Türkiye ve Almanya'nın su ve tarım gündemindeki temsilcileri buluştu. Konferansa Tarım ve Orman Bakanlığı Su Yönetimi Genel Müdürü Arife Sever de katılım sağladı.
Sever, açıklamasında iklim değişikliğinin su kaynaklarına olan etkisini incelediklerini dile getirdi. Etkinlikte gıda güvenliği için su, dikey tarım ve suya dayanıklı üretim ve kuraklaşan iklim gıda hakkı konularının ele alındığı aktarıldı.
TOBB Sosyal Tesisleri'nde düzenlenen konferansta, Türkiye ve Almanya'nın su ve tarım gündemindeki kamu, özel sektör, akademi ve sivil toplum temsilcileri bir araya geldi.

Etkinlikte gıda güvenliği için su, dikey tarım, suya dayanıklı üretim ve kuraklaşan iklimde gıda hakkı konuları ele alındı.
"UZMANLARA GÖRE 2030 YILINA KADAR 17 MİLYON KİŞİ SU KITLIĞI NEDENİYLE YER DEĞİŞTİRMEK ZORUNDA KALACAK"
Almanya'nın Ankara Büyükelçisi Sibylle Katharina Sorg burada yaptığı konuşmada, 2 milyar insanın su tedariğine erişemeden yaşadığına dikkati çekerek, "Uzmanlara göre 2030 yılına kadar 17 milyon kişi su kıtlığı nedeniyle yer değiştirmek zorunda kalacak." dedi.
Konuya ikili düzeyde ve Birleşmiş Milletler çerçevesinde eğilmenin önemine işaret eden Sorg, Antalya'da kasım ayında yapılacak COP31'e doğru ilerlenirken Türkiye-Almanya diyaloğunun ivme kazanacağına inandığını söyledi.
Sorg, dünyada atık suların yüzde 97'sinin henüz geri dönüştürülmediğinin altını çizerek, bu tablonun değişmesi gerektiğini ifade etti.

"MİKTARDA AZALIŞ, ÜRETİMDE ARTIŞ VAR, BUNU DENGELEMEMİZ LAZIM"
Tarım ve Orman Bakanlığı Su Yönetimi Genel Müdürü Afire Sever de toprağın ve suyun birlikte verimli kullanılmasının, herkesin hakkı olan sağlıklı gıdaya erişimin teminatı olduğunu söyledi.
İklim değişikliğinin su kaynaklarına etkisini incelediklerini belirten Sever, şöyle devam etti:
"Son beş yıldır aslında 2030'da yaşayacağımız olayları yaşıyoruz, 2030'da bunun şiddetinin daha da artacağı bilim insanları tarafından da açıklanıyor. Bizim yaptığımız analizlere göre 2030 ile beraber yağışlarımızda maalesef yüzde 18,7 bir azalış, sıcak günlerde 15 gün ve üzeri artış öngörülüyor. Mevcut su potansiyelimizde yüzde 10 azalış, sanayide, su kullanımında, nüfusta ve yeni açılacak tarım alanlarında artış var. Yani miktarda azalış, üretimde artış var, dolayısıyla bunu dengelememiz lazım."