Penaltı skandalı yaşandı, ancak Ankaragücü takımı 8 günde üçüncü maçı kaldıramadı!

Ankaragücü, Muğlaspor’a 2-0 mağlup oldu. 47 puanda kalan Başkent ekibi, bu yenilgiye rağmen play – off umudunu sürdürüyor.

Maçla ilgili konuşulması gereken 2-3 detay var. Muğlaspor teknik direktörü Besim Durmuş çok takdir ettiğim bir teknik adam. Bahaddln Güneş ile birlikte bu liglerin yıllardır uzmanı ve en değerli 2 hocası diyebilirim. Maçtan sonra Alt Ligler’e açıklama yapmış. Hocamızın yaptığı açıklamalara bakıyorum, sanırsınız Muğlaspor takımı uçmuş kaçmış.

Oysa yok öyle bir şey!

Maçın başından penaltı dakikasına kadar maç ortada. Hatta Ankaragücü çok rahat oynuyor, pozisyonları var. Muğlaspor’un bırakın pozisyonu atağı bile neredeyse yok. Recep Karatepe, Muğlaspor’un uyutan oyununu çözmüş, taktik olarak aynen karşılık veriyor.

Ama abuk bir penaltı, maçı bir yerden alıp, diğerine götürüyor.

Tıpkı Ankaragücü’nün İskenderun’da yaşadığı gibi.

Maç adeta 0-0’a kilitlenmiş. Muğlaspor’un gol atacak hali yok!

Ama imdada hakem yetişiyor.

Kötü bir hakemlik performansı. Bir hakem maçın önüne geçmemeli. Ama bu adam dünden beri sosyal medyada rezil rüsva oldu. Türkiye’de gündeme geldi. Ağır tepkiler aldı.

Verdiği penaltı rezalet, skandal!

Bilemiyorum arka planda ne var. Ama ön planda büyük bir facia var.

Ben içimden, bu hakem hakkında kendi kendime gerekenleri söylüyorum.

Ama MHK’ya bir çift sözüm var. Bu sezon Ankaragücü alehine verilen saçma sapan penaltılar ortada. Bu rezalet daha nereye kadar devam edecek?

Bu vicdansızlıkla nereye kadar yaşayacaksınız?

Üstelik Ankaragücü play – off için Adana 01 ile çekişirken, Adana’dan neden hakem atıyorsunuz?

Adanaspor ve Adana Demirspor’un çöktüğü bir dönemde, bütün Adana kamuoyu Adana 01 takımının üst lige çıkmasına kilitlenmişken, siz neden bu şehirden, böyle bir maça hakem gönderiyorsunuz?

Bir sözüm de Enes Tepecik’e buna benzer bir pozisyonda Altınordu deplasmanında yaşandı.

Altınordu golü öncesi Enes Tepecik, bir anda kasığını tuttu pozisyonu bıraktı, gol geldi. Bu maçta da top Enes Tepecik’e gelirken, Enes yine kasığını tutar gibi yaptı maç durdu, dışarı çıktı gol geldi. Takımın bir anda konsantrasyonu bozuldu. Bunlar gözümüzden kaçmayan detaylar.

Tabii hakem rezaletini bir tarafa bırakırsak, bu maça özel realite şuydu: Ankaragücü takımı 8 günde, 3 maçı kaldıramadı. Fizik yetmedi, kondisyon yetmedi, güç yetmedi. Cumartesi, çarşamba ve pazar maçları takıma ağır geldi. Muğla da özellikle ikinci yarıda reaksiyon veremeyen bir takım izledik.

Son sözüm de giyilen formaya olsun. 5 yenen Elazığ’da giyilmişti. Eleştirmiştim. Bir daha Şanlıurfa deplasmanına kadar giyilmemişti. Son dakikada galibiyet kaçtı. Bu hafta da giyildi. Tamam forma oynamıyor, içindekiler oynuyor. Bunu elbette ben de biliyorum. Ama bu renkler, bu forma Ankaragücü’nü çağrıştırmıyor.

Son olarak kaldı 7 maç. Ankaragücü’nün fikstür avantajı var. 7 maçı da kazanma şansı var.

Bu fikstür avantajı play – off yaptırır. Ama önce inanmak lazım ve taraftarın desteği lazım. Kastamonu maçı gibi 1400 taraftar önünde oynayan bir Ankaragücü play – off göremez. Önce takım inanacak, sonra taraftar inanacak. Futbolda her şey var.