Gençlerbirliği için çok zor bir sezondu

Gençlerbirliği krizler ve kaoslarla dolu bir sezonu, bazı yaralar alsa da küme de kalarak tamamlamayı başardı.

Başkent ekibinde bir ara camianın tamamı artık Süper Lige veda edileceğini inanmıştı.

Karagümrük maçından sonra “takım düştü” deniyordu.

Kasımpaşa maçının 13.dakikasında “Her şey bitti!” diye düşünülüyordu.

Ama vazgeçmediler ve Süper Lige tutunmayı başardılar.

Tabii takımın neden son maça işi bıraktığı malum.

Sürekli kongre yapılması, başkan değişimleri, yanlış teknik direktör tercihleri ve transferde yapılan yanlış hamleler Başkent ekibini ligin son haftasında tehlike bölgesinin içine attı.

Ama son hafta ele öyle bir şans geldi ki, bu şansı Gençlerbirliği çok iyi kullanarak istediğini aldı.

Bazen böyle çok zor durumlarda ortaya bir karakter koymak gerekir.

Gençlerbirliği futbolcuları o karakteri Trabzonspor maçında koydular.

Ancak bunu kenardaki elbette Metin Diyadin’in varlığıyla yaptılar. Liderlik böyle bir şeydir. Çevrene güven verirsin, enerjin takıma yansır. Metin Diyadin o enerjisini takımına ve camiasına çok güzel yansıttı. Tabii son hafta rakibin Trabzonspor olması, Trabzonspor’un kupa maçına odaklanması ve Fatih Tekke’nin düşük modu da Gençlerbirliği’ne çok büyük şans oldu.

Tekke’nin tam aksine Metin Diyadin enerjik, heyecanlı ve pozitifti.

TARİHİ ZAFER!

Maçtan önce özellikle Trabzonspor takımının yedek kulübesi dikkatimi çekti. Maçın Gençlerbirliği lehine gitmesi halinde, hamle gücünün zayıf olacağı bir Trabzonspor gördüm. Bu büyük avantajdı.

Metin Diyadin ise sahaya en olması gereken kadroyla çıktı.

Maçın ilk bölümünde cılız ev sahibi atakları vardı. Bunlar rahatlıkla savuşturuldu. Maç ilerledikçe, oyun Gençlerbirliği’ne dönmeye başladı. Artık sadece biraz gaza basıp, bir golü bulup, zamanı eritmeye sıra gelmişti.

İşte 40’dan sonra bu dediğim oldu. Ve sadece 5 dakika Gençlerbirliği’ne yetti. Metehan’ın asisti ve Traore’nin golüyle istenen elde edilmişti.

İkinci yarı da Fatih Tekke tamamen gençleri oyuna sürünce işler daha da kolaylaştı. Tüm kontrol Gençlerbirliği’ndeydi ve zaman yavaş yavaş eriyordu. Başkent ekibi yavaş yavaş hedefe yaklaşıyordu.

Tongya’nın golüyle iş bitti. Metehan’ın golü işin kaymağı oldu.

Ve zorluklarla dolu sezon, uzun yıllar unutulmayacak bir Trabzonspor galibiyeti ile mutlu sonla bitti.
Maç sonu ilk kez Arda Çakmak soyunma odasından resim verdi.

Herkes mutluydu.

Dersler çıkarılacak tarihi bir sezon geride bırakılmıştı.