleri kullanmıştım. Ve gelinen noktada akiller devreye girdi ve Metin Hoca yeniden takımın başına döndü.
Volkan Demirel kalsaydı, bugün Gençlerbirliği küme düştü demiştik bile. Çünkü Volkan Demirel’li bir Gençlerbirliği’nin Kasımpaşa maçını 0-2’den asla döndüremezdi.
Gelinen noktada iş Trabzonspor maçına kaldı.
KASIMPAŞA MAÇA DERS NİTELİĞİNDE!
Gençlerbirliği için hayati önemi olan bir maçtı Kasımpaşa maçı. Başkent ekibinin en önemli avantajı Kasımpaşa’nın başında futbolculuğu klas olan, ama teknik direktörlük kariyeri başarısızlıklarla dolu Emre Belözoğlu’nun olmasıydı.
İnanın ki, durum 0-2’ye geldiğinde hep şunu düşündüm. Karşı tarafta bu Emre Belözoğlu olduğu sürece, bu maç bir şekilde döner dedim.
Zaten 0-2’den sonra kırmızı – siyahlılar çok iyi bir reaksiyon verdiler. Son 10 dakika hariç, maçın tamamına hükmettiler. Gol pozisyonu üretip, goller attılar.
Daha da önemlisi pes etmediler. Hiçbir oyuncu maç gitti havasına bürünmedi. Goutas başta olmak üzere hiçbir futbolcu savaştan kaçmadı.
Tabii ki bunda kenardaki teknik direktör Metin Diyadin’e olan güven önemliydi. Diyadin’in oradaki varlığı ve çırpınışları oyuncuları da ateşledi. Maç bittiğinde Metin Hoca çok karmaşık duygular içindeydi, bu hareketleri de belli ediyordu. Tribünler kendisini davet edince “Daha işimiz bitmedi. Trabzonspor maçından sonra giderim” demiş. Basın toplantısından önce “Hocam ağladınız mı?” diye sordum. “Bir şeyler oldu!” dedi.
Maçla ilgili önemli olan başka bir olayda taraftarın maçın içinde olmasıydı. Gençlerbirliği taraftarı tribünde sadece tezahürat yapılmadan, şarkılar, marşlar söylenmeden de takıma etki edebileceğini Kasımpaşa maçında gösterdi. Taraftar pozisyonların içindeydı. Hakeme ve rakibe baskı kuruldu. Gençlerbirliği’nin kazandığı penaltı da şuna inanın taraftarın baskısının da VAR’a gidilmesinde önemli etkisi vardı. Pozisyonda neredeyse atılan goldeki kadar ses çıkmıştır. Tabii hakemler Karagümrük maçında çizgiyi geçen pozisyonda golün verilmemesinden de etkilenmiş olabilirler.
Ve sonuçta kazanılan maçın ardından zaferi yönetim, teknik heyet, futbolcular ve taraftarlar hep birlikte kutladılar.
Gençlerbirliği’nde olan oldu. Camia içinde yönetime tepkisi olanlar var. Bu doğal. Hatalarda yapılmış olabilir. Ancak Arda Çakmak’ın kulübü ekonomik olarak ne kadar rahatlattığını da söylememek olmaz. Bu nedenle sadece saha sonuçlarına bakmamak ve mali yapıya da bakmak lazım. Bugün bu söylediğim dikkate alınmayabilir, ama şu da var bugün kadar, kulübün yarınları da önemlidir.
Gençlerbirliği, Arda Çakmak ile mali yapısını hızla düzeltti. Bu nedenle kulübe olmayacak talipler çıkacaktır. Arda Çakmak ve Gençlerbirliği yönetiminin mali yapıdaki başarısı ileride çok takdir görecektir.
Tabii bu sezon sonu konuşulacak bir konu.
Artık tüm konsantrasyonun Pazar günü oynanacak olan Trabzonspor maçına yönelik olması lazım.
Evet bugün Trabzonspor ile bir kupa maçı oynanacak. Bu da çok önemli. Ama ilk hedefin lig olması gerekir diye düşünüyorum. Trabzonspor’un bugün kazanıp, kupada finale çıkması Pazar günkü maçta yedek kadroyla sahaya çıkmasını bile sağlayabilir.
Ancak şunu da kesin olarak bir tarafa yazmak lazım; bu kadar göz önünde olacak bir maçta sahaya kim çıkarsa çıksın, kazanmak için çıkacaktır. Fatih Tekke ile Trabzonspor hangi kadroyla başlarsa başlasın sahaya mutlaka Gençlerbirliği’ni yenmek için çıkacaktır.
Bu asla unutulmamalı…