Açıklama Kadın Hastalıkları ve Doğum uzmanı Prof. Dr. Nafiye Yılmaz, tarafından geldi. Yılmaz, yaptığı açıklamasında ağrının geçmemesi halinde mutlaka muayene olunması gerektiğini belirtti.
Kişiyi yatağa düşüren ve günlük yaşamı aksatan ağrıların önemsenmesi gerektiği ifade edildi. Uzman isim erken tanının çevre dokuları koruduğuna dikkat çekti.
Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü'nden Prof. Dr. Nafiye Yılmaz, Endometriozis Farkındalık Ayı kapsamında yaptığı açıklamada, endometriozisin yalnızca adet sancısıyla sınırlı bir tablo olmadığını; ağrı, inflamasyon, yapışıklıklar ve doğurganlıkla ilgili sorunlara kadar uzanabilen çok yönlü bir hastalık olduğunu vurguladı.
YAPIŞIKLIK VE YOĞUN AĞRI ORTAYA ÇIKABİLİYOR
Yılmaz, endometriozisi, rahim iç dokusunun olması gereken yerin dışında; rahmin dış yüzeyinde, tüplerde, yumurtalıklarda, karın zarında, bağırsak veya mesane gibi organların üzerinde yerleşmesiyle ortaya çıkan kronik bir hastalık olarak tanımladı. Bu dokuların her adet döngüsünde hormonal olarak etkilenmeye devam ettiğini belirten Yılmaz, karın içinde gerçekleşen bu sürecin inflamasyona, yapışıklıklara ve yoğun ağrıya yol açtığını ifade etti.

"HER ADET AĞRISI NORMAL DEĞİLDİR"
Endometriozisin en sık gözden kaçan yönlerinden birinin, ağrının normal adet sancısı sanılması olduğunu belirten Prof. Dr. Yılmaz, özellikle genç yaşlarda başlayan ve yıllar içinde artan şiddetli adet ağrılarının önemsenmesi gerektiğini söyledi. Yılmaz, "Her adet ağrısı normal değildir. Kişiyi yatağa düşüren, günlük yaşamını aksatan, iş gücü kaybına yol açan, ağrı kesicilere rağmen geçmeyen ağrılar varsa bunun altında endometriozis olabilir" diye konuştu.
ERKEN TANI ÇEVRE DOKULARI KORUR
Hastalığın ilerleyici bir karakter taşıdığına dikkat çeken Yılmaz, erken tanının çevre dokuların korunması açısından büyük önem taşıdığını vurguladı. Endometriozisin tanısında 3 ile 10 yıl arasında gecikmeler yaşanabildiğini ifade eden Yılmaz, bunun en önemli nedenlerinden birinin hastalığın farklı formlarda ortaya çıkabilmesi olduğunu belirtti. Noktasal odaklar, yumurtalıkta oluşan ve halk arasında ‘çikolata kisti' olarak bilinen kistler ya da daha derin yerleşimli nodüller nedeniyle bazı hastalarda tanının daha erken, bazılarında ise daha geç konabildiğini söyledi.
Kadınların doğurganlığının da etkilendiği ifade edildi. İlişki sırasında ağrı, yoğun adet kanaması bele ya da bacağa vuran ağrıların mutlaka kontrol edilmesi gerektiği belirtildi.