Bazı maçlar vardır kazanamadığınız için fazla üzülmezsiniz.
Çünkü kaybetmemişsinizdir.
Ankaragücü’nün Adana 01 FK maçı da bu kriterde bir maçtı. Rakip Ankara’da izlediğimiz Muğlaspor takımından sonra en derli toplu, ne yaptığını bilen, basit hata yapmayan, savunmada kompakt oynayan, fizik olarak oldukça diri bir takımdı.
Ankaragücü’nün gerçek gücünü test edebileceği bir maç oldu.
Sonuçta 0-0’lık bir sonuç var ortada ve alınan 1 puan.
Play-off iddiası olan Sincan Belediyesi Ankaraspor, İskenderunpor ve Kastamonuspor’un da puan kaybettiğini düşünürsek az hasarla geçirilen bir hafta oldu diyebiliriz.
Hafta içi Recep Karatepe, basın mensuplarıyla bir toplantısı yaptı. Sakatların son durumu ile ilgili “Düzeliyorlar, ama hazır değiller” anlamında açıklamalar yapmıştı. Nitekim hazır olmadıkları için Yusuf Emre Gültekin, Mahmut Tekdemir ve Diogo kadroya girmelerine rağmen ilk 11’de sahaya çıkmadılar. Halil İbrahim Pehlivan ise kadroda bile yoktu. Zaten Özgür Aktaş ve Mesut Emre Kesik’in de sakatlıkları devam ediyordu.
Bazen, bazı olumsuzluklardan olumlu bir şeyler de ortaya çıkabiliyor. İşte Fatih Arhan. Orta sahada Mahmut, Mesut, Yusuf Emre ideal üçlüsü bozulunca Fatih Arhan’a şans doğru. O da bu şansı müthiş kullandı. Müthiş dinamik bir maç çıkardı. Tüm açıkları kapattı. Hem top kullandı, hem de savunmasını gösterdi. Yumuşak oynadığı şeklinde eleştirilerim vardı. Savunmasını da serleştirdi. Maçın adamı oldu.
Osman Çelik başka bir başarılı isimdi. Savunmada görevini yaptı. Son bölümde hücumda da takım katlı verdi. Hem abilik yaptı, hem kaptanlık.
Ve elbette kritik bir kaç pozisyonda kurtarışlarıyla takımı tutan Görkem Cihan. Çok iyi bir kaleci geliyor Türk futboluna. Görkem Cihan her geçen gün daha iyi bir çizgiye geliyor. Aldığım bilgiye göre 1 Süper Lig, 1’de 1.Lig takımının yakın takibindeymiş.
Maçı izlemeye gelen Samet Aybaba’nın, ki kendisi Genç Millî Takımlar Teknik Koordinatörlüğü görevinde, mutlaka Görkem, Fatih, Miraç, Muhammed Hüseyin Sevgili, Arda, Batuhan ve diğerleri dikkatinden kaçmamıştır.
Maçın ilk yarısında mutlak bir Ankaragücü üstünlüğü vardı. Bu yarıda sarı – lacivertlilerin gol bulamamaları büyük talihsizlik oldu. Pozisyonlara da girildi, tempolu bir devre de geçirildi. Rakip kendi alanında baskıya maruz bırakıldı. Top çıkaramayacak durumlara sokuldu. Ama tek eksik goldü. Bu yarıda takımda sırıtan futbolcu yoktu.
Ancak ikinci yarı tamamen tersi bir Ankaragücü izledik. Bu yarıda hücumda reaksiyon gösteremeyen bir takım izledik ve golsüz biten bir maç sonu oldu.
Maç için, bu havada Eryaman Stadı’nda gelen taraftarlara ayrı ayrı teşekkür etmek lazım. Taraftarlar bu soğuk havada 4-5 saatlerini dışarıda geçirmeyi göze alarak Eryaman Stadı’na geldiler. Bu soğukta kimse destek filan beklemesin. Taraftarın gelmesi yeterliydi. Gelen geldi ve elinden geldiğince de destek verildi. Cefakarca takımın yanında olmak en önemlisiydi.
Cuma gecesi Tandoğan’daydık. Taraftarların buluşması vardı. Eski efsaneler uzun zaman sonra hep birlikteydiler. Salı günü yapılacak kongre için adaylığını açıklayan İlhami Alarslan’da kısa bir süre toplantıya katıldı ve bir konuşma yaptı. Başkanın konuşması genel anlamda tatmin ediciydi. Takıma yapılan ödemeleri anlattı ve destek olunmasını istedi.
Bu konuya daha detaylı değineceğiz.
Salı günü seçimli olağanüstü genel kurul var.
Sonucu belli diye gelmemezlik yapmayın. Gelin kongrede bulunun. Kongre şimdiden Ankaragücü’ne hayırlı olsun.
Son olarak Mervan Yusuf Yiğit için bir şeyler yazayım. O kadar formda bir dönemde ceza aldı ki! Maalesef cezadan sonra henüz kendine gelemedi.